I- İSİM TAMLAMASI
A-İki isim unsurunun meydana getirdiği kelime grubudur. Bir ismin manasının iyelik sistemi içinde başka bir isimle tamamlanması esasına dayanır. Grubu meydana getiren iki isim unsurundan biri tamlayan, diğeri tamlanan unsurdur. Tamlayan unsur bazen ilgi eki alırken bazen de bu eki almaz. Tamlanan unsur ise sürekli iyelik eki alır.
İsim unsuru ( + ilgi eki ) + isim unsuru + iyelik eki = İsim tamlaması
-Az kalsın unutuyordum, dedim, sütninenin torunu köşkte mi? (s.53)
Ben taburun en arkasında yürüyordum. (s.41)
Neriman’ın çok sevdiğini söyledikleri kocası bir sene evvel ölmüştü. (s.34)
Ay ışığında sinirli bir hareketle bana doğru bakıyordu.(s.45)
Buzlu camın arkasında kocaman bir baş gölgesi. (s.52)
Üstelik teyzem de köşkte düğün hazırlıklarına başlamış. (s.97)
Kuzenim neredeyse kadının ağzına girecek. (s.35)
Madrit’teki amcamın bir tasavvuru. (s.94)
Arabacının yanına bineyim dedim. (s.85)
Kimse bana nişanlı muamelesi etmesin şimdi. (s.84)
Akraba çocukları arasında galiba en ziyade onu severim. (s.57)
B-Türkçe’de belirtili ve belirtisiz isim tamlaması olmak üzere iki çeşit isim tamlaması vardır.
1-Birinci unsuru ilgi eki alan isim tamlaması “belirtili isim tamlaması “dır.
-Sevmek denen şeyin rolü bu kadar insanı yakıp titretecek bir şey olursa, kendisi kimbilir neydi? (s.55)
Biraz sonra mutfak çadırının önünde bir kıyamettir koptu. (s.98)
Kamran’ın korkusu yavaş yavaş hayrete dönüyor gibiydi. (s.40)
Fatma beni bohça gibi sırtına bağlar, kızgın güneşlerin altında dolaştırır, hurma ağaçlarının tepesine çıkarırmış. (s.9)
Dadımın acısını aylarca sonra bana Hüseyin isminde bir süvari neferi unutturdu. (s.10)
Evet, bir gün doktorun hafta tatilinden dönen kızı bana:... (s.90)
Tatilin son günü hazırlığa başlamıştım. (s.87)
Sör Aleksi, kadınca konuşmaların zaten son hadlerine varmıştı. (s.88)
Biraz ileride ağaçların arasında bir bahçe kanepesi gözüme ilişti. (s.104)
Kamran’ın bu tavrı, bu sözleri muhakkak alaydı. (s.50)
a-Belirtili isim tamlamasında tamlayan ve tamlanan unsurlar arasına başka kelime veya kelime grubu girebilir.
Evet, bir gün doktorun hafta tatilinden dönen kızı bana:... (sıfat fiil) (s.90)
Yabancı kadının bana acır gibi bir hali vardı. (edat grubu) (s.105)
Nişanlılığımın ilk haftaları herkesten kaçmakla geçti. (sıfat) (s.81)
Mektebin en büyüğü bu Sör Süperiyördü. (zarf) (s.21)
Zabitin benim için dolaştığını mı zannediyorsun. (edat grubu) (s.67)
Otuza yaklaşmış bir dul kadının yirmi yaşındaki bir çocukla evlenmek istemesi, kepazeliğin dik alası. (isim fiil grubu) (s.35)
Denizin durgun yüzünde nereden geldiği belli olmayan uçuk bir aydınlık titriyordu. (sıfat) (s.72)
2-Birinci unsurunda ilgi eki bulunmayan isim tamlaması “belirtisiz isim tamlaması”dır.
Kimse bana nişanlı muamelesi etmesin şimdi. (s.84)
Kuş yavrusunu sever gibi okşuyor, onunla âdeta konuşuyordum. (s.51)
Titrek ayaklarıyla bir iskemlenin üzerine çıkmış, bir dolabın yukarı gözlerinde nota defterleri arıyor. (s.55)
Eskiden olduğu gibi arasıra mutfaktan kayısı kurusu falan aşırmağa gittikçe hain aşçı:... (s.84)
Bir, Ağustos Mehtabı gecesinde gezelim, dedi. (s.33)
Akraba çocukları arasında galiba en ziyade onu severim. (s.57)
Köşk halkı bir gün sağ elimin bir parmağının kocaman bir sargı beziyle bağlı olduğunu gördüler. (s.86)
Tipiniz, biraz kadın tipi olmasına rağmen erkeksiniz. (s.85)
Sert bir hareketle karyola demirlerini zıngırtadarak doğruldum. (s.70)
Sonbahar olmasına rağmen hava insana ekin kokuları duyduğunu zannettirecek kadar yazdı. (s.44)
Kış ortasında olduğumuzu unutturacak kadar güzel ve sakin bir akşamdı. (s.93)
C-İsim tamlamasında tamlayan ve tamlanan unsurlar tek kelimeden oluşacağı gibi kelim gruplarından da oluşabilir.
1-Tamlayan unsurunun tek kelimeden oluştuğu isim tamlamaları.
Fatma’nın burnunda, yanaklarında, bileklerinde dövmeden süsler vardı. (s.9)
Bu esnada evin penceresinden, teyzemin sesi geldi. (s.78)
Hareketin sarhoşluğu yavaş yavaş beni sarıyor, kendimden geçiyordum. (s.70)
Odanın bir köşesinde yere çömelir, yüzümü duvara çevirirdim. (s.11)
Tatiller içinde en sevdiğim Paskalya yortusu idi. (s.30)
Balıkçıların ikisi yirmişer yaşında, yahut biraz daha fazla iki genç biri sakallı biri ihtiyardı. (s.61)
Artık göz yaşlarımı tutamıyor, başımı Mişel’in göğsüne koyarak hıçkıra hıçkıra ağlıyorum. (s.45)
Kuzenim neredeyse kadının ağzına girecek. (s.35)
Masal yavaş yavaş arkadaşlarımın arasında yayıldı. (s.46)
Hepsi o kadar değil, Feride’nin daha yüksek kısmetleri de var. (s.73)
2-Tamlanan unsurun tek kelimeden oluştuğu isim tamlamalar.
Bayırın kenarına gittikten sonra hiddetle denize taş atmağa başladım. (s.48)
O günde ben, yine bu halde uğraşırken kapıcının kızı sınıfa girdi. (s.48)
İkramın fazlalığından öleceğim, Feride dedi. (s.71)
Onun uykusu çok ağırdı. (s.15)
Dudakları saçlarımın arasından alnıma gözlerime dokunuyordu. (s.80)
Çocuğun arkasını bir gölge kaplıyor. (s.78)
Buzlu camın arkasında kocaman bir baş gölgesi. (s.52)
Bütün bir gece dağda kurtla boğuştuktan sonra sabaha karşı Mösyö Seguin’in keçisine dönmüştüm.
Kadının sükûtu, biz kanepeye oturduktan sonrada devam etti. (s.104)
-Sonrası ne olacak, Allah’ın emriyle, Peygamberin kavliyle seni kendime alırdım, olur biterdi. (s.27)
3- Tamlayan unsurunun kelime grubundan oluştuğu isim tamlamaları.
Mişel, mektep arkadaşlarımın çoğu gibi Türkçe bilmezdi. (Tamlayan: Belirtisiz isim tamlaması) (s.53)
Ağaçtan düşmek tehlikesine rağmen, ellerimi mektep gömleğimin göğsü üzerine kavuşturdum, hafifçe boynumu büktüm. (Tamlayan: Belirtisiz isim tamlaması) (s.38)
Biraz sonra mutfak çadırının önünde bir kıyamettir koptu. (Tamlayan: Belirtisiz isim tamlaması) (s.98)
Ayrılık günün faciasını hâlâ hatırlar ve gülerim. (Tamlayan: Sıfat tamlaması) (s.98)
Besime Teyze’nin oğlu Kâmran. (Tamlayan: Unvan grubu) (s.18)
Madrit’teki amcamın bir tasavvuru. (Tamlayan: Sıfat tamlaması) (s.94)
Lüks vapurda kılıksız bir Arap neferinin kucağında bir minimini kız çocuğu... (Tamlayan: Sıfat tamlaması) (s.13)
Buzlu camın arkasında kocaman bir baş gölgesi. (Tamlayan: Sıfat tamlaması) (s.52)
Etrafta bir ses işitmeyince durdum, döndüm yavaş yavaş levhalar odasının kapısına doğruldum. (Tamlayan: Belirtisiz isim tamlaması) (s.54)
Fakat ne çare ki ben dünyadaki nişanlıların en acemisi ve vahşisiydim. (Tamlayan: Sıfat
tamlaması) (s.

4- Tamlanan unsurunun kelime grubundan oluştuğu isim tamlamaları.
Neriman’ın çok sevdiğini söyledikleri kocası bir sene evvel ölmüştü.( Tamlanan: Sıfat tamlaması) (s.34)
Nişanlılığımın ilk haftaları herkesten kaçmakla geçti. (Tamlanan:Sıfat tamlaması) (s.81)
Odanın bir köşesinde yere çömelir, yüzümü duvara çevirirdim. (Tamlanan:Sıfat tamlaması) (s.11)
Kendimi bayırın en dik yerinden olanca hızımla aşağıdaki kumsala kapıp koyuverdim. (Tamlanan:Sıfat tamlaması) (s.74)
Evvela köpeğin kuduz olması ihtimali aklıma geldi ve durakladım. (Tamlanan: Belirtisiz isim tamlaması) (s.75)
Fakat ben, kulak asmıyor, başımdaki gürgenin sık sık yapraklarını hışırdatarak, gittikçe artan bir hızla havalanıyordum. (Tamlayan: Sıfat tamlaması) (s.77)
Vakanın son günleri köşkte onunla kovalamaca oynamakla geçti diyebilirim. (Tamlanan: Sıfat tamlaması) (s.85)
5-Tamlayan ve tamlanan unsurun birden fazla oluştuğu isim tamlamaları.
Fakat artık havuza gitmiyor, ciltlerin, bağ kütüklerin üstünden atlıyarak koşuyor, bahçenin etrafında dört dönüyordum. (s.57)
-Kâmran’ın kıvırcık sarı saçları, beyaz nazik, parlak bir cildi vardı. (s.18)
Fatma’nın burnunda, yanaklarında, bileklerinde dövmeden süsler vardı. (s.9)
-Artık işi gürültüye getirmekten ellerimin, dudaklarımın boyalarını bir çocuk deliliği perdesi altında saklamaktan başka çare yoktu. (s.49)
Kâmran’ın bu tavrı, bu sözleri muhakkak alaydı. (s.50)
Fatma’nın bahçesine kırlarına bedel Hüseyin beni kışlaya asker için alıştırmıştı. (s.10)
D-İsim tamlamasının kelime grupları ve cümle içindeki kullanışı.
1-İsim tamlamasının kelime grupları içindeki görevi
Herhalde bir şaşkınlık ve dalgınlık saniyesi geçirmiş olacağım ki; kuzenim birden bire elini uzattı, fondanı parmaklarımdan kapmak istedi. (Bağlama grubunun isim unsuru) (s.52)
Müdirenin söylediğine göre “ders esnasında komşularımı lakırdıya tutmamayı, uslu uslu muallimi dinlemeyi öğreninceye kadar” orada bir sürgün hayatı geçirmeğe mahkûmdum. (Edat grubunun isim unsuru) (s.5)
Kapıya bir ayak sesi yükseliyordu. (Sıfat tamlamasının isim unsuru) (s.101)
Mişel, mektep arkadaşlarımın çoğu gibi Türkçe bilmezdi.(Edat grubunun isim unsuru
Fakat camın altındaki anahtar deliğinden bu kızın bizi gözetlediğine hiç şüphem yoktu. (Sıfat tamlamasının isim unsuru) (s.53)
Evvela köpeğin kuduz olması ihtimali aklıma geldi ve durakladım.(Belirtili isim tamlamasının tamlananı) (s.75)
-Çamaşırhanenin arkasındaki duvardan atladım, dedim. (Sıfat tamlamasının sıfat unsuru)
Hüseyin’le beraber sokaklarda deniz kenarlarında cami avlusu gibi kubbeli yerlerde dolaştığımı biliyorum. (Edat grubunun isim unsuru) (s.13)
Fatma beni bohça gibi sırtına bağlar, kızgın güneşlerin altında dolaştırır, hurma ağaçlarının tepesine çıkarırmış. (İsim tamlamasının isim unsuru) (s.9)
2-İsim tamlamasının cümle içindeki görevi.
Odanın bir köşesinde yere çömelir, yüzümü duvara çevirirdim. (yer tamlayıcısı) (s.11)
Onun uykusu çok ağırdı. (özne) (s.15)
Köpek, balıkçının kumsalda bir çalı ateşi üzerinde kaynamakta olan bir teneke katranını devirmişti. (nesne) (s.75)
Tatiller içinde en sevdiğim Paskalya yortusu idi. (yüklem) (s.30)
Tatilin son günü hazırlığa başlamıştım.(zarf) (s.87
-Akşam üstü babamı karşılamak için aşağıya indik. (zarf) (s.7)
Fransızca muallimiz Sör Aleksi bir gün bize yazı vazifesi vermişti. (nesne) (s.5)
Bereket versin benim düşünce saatlerim vardı. (özne) (s.7)
Kuzenim neredeyse kadının ağzına girecek. (yer tamlayıcısı) (s.35)
Fakat ne çare ki ben dünyadaki nişanlıların en acemisi ve vahşisiydim. (yüklem) (s.

II -SIFAT TAMLAMASI
1-Sıfat tamlaması bir sıfat unsuru ile bir isim unsurunun meydana getirdikleri kelime grubudur.Sıfat tamlaması eksiz bir birleşmedir.bu tamlamada sıfat önce, isim sonra getirilir.
Sıfat unsuru + isim unsuru = sıfat tamlaması
Hayatıma taalluk eden her şeyi seninle konuşmaya mecburum. (s.21)
Müjgana anlattığım şey, netice itibariyle, arkadaşlarımı nasıl bir kurt masalıyla aldattığımın hikayesiydi. (s.63)
Artık kocaman bir kız olduğumu, bir hafilik yaparsam beni ayıplayacaklarını söyledikleri için hareketlerime son derece dikkat ediyordum. (s.59)
Biraz evvel yanımızdan geçen ihtiyar balıkçı, elinde bir kürekle kara bir sokak köpeğini kovalıyordu. (s.75)
Geveze bir çocuğa sükût hakkı diye getirilen bu şeyleri benim arkadaşlarıma başka türlü göstermem namussuzluk değil miydi? (s.55)
Islak bir mendille şakaklarımı siliyor... (s.80)
Müjgan, bazan bu kadarla kalmıyor, incecik elleriyle saçlarımı okşayarak onun ağzından konuşuyordu. (s.81)
Şu taraflarda oturan bir hasta arkadaşımı yoklamağa geldim de... (s.55)
Onlar, köşkün önündeki verandada, lüzumsuz bir lüks lambası ışığında, kalabalık bir grup halinde konuşup gülüşüyorlardı. (s.35)
Bu huy, her halde Hüseyin’le oynadığım oyunlardan kalma bir şey olacak. (s.11)
Küçük bir fino köpeğini havuzda yıkamak için dışarı çıkıyordum. (s.56)
Hüseyin, delişmen bir adamdı. (s.10)
Fakat müsaade ederseniz küçük bir römork yapayım... (s.50)
2-Sıfat tamlamasında her iki unsur tek kelimeden oluşacağı gibi kelime gruplarından da oluşabilir.
a-Sıfat unsurunun tek kelimeden oluşması.
Gece yağmur yağdığı için havada tatlı bir sonbahar serinliği vardı. (s.72)
Hüseyin’le arkadaşlığımız iki sene sürdü. (s.11)
Bütün çocukların “Sakallı Amca”diye çağırdıkları tuhaf bir akrabamız vardı. (s.17)
Fakat müsaade ederseniz küçük bir römork yapayım... (s.50)
Yavaş yavaş bir şey konuşuyorlardı. (14)
Müjgan, bazan bu kadarla kalmıyor, incecik elleriyle saçlarımı okşayarak onun ağzından konuşuyordu. (s.81)
Bu korku bana o saniyede bir hınzırlık düşündürdü. (s.53)
Tam bu esnada bir ağustos böceği cırlamaya başlamaz mı ? (s.36)
Bir başka gün de kocaman bir çamaşır teknesini sürüye sürüye denize indirmiş, kendimi akıntıya salıvermiştim. (s.17)
İçimde dayanılmaz bir acı vardı. (s.15)
Bir ağustos mehtabı gecesiydi. (s.33)
b- Sıfat unsurunun kelime gruplarından oluşması.
Ben bu aşçı kadar çılgın ve aksi insan görmedim. (Bağlama grubu) (s.99)
Bunlar arasında Neriman diye yirmi beşlik bir dul vardı ki köşkü şereflendirmesi bir vaka olurdu. (Sayı grubu) (s.34)
Üzeri sazdan köşkler, çekik gözlü Japon kızlarıyla süslenmiş şemsiyemi yer, tozların içine düşürdüğüm zaman almıyor, teyzelerimden:... (Sıfat tamlaması) (s.40)
Ayşe teyzemle Müjgan’ın sürü sürü ahbapları vardı. (Tekrar grubu) (s.59)
İşittiğime göre zengin olmayan kıza pek iltifat olmazmış.(Sıfat fiil grubu) (s.31)
Müjgana anlattığım şey, netice itibariyle, arkadaşlarımı nasıl bir kurt masalıyla aldattığımın hikayesiydi. (Sıfat fiil grubu) (s.63)
Siyah önlüğümün eteklerini tutarak kutuların önünde muhteşem ve uzun bir reverans yaptım. (Bağlama grubu) (s.49)
Arkadaşımın babası bizim köşkten ayağı eksik olmayan bir insandı. (Sıfat fiil grubu) (s.90)
Akıllı uslu Müjgan’ı bugün hangi hain şeytan dürtüyordu. (Tekrar grubu) (s.73)
Kâmran Bey, bir hafta için İsviçre’ye geldiği halde iki aya yakın bir zaman orada kalmış. (Yaklaşma grubu) (s.106)
c-Birden fazla sıfat unsurunun yer aldığı sıfat tamlamaları.
Dadımın gelin olduğu, köşeye oturduğu gün bugünkü gibi gözümün önündedir. (s.9)
Zaten, pek öyle aklı başında, çalışkan bir talebe değildim. (s.87)
Çalışkanlığı kadar oburluğu ile de meşhur sınıf arkadaşlarımdan Mari Pırlantacıyan, şekerlerimi iri beyaz dişleriyle yerken gizlemeğe muvaffak olamadığı bir hasret ve hayranlıkla:... (s.55)
Romanlar mahzun insanı omuzları çökmüş, gözleri sönmüş, hareketsiz ve sessiz bir insan diye yani daha açıkçası bir miskin şeklinde tasvir ederler. (s.16)
Kâmran’ın kıvırcık sarı saçları, beyaz nazik, parlak bir cildi vardı. (s.18)
“Duvarın üzerinde sarışın, uzun boylu bir erkekle kur yaptık, birbirimize!”diyeceğim... (s.33)
Fakat, siz de çok iyi ve bu işte tamamıyla suçsuz, günahsız bir genç kızsınız. (s.107)
Kaba, çirkin bir kuş...korkuyoruz, kaçıyoruz... (s.45)
d-İsim unsurunun tek kelimeden oluştuğu sıfat tamlamaları.
Çamaşırhanenin arkasındaki duvardan atladım, dedim (s.22)
Yalancı bir telaş ve sabırsızlıkla onun gösterdiği kutuyu açtım. (s.49)
Kuzenim bu seferde galiba kulaklarına inanamadı.: (s.93)
Bundan daha parlak bir geceydi, diyordum, kapının önündeki kalabalıktan uzaklaşmıştık... (s.45)
Siyah çarşaflı kadın, kapıdan girmiş, yanıma yaklaşmıştı: (s.103)
Bu korku bana o saniyede bir hınzırlık düşündürdü. (s.53)
Bu bir, iki, üç, dört seneyi parmaklarımla o kadar kolay sayıyordum ki... (s.96)
-Zannederim ki bültendeki numaraları herkese göstermekten sıkılacaksınız dedi. (s.88)
Burası benim on sene kapalı kalacağım Sör mektebiydi. (s.19)
Mesut dil, o geceden sonra köşkte görünmez oldu. (s.40)
Zavallı Mişel, öyle sevme çılgını bir kızdı ki bunu başkasında sezmek bile ona zevk veriyordu. (s.43)
e-İsim unsurunun kelime grubundan oluştuğu sıfat tamlamaları.
Sütninenin torunu senelerden beri köşkte büyüyen bir öksüzdü. (Sıfat tamlaması) (s.53)
Fakat pencereden giren ay ışığı içinde oda bembeyazdı. (Belirtisiz isim tamlaması) (s.15)
İnsan başkasının ağzına sürülmüş bir şeyden iğrenmemek için... (Sıfat tamlaması) (s.52)
İri bir ağaç kökünde oturan Müjgan’ın yüzü deniz tarafına dönük olduğu için o, bunun farkında olmamıştı. (Belirtili isim tamlaması) (s.72)
Kapıya bir ayak sesi yaklaşıyordu. (Belirtisiz isim tamlaması) (s.101)
Havadisi oğlunun bir mektubuyla öğrenen Besime Teyzem ili Necmiye bizi Galata rıhtımında karşılamağa koşmuşlardı (Bağlama grubu) (s.81)
Teyzem, bana özene bezene bir nişan yüzüğü yaptırmıştı. ( Belirtisiz isim tamlaması) (s.82)
Biraz evvel yanımızdan geçen ihtiyar balıkçı, elinde bir kürekle kara bir sokak köpeğini kovalıyordu. (Sıfat tamlaması) (s.75)
Bitişik arsadaki bostan kuyusuna fener sarkıtmışlar. (Belirtisiz isim tamlaması) (s.16)
3-Sıfat tamlamasının kelime grupları ve cümle içindeki kullanılışı.
a-Sıfat tamlamasının kelime grupları içindeki görevi.
Tatilin son günü hazırlığa başlamıştım. (isim tamlamasının tamlanan unsuru) (s.87)
Buzlu camın arkasında kocaman bir baş gölgesi. (isim tamlamasının tamlayan unsuru) (s.52)
Etrafımızdaki kuru dağ tepeleri bir mercan kızıllığı içinde yanıyordu. (sıfat tamlamasının isim unsuru) (s.93)
Denizin durgun yüzünde nereden geldiği belli olmayan uçuk bir aydınlık titriyordu. (isim tamlamasının tamlanan unsuru) (s.72)
Başka çocuklar gibi karanlık ve yalnızlıktan korkmazdım. (edat grubunun isim unsuru) (s.15)
Mesut dil için bir şey soramazdım, fakat kulağımda da yasak yoktu, ya... (edat grubunun isim unsuru) (s.57)
Komşu, bu riyakâr nedamete ve sesimdeki titreyişe aldandı, yumuşadı; neyse bana güzelce bir şey söylemek lüzumunu hissederek:... (bağlama grubunun isim unsuru) (s.31)
b-Sıfat tamlamasının cümle içindeki görevi.
Yalancı bir hiddetle bağırdım: (zarf tümleci) (s.40)
Ben, parloir’in mahsus açık bıraktığım bir kapı kanadına dayanıyordum. (yer tamlayıcısı) (s.89)
Dağınık saçlarımın arkasından, pırıl pırıl yanan yeşil gözleri bende garip bir kin; bir zulüm meyli uyandırıyordu. (özne) (s.80)
Yerimden doğrularak sert bir emir verdim. (nesne) (s.38)
Hüseyin, delişmen bir adamdı. (yüklem) (s.10)
İçimde dayanılmaz bir acı vardı. (özne) (s.15)
Bir başka gün de kocaman bir çamaşır teknesini sürüye sürüye denize indirmiş, kendimi akıntıya salıvermiştim. (nesne) (s.17)
Evet ben hakikaten garip, anlaşılmaz bir çocuktum. (yüklem) (s.22)
İşte o sıralarda yukarıda söylediğim köye gelmişim. (yer tamlayıcısı) (s.9)
III - SIFAT FİİL GRUBU
A-Bir sıfat fiil ile bu sıfat fiile bağlı unsur veya unsurlardan meydana getirilen kelime grubudur. Bu kelime grubunun kuruluşunda -an/-en, -r/-ar/-er, -dık/-dik, -maz/-mez, -mış/-miş, -acak/-ecek, -ası/-esi, gibi ekler görev alır.
Demek mektep açıldığı zaman bana da aşağı yukarı böyle bir şey yapmak fırsatı çıkıyordu. (s.58)
Teyzelerim saçları, başları ağarmış koskoca kadınlardı. (s.34)
Nişanlandığımızdan beri senden işittiğim en tatlı söz. (s.93)
Siz maşaallah seneden seneye büyüyor, resimli roman kahramanlarına benzer bir genç oluyorsunuz da ben daima yerimde sayıyorum. (s.50)
Fakat sana karşı, kimse için duymadığım bir his var içimde. (s.86)
Bir küçük feryada benzeyen bu ses hâlâ kulağımdadır.(s.94)
Bir da burnu dönünce ne görelim! Karaya çekilmiş bir sandalın yanında yiyecek yiyen üç balıkçı bize bakmıyor mu? (s.60)
Bizim köşkte Neriman’a akran sayılacak kimse yoktu. (s.34)
Fakat bu kahkahanın içinde deminki gülüşe benzemeyen, tuhaf bir şey bir kırıklık vardır. (s.73)
B-Grubun ana unsuru sıfat fiildir. Grupta sıfat fiil sonda bulunur, ona bağlı unsurlar önce gelir. Sıfat fiilin anlamı bir veya birden fazla unsurlarla tamamlanır.
O, sözünü bitirince yüzüne baktım, gözlerime düşen saçları, bir baş işaretiyle silkerek:...(s.51)
Bunlar Noel yortularında küçük çocuklara hediye edilen resimli bebek masalları kabilinden şeylerdi. (s.49)
İşittiğime göre zengin olmayan kıza pek iltifat olmazmış. (s.31)
-Mektubunu aldığımız hanım, Neriman Hanım. (s.7)
Çantamda, iyi kötü daima yenecek bir şey bulunduğunu bildiği için yolumu kesiyor... (s.91)
Müjgan, geç vakit odaya geldiği zaman ben yatağımda uyuyordum. (s.70)
Kâmran, kendisini eğlendirecek insandan kimi kastettiğini anlamıştı. (s.71)
Mişel’in ciğer kokusunu alan kedi gibi genç bir erkek kokusunu alarak parloir’a koşmuş, belli ki bizi gözetlemiş olması garip değil mi? (s.44)
İnsan, başkasının ağzına sürülmüş bir şeyden iğrenmemek için... (s.52)
Müjgana anlattığım şey, netice itibariyle, arkadaşlarımı nasıl bir kurt masalıyla aldattığımın hikayesiydi. (s.63)
C-Sıfat fiil eki almış olan kelime, grupta yüklem görevindedir.Bu grupta sıfat fiil ekini almış kelimeyi tamamlayan diğer unsurlar cümlede olduğu gibi öze, yer tamlayıcısı, nesne zarf diye adlandırılır.
Kâmran, birçok meziyetleri olan bir gençtir. (s.105)
...Babamın çok sevdiği bir insandı, dedi (s.56)
Çok küçük yaşta kaybettiğim annemden aklımda pek fazla bir şey kalmamıştı. (s.6)
Allah’tan olacak, sabahtan beri çalışan, terzi Matmazel, Dilber kalfa ile beraber bahçeye hava almağa çıkmış. (s.98)
Bizim köşkte Neriman’a akran sayılacak kimse yoktu. (s.34)
Gözüm ağdırdığı vakit içine damlatılan kırmızı ilacı... (s.

Yaşça kendimden çok büyük olan akraba çocuklarını bile yıldırmıştım. (s.17)
Elini, güneşin yandan vuran ışıklarını siper ederek dikkatli dikkatli bana bakıyor, gülüyordu: (s.31)
İşittiğime göre zengin olmayan kıza pek iltifat eden olmazmış...(s.31)
D-Sıfat fiil grubu, cümle ve kelime grubu içinde isim ve sıfat görevi yapar.
Yabancılar tarafından ayıplanacak bir vefasızlıkla Hüseyin’i çabucak yakadan silip atmıştım.(sıfat) (s.16)
Sesim kesildiği vakit yalıyı adeta telaş alırdı. (sıfat) (s.6)
Sonra kabahatimin kolay geçiştirilecek kabahatlerden olmadığını anlıyordum. (sıfat) (s.23)
Besime Teze’nin kızı Necmiye, annesinin dizi dibinden ayrılmayan sessiz ve biraz da hastalıklı bir çocuktu. (sıfat) (s.25)
Ta öbür uçta dallardan bir kısmını komşunun bahçesine sarkıtmış ihtiyar bir çınar vardı. (sıfat) (s.35)
-“Ben arkasından konuşulacak bir kız değilim ki ” dedin. (sıfat) (s.62)
Çalıkuşu’nun teyzesine yaptığı naz ve şımarıklık Feride’nin, o hanımefendiye yapmaya cesaret edemiyeceğini size temin ederim. (sıfat) (s.100)
Arkadaşlar arasında yaz tatillerinde aileleriyle beraber seyahate çıkanlar ve dönüşte bize bol bol övünenler vardı . (isim) (s.58)
Humma nöbeti geçirenler gibi yüzümün ateş içinde yandığını hissediyordum. (isim) (s.55)
IV- ZARF FİİL GRUBU
A-Zarf fiil eki almış bir fiil ve ona bağlı olan unsur ya da unsurlardan meydana gelen kekime grubudur.Zarf fiil grubunun kuruluşunda -ınca/-ince, -arak/-erek, -dıkça/-dikçe, -ıp/-ip, -madan/-meden, -alı/-eli, -ken, -a/-e ve -ı/-i zarf fiil ekleri görev yapar.
O, sözünü bitirince yüzüne baktım, gözlerime düşen saçları, bir baş işaretiyle silkerek:...(s.51)
Müjgan’ın yaptığını hatırladıkça, aklım çileden çıkıyor, bütün vücuduma ateş basıyordu. (s.76)
Terbiye icabı evdekilerden haber sorduktan ve onlara komplimanlarımı gönderdikten sonra kutularımı koltuğumun altına sıkıştırarak çıkmağa hazırlanıyordum. (s.52)
Büyükannem, sabaha karşı uyanıp da beni yatağımda görmeyince çıldıracak gibi olmuştu.(s.15)
Bir aralık farkına varmadan arkadaşımla aramdaki mesafeyi dehşetli bir surette açılmış buldum. (s.41)
Kâmran’ın ellerini bırakarak soluk soluğa kendimi dışarı attım. (s.54)
O günde ben, yine bu halde uğraşırken kapıcının kızı sınıfa girdi. (s.48)
Babam onu emir neferi olarak eve almıştı. (s.10)
Bana gelince, ben bambaşka bir çocuktum. (s.6)
Ah, Ma Sör, beni görünce ne kadar sevindiklerini bilseniz. (s.21)
Yerimden doğrularak sert bir emir verdim. (s.38)
B-Zarf fiil grubunun ana unsuru olan zarf fiiller sonda, diğer unsurlar ise başta bulunur.
Başka yazlar mektebin açılacağı günlerin yaklaştığını gördükçe başım ağırır, gözlerim kararırdı. (s.41)
Ben, boynumu çarptırarak tasdik ettim: (s.43)
Ağaçların arasından Kâmran’ın bana doğru gelmekte olduğunu görerek yere çömeldim. (s.91)
Tehdidime aldırmadan altımdaki dallara tırmanmağa devam ediyordu. (s.39)
Yine bir akşam üstü mahut arka bahçenin kapısında çocuklarla ip atlarken, yeni bir hücuma uğradım. (s.99)
Kadının sükûtu biz kanepeye oturduktan sonra da devem etti. (s.104)
Birinin mesela bir bahçe parmaklığı arasından bir komşu genciyle masum bir çiçek alış verişini duydum mu, bahçede âdata tellâl çağırırdım. (s.29)
Renkten renge girerek ve gülerek:... (s.56)
Çocukluk hatıralarımı anlatırken hep Fatma’dan Hüseyin’den bahsedişim biraz ayıp düşmüyor mu? (s.56)
Babam kılıcını çıkartarak yerinden fırladı, telâşla beni kolumdan yakaladı. (s.20)
Sınıftan çalıp getirdiğim kağıt sepetine yemek artıklarını doldurmakla meşguldüm. (s.21)
C-Zarf fiil eki almış kelime, grupta yüklem görevindedir. Bu grupta zarf fiil ekini almış kelimeyi tamamlayan bütün unsurlar, cümlede olduğu gibi özne, yer tamlayıcısı, zarf, nesne diye adlandırılır.
Hem siz küçükken sarışınmışsınız galiba. (s.33)
O günde ben, yine bu halde uğraşırken kapıcının kızı sınıfa girdi. (s.48)
Sonra, uykumuz geldiği vakit kumları kümeleyerek yastık yapar, vücutlarımız suda, başlarımız dışarda kucak kucağa yanak yanağa uyurmuşuz. (s.9)
Teyzemin gözleri yaşardı, beni yanaklarımdan öperek... (s.100)
Bu arada ayağı takılıp yere boylu boyunca yuvarlanınca, hiddeti büsbütün arttı. (s.98)
Ellerini oturduğum koltuğun kenarlarına dayıyarak bana doğru eğildi. (s.95)
Fakat o ısrar edince gözlerimi kaçırarak: (s.94)
Nişanlandık nişanlanalı ilk defa yan yana ... (s.92)
Kâmran, pantolona dikkat etmeden oradaki bir kayanın üstüne oturuverdi. (s.93)
Tam iki gün vakit buldukça odama kapanıyor, sargıyı çıkararak kendi kendime saatlerce uğraşıyordum. (s.87)
D-Zarf fiil grubu, kelime grupları ve cümle içerisinde genellikle zarf olarak kullanılır.
Üstelik bu dert çıkınca büsbütün kendimi şaşırdım. (zarf) (s.87)
Bir gayret yapıp kendimi toparlamazsam sınıfta kaldığım resmiydi. (zarf) (s.88)
Bugün küçük arkadaşlarım benim davetimi beklemeden irili ufaklı bir sürü halinde gelmişler, salıncağın etrafını sarmışlardı. (zarf) (s.76)
Yolun bir köşesinde onlarla karşılaşınca:...(zarf) (s.98)
Meryem heykelinin önünde gözlerinde yaşlarla dua ederken heykelin etrafında uçuşan sinekleri göstererek:...(zarf) (s.23)
Bu emri verirken bir kumandan gibi serttim. (zarf) (s.42)
Kapıyı hızla açarak fırtına gibi içeri atıldım. (zarf) (s.49)
V- İSİM FİİL GRUBU
A-İsim fiil ekleriyle, ona bağlı olan unsur veya unsurlardan meydana gelen kelime grubudur. İsim fiil grubunun kuruluşunda -mak/-mek, -ış/-iş, -ma/-me, ekleri görev yapar.İsim fiil grubunun ana unsuru olan isim fililer sonra, diğer unsurlar ise başta bulunur.
Bundan ilerisine gitmek, aşağı yukarı, benimle yüz göz olmak demekti. (s.

Fakat nedense bu yüzükle yakalanmak fena halde kibrime dokunuyordu. (s.87)
Fakat bu defaki gülüşte biraz ıstırap vardı. (s.62)
Mamafih, insan arasına katılmak biraz da gururumu okşamıyor değildi. (s.59)
Bu saatte, onun gönlünü alacak bir kelime bulmak benim için dayanılmaz bir fırsattı. (s.93)
Mektepten çıkmak! (s.97)
Bir kelime söylersem muvazenenin bozulmasından korkuyor gibi ağzını, gözlerini kapıyor, elleriyle saçlarıma sarılıyordu. (s.60)
Dizlerim birden bire gevşedi, iplerin elimden kurtulmasından korktum. (s.80)
Beyrut’ta denize kavuşmak, annemi biraz canlandırır gibi olmuştu. (s.12)
Sevgili Hüseyin’le beraber İstanbul’a gelişimiz. (s.

Kalemi ısırmak ve saçlarımı gözlerimin üstüne dağıtmak da benim düşüncelere daldığıma alamettir. (s.7)
Bir tuhaf surat asma tarzım vardı. (s.11)
B-İsim fiil grubu daha çok hareket ismi yapan -mak/-mek eki ile yapılır, -ma/-me, -ış/-iş ekleri alan fiil isimleri hareket ismi olarak kullanıldıkları zaman isim fiil grubu oluştururlar.
Vaktim olsa, bu zavallı köpeği kurtarmak için bir şey yapardım. (s.76)
O, benimle yalnız kalmak, beraber gezinmek ve konuşmak istiyordu. (s.81)
Baktım ki, taarruza geçmezsem Sör Aleksi’den yakamı kurtarmağa imkan yok. (s.88)
İstanbul’ a her inişinde bana hediyeler getiriyordu. (s.40)
Ondan kaçınmak, korkmak dünyada kibrime yediremeyeceğim şey, onun için küçüğü kollarımdan
indiriyorum ve dimdik Kâmran’ın gözlerine bakıyorum:... (s.78)
Çalıkuşu’nun gözünü boyamak gagasını kapatarak gevezelik etmesine mani olmaktan başka ne olabilirdi. (s.40)
O kadar çok ki, her kapı açılışında beni parlaoira çağırmağa geliyorlarmış gibi yüreğim hopluyordu. (s.55)
Fakat zavallı hem taş atmasını bilmiyordu hem de kolları kuvvetsizdi. (s.63)
Mamafih imtihanların çok yakın olması beni o gün her zamankinden fazla azgınlık etmekten menetti. (s.24)
C-Grupta yüklem görevi yapan hareket isminin anlamı özne, nesne, zarf, yer tamlayıcısı ile tamamlanır.
-Çünkü benim ağaca çıkmak, kiraz çekirdeği atmaktan çok daha büyük suçlarım vardır... (s.31)
O senenin yazında bu ağaca çıkmak illeti yüzünden başıma bir şey daha geldi. (s.33)
Mişel maalesef yaldızlı dipleri görünmeğe başlamış olan kutularımı tekrar bana teslim ettiği zaman... (s.48)
Mahfeller içinde çölü geçişimiz bugünkü gibi hatırımdadır. (s.12)
Fakat öylede olsa, onun karşımda bu sesle, böyle kelimelerle konuşması hoşuma gidiyordu. (s.50)
-Nişantaşı’nda babamın bir eski arkadaşını görmekten dönüyordum... (s.56)
Hatta bir aralık çıplak bir ata binmeğe uğraşarak ufak bir tehlike de geçirmiştim. (s.65)
Bu saatte, onun gönlünü alacak bir kelime bulmak benim için dayanılmaz bir fırsattı. (s.93)
Fakat, nedense, bu yüzükle yakalanmak fena halde kibrime dokunuyordu. (s.87)
D-İsim fiil grubu, kelime grupları ve cümle içerisinde isim olarak görev yapar.
Bir tuhaf surat asma tarzım vardı. (isim) (s.11)
Hayatıma taalluk eden her şeyi seninle konuşmaya mecburum. (isim) (s.95)
Küçük bir fino köpeğini havuzda yıkamak için dışarı çıkıyordum. (isim) (s.56)
Israrı bırakmağa can atıyordum. (isim) (s.44)
Bu huy her halde Hüseyin’le oynadığım oyunlardan kalma bir şey olacak. (isim) (s.11)
Bayırın kenarına gittikten sonra, hiddetle denize taş atmağa başladım. (isim) (s.74)
Son provanızı yapmak için yarım saattir sizi arıyorum. (isim) (s.99)
Fakat, teyzem, büyüklüğün kendinde kalmasını istedi. (isim) (s.82)
Kâmran’ın yanından sınıfa dönüş, bütün başların bana çevrilmesi, yürekler acısı bir şeydi. (isim) (s.90)
VI -TEKRAR (İKİLEME) GRUBU
A-Bir nesneyi, bir hareketi karşılamak üzere eş görevli iki kelimenin meydana getirdiği kelime grubudur.
-Sonra büyüdüğümü, hemen hemen bir genç kız olduğumu söyleyişimde elbette bir maksat var... (S.40)
Kâmran’ın bu korkusu yavaş yavaş hayrete dönüyor gibiydi. (s.40)
Demek mektep açıldığı zaman bana da aşağı yukarı böyle bir şey yapmak fırsatı çıkıyordu. (s.58)
-Vallahi uyuyordum, diye gözlerimi iri iri açtım. (s.70)
Teyzelerim saçları, başları ağarmış koskoca kadınlardı. (s.34)
Yalıya arasıra bir doktor gelip giderdi. (s.17)
İçinde büyük büyük yapraklar, dört bir tarafında ağaçlar varsa bu göl nasıl deniz kadar büyük olur diyeceksiniz. (s.

Yavaş yavaş bir şey konuşuyorlardı. (s.14)
Biraz evvel şiir okuyan sesiniz birden bire değişerek “aman aman, aman” diye bağırmağa başlarsa feci olur. (s.38)
-Bu çocuğu benim tarafımdan kucağına alacaksın, dedim, yanaklarını, gözlerini tekrar takrar öpeceksin anlıyor musun? (s.54)
B-Grupta yer alan kelimeler arasında, şekil ve anlamca bir ilişki vardır.
1-Unsurları aynı olan tekrar grupları.
Şaşkın şaşkın etrafa bakıyor, fakat başını ağaca kaldırmaya akil edemiyordu. (s.30)
Yaz tatili sonlarında mektebimiz, bir zaman için için kaynar, bu taşkınlık ancak birinci üç ay imtihanına doğru yatışırdı. (s.28)
Mektebe gittiğim zaman mühim bir sırrım varmış gibi başımı öne eğip düşüneceğim mahzun mahzun gülümseyeceğim. (s.33)
Masal yavaş yavaş arkadaşlarımın arasında yayılıyordu. (s.46)
Bağıra bağıra bizi aradılar. (s.45)
2-Unsurları yakın anlamlı veya eş anlamlı olan tekrar grupları
Bundan ilerisine gitmek aşağı yukarı benimle yüz göz olmak demekti. (s.88)
Akıllı uslu Müjgan’ı bugün hangi hain şeytan dürtüyordu. (s.73)
Aynı zamanda da saçma sapan söylüyordu. (s.51)
Zıngır zangır titremeye başladım. (s.36)
Erkek akrabalar ve konu komşu tarafından ikide birde ballandırılan meziyetleri fena halde kanıma dokunuyordu. (s.26)
3-Unsurları zıt anlamlı olan tekrar grupları
Aramızda aşağı yukarı konuşulacak bir şey kalmamıştı. (s.51)
Bugün küçük arkadaşlarım banim davetimi beklemeden irili ufaklı bir sürü halinde gelmişler, salıncağın etrafını sarmışlardı. (s.76)
Köşk boyacılar, dülgerler, terziler, uzak semtlerden gece yatısına gelmiş akrabalarla dolup boşalıyordu. (s.70)
Elimde iyi kötü bir diploma ile kendimi dışarı atacağım günün benim için bir kurtuluş bayramı olacağını söylerdim. (s.97)
4-İlaveli tekrar grupları
-Sevdiğim göl içinde, büyük yapraklar arasında çırılçıplak çabalayışım kadar eski değil (s.

Sepeti sımsıkı eteklerim arsında tuttum. (s.29)
-Deli çocuk, sen koskoca insanı nasıl kaldırırsın? dedi. (s.60)
Zavallı kız, sapsarı kesilmişti. (s.60)
Bırak, sana yardıma geleyim, dediğini , işittim ve büsbütün çıldırdım (s.11)
C-Tekrar gruplarının kuvvetlendirme, çokluk, devamlılık, ortalama ve beraberlik gibi fonksiyonları vardır.
Elerini tuttum, gözlerim dolu dolu donuk bir sesle ... (çokluk) (s.63)
Kâmran ağabeysinin hemen hemen bir eşi idi. (ortalama) (s.25)
Ayşe teyzemle Müjgan’in sürü sürü ahbapları vardı. (kuvvetlendirme) (s.59)
Beyaz gecelik gömleğimin uzun etekleri bacaklarıma dolaşa dolaşa oraya koştum. (devamlılık) (s.15)
Kutularımın biri renk renk fondanlar, biri yaldızlı kağıtlara sarılmış şokokolarla doluydu. (kuvvetlendirme) (s.47)
Dudaklarım yol yol sarı, kırmızı, mor boyalarla boyanmıştı (ortalama) (s.48)
Konuşa konuşa bayırın kenarına doğru yürümeğe başladık. (süreklilik) (s.73)
D-Tekrar gruplarının kelime ve cümle içindeki kullanılışı.
1-Tekrar gruplarının kelime grupları içindeki kullanılışı.
Ayşe teyzemle Müjgan’in sürü sürü ahbapları vardı. (sıfat tamlamasının sıfat unsuru) (s.59)
Biraz evvel şiir okuyan sesiniz birden bire değişerek “aman aman, aman” diye bağırmağa başlarsa feci olur. (edat grubunun isim unsuru) (s.38)
Bu gece ağacın üstünde onunla yüz yüze gelmek. (isim fiil grubunun isim unsuru) (s.38)
Onun yeşil yılan gözlerinin yakından baktığını görürsem ağaç dalları arasında çarpışa çarpışa boğuşan iki yırtıcı kuşa döneceğiz. (sıfat fiil grubunun isim unsuru) (s.

Şeker yavaş yavaş eridikçe başımı iki tarafa sallıyor... (zarf fiil grubunun isim unsuru) (s.52)
2-Tekrar gruplarını cümle içindeki görevi.
-Vallahi uyuyordum, diye gözlerimi iri iri açtım. (zarf) (s.45)
Bağıra bağıra bizi aradılar. (zarf) (s.45)
Kâmran’ın bu korkusundan ben daha ne istifadeler eder, ufak tefek şantajlarla onu daha neler neler almağa mecbur edebilirdim. (sıfat) (s.41)
Kutularımın biri renk renk fondonlar, biri yaldızlı kâğıtlara sarılmış şokolalarla doluydu. (sıfat) (s.47)
Erkek akrabalar ve konu komşu tarafından ikide birde ballandırılan meziyetleri fena halde kanıma dokunuyordu. (isim) (s.26)
E-Tekrar grubundaki kelimeler arasında belirli bir ses düzeni vardır.Bu sebeple, tekrar gruplarının çoğunda unsurların yeri değiştirilemez.
“ irili ufaklı ” tekrar grubu “ ufaklı irili ” şeklinde ifade edilemez.
“ aşağı yukarı ” tekrar grubu “ yukarı aşağı ” şeklinde ifade edilemez.
“ saçma sapan ” tekrar grubu “ sapan saçma ” şeklinde ifade edilemez.
VII - EDAT GRUBU
A-Bir isim unsuru ile bir çekim edatından kurulan kelime grubudur. Bu grupta isim unsuru
başta, çekim edatı ( ile, için, kadar, göre, diye, rağmen, karşı, doğru, gibi, dolayı vb. ) sonda bulunur.
İsim unsuru + çekim edatı = edat grubu
Fakat Sör Süperiyor gibi benim de dilim tutulmuştu. (s.73)
Artık kocaman bir kız olduğumu, bir hafilik yaparsam beni ayıplayacaklarını söyledikleri için hareketlerime son derece dikkat ediyordum (s.59)
Pazara kadar sabredemeyerek izin aldım. (s.91)
Büyükannem sabaha karşı uyanıp da beni yatağımda görmeyince çıldıracak gibi olmuştu. (s.15)
Verilecek cevap olmadığı için önüme bakmakta devam ediyordum. (s.83)
Nişanlandığımızdan beri, senden işittiğim en tatlı söz. (s.93)
O gün, bütün düşüncelerime rağmen, ancak şu kadarcık bir şey yazabildiğimi hatırlıyorum. (s.7)
Eskiden olduğu gibi, misafir çocuklarını peşime takıyor, köşkün altını üstüne getiriyordum. (s.97)
Deniz kadar uçsuz bucaksız bir göl... (s.

Ben, bir bahane ile kendimi kurtarmağa uğraşırken, Sör Aleksi, daha açıldı. (s.88)
B-Bu grupta birleşme, isim unsurunun ve edatın türüne göre ekli veya eksiz olur.
Beş, altı aydan beri kocasıyla beraber İzmir’de. (s.57)
Fakat o da besbelli benim gibi lakırdı bulmakta güçlük çektiği için kim olduğumu sordu. (s.61)
Yine belki ağzıma vurursun diye kelimeyi söylemeğe cesaret edemiyorum. (s.86)
Konuşa konuşa bayırın kenarına doğru yürümeğe başladım. (s.73)
Erenköy İstasyonuna kadar beraber gitmek şartıyla, Sör Süperiyor, istediğim izni verdi. (s.91)
Küçük bir fino köpeğini havuzda yıkamak için dışarı çıkıyordum. (s.56)
Gece yağmur yağdığı için havada tatlı bir sonbahar serinliği vardı. (s.72)
Ben, bir bahane ile kendimi kurtarmağa uğraşırken, Sör Aleksi, daha açıldı. (s.88)
Kendisini zorla ayırırlar diye korkuyormuş. (s.12)
İşittiğime göre zengin olmayan kıza pek iltifat eden olmazmış. (s.42)
C-Edat grubunda, isim unsuru kelime grubu olabilir.
Biçarenin işe yarayacak yemişi olmamasına rağmen babayani halini severdim. (isim fiil grubu) (s.35)
Çünkü gevezeydim, sakallı dayının dediği gibi ağzımda bakla ıslanmazdı. (belirtili isim tamlaması) (s.29)
Başka çocuklar gibi karanlık ve yalnızlıktan korkmazdım. (sıfat tamlaması) (s.15)
Hüseyin’le beraber sokaklarda, deniz kenarlarında, cami avlusu gibi kubbeli yerlerde dolaştığımı biliyorum. (belirtisiz isim tamlaması) (s.13)
Eskiden olduğu gibi, misafir çocuklarını peşime takıyor, köşkün altını ütüne getiriyordum. (sıfat fiil grubu) (s.97)
Son provanızı yapmak için yarım saattir sizi arıyorum. (isim fiil grubu) (s.99)
Mesut dil için bir şey soramazdım, fakat kulağımda da yasak yoktu ya... (sıfat fiil grubu) (s.7)
Humma nöbeti geçirenler gibi yüzümün ateş içinde yandığını hissediyordum. (sıfat fiil grubu) (s.55)
Yaşım on iki kadar olmalıydı. (sayı grubu) (s.5)
-Mümkün amma Kâmran Bey için zararlı olur sanırım dedim. (unvan grubu) (s.27)
D-Edat grubunun cümle içindeki görevi ve kullanılışı.
Mesut dil, o geceden sonra köşkte görünmez oldu. (zarf) (s.40)
Babam aksi gibi öyle bir alıştı ki başka bir yere kaldıracaklar gibi ödü kopuyor. (zarf)(s.72)
Konuşa konuşa bayırın kenarına doğru yürümeğe başlardık. (yer tamlayıcısı) (s.73)
? Erenköy İstasyonuna kadar beraber gitmek şartıyla, Sör Süperiyor, istediğim izni verdi. ( ) (s.91)
Karşı karşıya geldiğimiz zaman benimle nişanlı gibi konuşmayacaktı. (zarf) (s.81)
? Yeni bir yalan uydurmağa vakit olmadığı için :... (s.92)
Hava, açık olduğu için öğleden sonra gezmeğe çıkacaktık. (zarf) (s.91)
Hüseyin’le beraber sokaklarda, deniz kenarlarında, cami avlusu gibi kubbeli yerlerde dolaştığımı biliyorum. (sıfat) (s.13)
VIII -BAĞLAMA GRUBU
A-İki veya daha fazla isim unsurunun bağlama edatlarıyla birbirine bağlanması sonucunda oluşan kelime grubudur. Bağlama edatı (ve, veya, ile, ilâ, fakat, ama, değil vb.) isim unsurlarının arasında bulunur. İsim unsurları grubun kuruluşuna eşit olarak katılır.
İsim unsuru + bağlama edatı + isim unsuru = bağlama grubu
Makine gibi çabuk ve adeta renksiz bir sesle söyledi. (s.105)
Sonra çok uslu ve ağırbaş