Bedava ödev indir
Ocak 09, 2009, 05:33:12 ÖÖ *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
  Ana Sayfa Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
  İletileri Göster
Sayfa: « 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 »
1306  cellotin genel / COĞRAFYA / Ynt: bulut çeşitleri : Eylül 28, 2007, 08:30:14 ÖS
BULUT SİSTEMİ
 

Büyük Larousse

BULUTLAR

Farklı bulut formasyonlarının ne anlama geldiğini anlayabilirseniz,kendinizi koruyabilecek önlemi alabilirsiniz.


 



SİRUS BULUTLARI
Sirus bulutları yerden yüksek bulutlardır.Düzensiz çizgiler ve buklelere benzerler.Yeryüzünün 6 km veya daha yükseklerinde yer alırlar ve genellikle güzel havaya işaret ederler.Soğuk iklimlerde, kuzeyden sürekli esen rüzgarlar ile birlikte oluştuklarında gelen kar fırtınasının habercileridirler.
 
 


KÜMÜLÜS BULUTLARI
Kümülüs bulutları tüy gibi ,beyaz.kümeler halinde görünürler.Bu bulutlar sirus bulutlarının oldukça aşağılarında yer alırlar ve sıkça iyi havaya işaret ederler.Güneşli bir günün ortasında yere yakın büyük pamuk yığınları şeklinde görünmeye meyillidirler.Günün ilerleyen saatlerinde atmosferde büyümeye ve yükselmeye başlıyabilirler ve bir dağ bulutu gibi birikmeye başlarlarsa, bunlar fırtınaya dönüşebilir.
 

 



STRATUS BULUTLARI
Stratus bulutları çok alçak,gri bulutlardır.Sık olarak bütün gökyüzünü ince gri bir tabaka halinde kaplarlar.Bu bulutlarının genellikle anlamı yağmurdur.
 

 



NİMBUS BULUTLARI
Nimbus bulutları tekbiçimli bir grilikle, tüm gökyüzünü tam olarak kapatan bulutlardır.
 

 



CUMULONİMBUS BULUTLARI
Cumulonimbus bulutları bir kümülüs bulutunun kuvvetlenmesi ve çok yükseklere çıkması sonucu oluşur.Şekli bir demirci örsünü andırır.Eğer yönünüz bulutun gidiş yönüne doğru ise, gök gürültülü bir fırtınaya gireceğinizi bekleyebilirsiniz.
 

 



CİRROSTRATUS BULUTLARI
Stratus bulutlarından yüksekte ve sirus bulutlarından daha koyudurlar.Gökyüzünü birbirine oldukça benzer şekilde kaplarlar.Bu bulutlar iyi havanın işaretidirler.
 

 



CİRROCUMULUS BULUTLARI
Cirrocumulus bulutları küçük,beyaz ve yuvarlak şekilli yüksek irtifada bulanan bulutlardır.İyi havanın habercisidirler.
 

 



SCUDS
Duman gibi seyrek hızlı hareket eden bulutlardır.Gelen rüzgarın yönünü gösterirler.

1307  cellotin genel / COĞRAFYA / Ynt: bulut & yağış çeşitleri : Eylül 28, 2007, 08:29:37 ÖS
Nemlilik yer yüzünde canlı hayatının gelişmesinde ve devamında çok önemli bir unsurdur. Hava ve iklim şartları bakımından da çok önemlidir. Her şeyden önce yağışların kaynağı havadaki su buharıdır.
Su her sıcaklıkta buharlaşır. Bu sebeple atmosferde sürekli bir miktar nem vardır.
Buna atmosfer nemliliği denir. Nemliliği ölçen alete de higrometre denir.
Atmosfer nemliliği 3 şekilde ifade edilir.
1)Mutlak Nem: 1 m3 hava içinde bulunan nemin gr olarak ağırlığına denir.
Su buharının miktarı hacim itibariyle  hiçbir zaman havanın % 4’ünü aşmaz. 
Mutlak nemde etkili faktörler
Buharlaşma yüzeyi: Buharlaşma yüzeylerinden (okyanus , deniz , akarsu , göl , bitki örtüsü gibi)   uzaklaştıkça mutlak nem azalır. Örnek; deniz kıyısından kara içlerine, ormanlık alandan ormansız alana gidildikçe mutlak nem  azalır.
Sıcaklık: Sıcaklık arttıkça buharlaşma artacağından dolayı genellikle mutlak nem de artar. Örnek; ekvatordan kutuplara doğru mutlak nem azalır. Ayrıca alçak alandan yüksek alanlara, yazdan kışa, gündüzden geceye geçildiğinde mutlak nem azalır.   
NOT: Sıcaklık arttıkça her zaman mutlak nem artmayabilir. Ama sıcak denizlere yaklaştıkça mutlak nem her zaman artar.
Mutlak nem Ekvator çevresindeki denizler üzerinde çok fazla iken , dönenceler çevresindeki çöl alanlarında çok azdır.
2)Maksimum Nem (Doyma miktarı) : Belirli bir sıcaklık ve basınç altında 1  m3 havanın taşıyabileceği en fazla nem miktarına denir.
Sıcaklık arttıkça havanın hacmi genişler ve alabileceği nem miktarı artar. Hava soğuduğunda ise hacmi daralır ve alabileceği nem azalır.
Örnek; -20C---------1,1gr/  m3
             -10 C--------2,38 gr/m3
                0 C---------4,85 gr/m3
                5 C --------6,8 gr/m3
              15 C ---------12,85 gr/m3
3) Bağıl Nem (nisbi ): Belirli bir sıcaklıktaki hava kütlesinin içinde bulunan nem miktarının , o sıcaklıkta alabileceği en fazla nem miktarına oranıdır.
         
 
Bağıl nem  havada bulunan nemin yüzde cinsinden değeridir.
Bağıl nem havanın nem açığını veya neme doyma oranını verir.
Bir yerde yağış olabilmesi için bağıl nem %100 ‘ü aşması gerekir.
Sıcaklık arttıkça bağıl nem azalır. Sebebi  ısınan  havanın hacmi genişler. Alabileceği  nem artar.
Sıcaklık azaldıkça , havanın hacmi daralır. Alabileceği nem azalır. Böylece havanın nem açığı azalır. Yani bağıl nem artar.
Bağıl nem azaldıkça buharlaşma artar. Bağıl nem arttıkça buharlaşma azalır.
NOT: Bağıl nem Ekvator çevresindeki denizler üzerinde çok yüksek iken ,çöl bölgelerinde çok düşüktür.
 
YOĞUNLAŞMA
 Hava içindeki su buharının soğuması sonucu katı veya sıvı hale dönüşmesi olayına yoğunlaşma denir.
Yoğuşma noktasına iki yoldan erişilir. Bunlar :  1- Havadaki nem miktarının artması;  2-Sıcaklığın azalmasıdır (tabiatta en fazla görülen yoğuşma biçimidir).
Yükselen hava kütlesi yoğuşma safhaları bakımından ; 1- Kuru     2- Yağmur
3- Dolu     4- Kar safhası şeklinde dört safhadır.
Havanın alttan  soğuması sonucu oluşan yoğunlaşma biçimine sis denir. Başka bir deyişle sis bulutun yere inmiş şeklidir.
Sis olayının en önemli özelliği, dünya yüzeyi ile temas eden havanın soğuması sonucunda  meydana gelmesidir. Böyle soğumalar: 
Açık gecelerde giden radyasyondan dolayı yüzeyden ısı kaybı ile,
Farklı sıcaklıktaki iki hava kütlesinin temasında sıcak havanın daha soğuk bir yüzey üzerinde akmasıyla ya da soğuk havanın sıcak bir hava kütlesinin altına girmesi ile yer yüzeyine doğru meydana gelen ısı kaybıyla,
Sıcaklık azaldıkça sis yoğunluğu artar.
Havanın yükselerek soğuması sonucu bulutlar oluşur. Bulutluluğu ölçen alete nefometre denir.
Sıcaklık azaldıkça bulut yoğunluğu artar. Ancak bu durum her zaman doğru değildir.
Örnek: Kutuplarda ve troposferin üst katlarında nem  az olduğundan bulut yoğunluğu buralarda azdır.
 
BULUT ÇEŞİTLERİ
Kümülüs bulutları: Isınan havanın yükselerek soğuması sonucu oluşur. Bulutu oluşturan su taneciklerinin yoğunlaşması aynı seviyede başladığı için alt kısımları düzdür. Sütun veya pamuk yığınına benzeyen bulutlardır. Genellikle sıcak dönemlerde görülürler.   
 
Kümülüs bulutlarının daha da yükselerek soğuması sonucu kümülonimbus bulutları oluşur ve sağanak yağışlara neden olur.
Sirus Bulutları: Çok yükseklerde oluşan bulutlardır. Çok seyrek buz kristallerinden oluşan ve tüye benzeyen bulutlardır.
Stratus Bulutları: Tabakalar şeklinde oluşmuş bulutlardır. Genellikle alçak bulutlardır. Sise benzerler. Çise yağışlarını oluşturur.
Nimbus Bulutları: Yağmur bulutlarıdır. Yoğunluğu fazla olduğundan koyu renkli görülürler. Halk arasında bu bulutlara kara bulutlar denir.   
YAĞIŞLAR
Havadaki nemin yoğunlaşarak katı veya sıvı halde yeryüzüne düşmesi olayına yağış denir. Bir yere düşen yağış miktarını ölçen alete plüviyometre denir.
Yağış Türleri (ürünleri)
Çiy:Hava içindeki su buharının soğuk cisim yüzeyleri üzerinde yağmur damlaları şeklinde yoğunlaşması olayıdır. Yoğunlaşma 0 °C ‘nin üstünde olduğu için damlalar şeklindedir. Oluşumu sabaha karşı görülür.
Kırağı: Oluşumu çiye benzer. Fakat yoğunlaşma  0 ° C ’ nin altında gerçekleştiğinden  buz kristalleri şeklindedir.
Kırç: Havadaki su buharının çok soğumuş cisim yüzeylerinde buza dönüşmesidir.
NOT: Kırağı sadece zemine yakın yerlerde görülürken , kırç her yerde (ağaç daları, teller, direkler vb.) görülür.
Yağmur: Bulutu oluşturan su taneciklerinin damlalar halinde yeryüzüne düşmesi olayıdır.
Kar: Bulutu oluşturan su taneciklerinin 
0 °C nin altındaki bir sıcaklıkta buz kristalleri şeklinde yeryüzüne düşmesi olayıdır.
Dolu: Havadaki nemin hızla yükselmesi ve çok soğuması sonucu buz tanecikleri şeklinde yeryüzüne düşmesi olayıdır. Havanın ani yükselmesi genellikle ilkbahar ve yaz mevsiminde görülür.
Yağış Oluşum Şekilleri
1)Oroğrafik (Yamaç) yağışlar: Yer şekillerinin etkisiyle oluşurlar. Nemli hava kütlesinin bir dağ yamacına çarparak yükselmesi ve soğuması sonucu oluşurlar. Türkiye’de en fazla Karadeniz ve Akdeniz Bölgelerinde görülür. Batı rüzgarları ve Muson rüzgarlarının etki alanlarında görülen yağışlar bu şekilde oluşmuştur.   
 
Yükseldikçe soğuma nedeniyle belirli bir yükseltiye kadar yağış artar.
2)Konveksiyonel ( siklonik-yükselim) yağışlar: Isınan havanın yükselerek soğuması sonucu oluşurlar. Türkiye genelinde sıcak dönemlerde görülen yağışlar bu şekildedir. En fazla İç Anadolu Bölgesinde görülür. Bu yağışlara halk arasında Kırkikindi yağışları denir. Dünya üzerinde ise en fazla Ekvatoral bölgede görülür.   
 
3)Cephesel (frontal) yağışlar: Farklı hava kütlelerinin karşılaşım alanlarında görülür.   
 
Türkiye genelinde kışın görülen yağışlar bu şekildedir. En fazla Akdeniz Bölgesinde görülür. Dünya üzerinde ise ılıman kuşakta kışın görülür.
NOT: Yağış oluşumlarında ortak özellik yükselen havanın soğuması ve yağış bırakmasıdır.
Yağışların Yer Yüzüne Dağılışında Etkili Faktörler
 
1)Denize göre konum: Kıyı bölgeler iç kesimlere göre daha fazla yağış alır.
2)Yükselti: Yükseltisi fazla olan bir yer her zaman çevresine göre daha fazla yağış alır. Sebebi; yoğunlaşmanın daha çok yükseklerde gerçekleşmiş olmasıdır.
3)Rüzgarların esme yönü: Denizden karaya doğru esen rüzgarlar yağış bırakırken , karadan gelen rüzgarlar yağış getirmez.
4)Basınç merkezi: Y.B alanlarında alçalıcı hava hareketinden dolayı yağış oluşmaz. Çünkü alçalan hava alttan itibaren ısınır ve hava doyma noktasından uzaklaşır.
A.B alanlarında ise yükselici hava hareketlerinden dolayı yağış oluşur. Yükselen hava soğur ve doyma noktasına ulaşır.
Dünyanın En Fazla Yağış Alan Bölgeleri   
 
1)Ekvator çevresi       
2)Muson iklim bölgesi (dünyanın en fazla yağış alan merkezi bu iklim kuşağında Çerapunçi’dir.  12000 mm yağış alır.)
3)Ilıman kuşak karalarının batısı
Dünyanın En Az Yağış Alan Bölgeleri   
 
1)Dönenceler çevresindeki çöl alanları
2)Ilıman kuşak kara içlerinde etrafı dağlarla çevrili çukur alanlar.
3)Kutup bölgeleri (Kutuplarda bağıl nem yüksek olmasına rağmen yağış miktarı azdır. Sebebi: sıcaklığın düşük olmasından dolayı buharlaşmanın  ve mutlak nemin az olmasıdır.
1308  cellotin genel / COĞRAFYA / Ynt: bulgaristan : Eylül 28, 2007, 08:28:30 ÖS
BULGARİSTAN ÜLKE PROFİLİ
BAŞKENTİ : Sofya
YÜZÖLÇÜMÜ : 110.913 Km2
NÜFUSU(1996) : 8,4 Milyon
KONUŞULAN DİL : Bulgarca, Türkçe
GSYİH (1997) : 9,2 Milyar Dolar
KİŞİ BAŞINA GSYİH (1997) : 947 Dolar
ENFLASYON ORANI (%) (1997) : 578,6
(%) (Ocak-Ağustos 1998) : 2,7
PARA BİRİMİ VE PARİTESİ : Leva 1 Dolar= 1.607 (19.10.1998) 

DIŞ TİCARET
1. GENEL DIŞ TİCARETİ (1997)
İHRACAT : 4.914 Milyon Dolar
İTHALAT : 4.886 Milyon Dolar
DENGE : 28 Milyon Dolar
HACİM : 9.800 Milyon Dolar
2. TÜRKİYE İLE DIŞ TİCARETİ (1997)
İTHALATIMIZ : 408,9 Milyon Dolar
İHRACATIMIZ : 175,9 Milyon Dolar
DENGE : -233 Milyon Dolar
HACİM : 584,8 Milyon Dolar
3. TÜRKİYE’NİN DIŞ TİCARETİNDE BULGARİSTAN‘IN YERİ (1997)
TOPLAM İHRACATIMIZ İÇİNDE PAYI : % 0,7
TOPLAM İTHALATIMIZ İÇİNDE PAYI : % 0,8
4. BULGARİSTAN’IN DIŞ TİCARETİNDE TÜRKİYE’NİN YERİ (1997)
TOPLAM İHRACATI İÇİNDE PAYIMIZ : % 8,3
TOPLAM İTHALATI İÇİNDE PAYIMIZ : % 3,6
BAŞLICA İHRAÇ MADDELERİ (1997)
1. GENEL İHRACATI : Dokumacılık mamulleri, gıda ürünleri, kimya sanayi ürünleri, deri -kösele, makina, demir çelik sanayi mamulleri.
2. TÜRKİYE’YE İHRACATI : Demir dışı metal sanayi mamulleri, kimya sanayi mamulleri, lastik-plastik sanayi mamulleri, işlenmiş petrol ürünleri, demir-çelik sanayi mamulleri.
BAŞLICA İTHAL MADDELERİ (1997)
1. GENEL İTHALATI : Demir dışı metaller, işlenmiş petrol ürünleri, lastik-plastik sanayi mamulleri, kimya sanayi ürünleri, gıda yan sanayi ürünleri
2. TÜRKİYE’DEN İTHALATI : Dokumacılık mamulleri, gıda sanayi ürünleri, kimyasal sanayi mamulleri, deri- kösele mamulleri, maden cevherleri
İHRACATINDA BAŞLICA ÜLKELER (1997) : İtalya, Almanya, Türkiye, Yunanistan, Rusya Federasyonu
İTHALATINDA BAŞLICA ÜLKELER (1997) : Rusya Federasyonu, Almanya, İtalya, Yunanistan, ABD

BULGARİSTAN
Başkenti: Sofya
Resmi Yazýlým Dili: Bulgarca
Yönetim Biçimi: Cumhuriyet
Yüzölçümü: 110.910 Km2
Sınır Ülkeleri: Yunanistan 494 km, Makedonya 148 km, Romanya 608 km, Yugoslavya 318 km, Türkiye 240 km.
Nüfusu (Temmuz 1999): 8.194.772.
Nüfusun Etnik dağılımı: % 83 Bulgar, % 8,5 Türk, % 2,6 Roman, % 5,9 diğer (1998)
Dinler: Bulgar Ortodoksu % 83.5, Müslüman % 13, Roma Katolik % 1.5, Yahudi % 0.8 ve diğerleri (1998).
Önemli şehirleri: Sofya, Plovdiv, Varna vb.
Para Birimi: Lev, 1 Lev (Lv) = 100 Stotinki

ARNAVUTLUK
Başkenti: Tiran.
Resmi Yazýlým Dili: Arnavutça.
Yönetim Biçimi: Cumhuriyet.
Yüzölçümü: 28,750 km2.
Sınır Ülkeleri: Yunanistan 282 km, Makedonya 151 km, Yugoslavya 287 km.
Nüfusu: 3.364.571 (Temmuz 1999).
Nüfusun Etnik dağılımı: % 95 Arnavut, % 3 Yunan, diğerleri % 2 (Roman, Sırp, Bulgar).
Dinler: %70 Müslüman, % 20 Arnavut Ortodoksu, %10 Katolik.
Önemli kentleri: Tiran, İşkodra, Dıraç, Elbasan, Berat, Avlonja vb.
Para Birimi: Lek, 1 Lek (L) = 100 qintars
Coğrafik Konumu :
Kuzey Derecesi 42º 39'
Güney Derecesi 39º 38'
Doğu Boylam 21º 40'
Batı Boylam 19º 16'
Arnavutluk, kuzey ve kuzey doğuda Karadağ, Kosova, doğuda Makedonya, güney ve güney batıda Yunanistan ile komşudur. Adriyatik Denizi'nde 270 km'lik bir kıyı şeridi vardır. İtalya ile Arnavutluk'u güneyde Adriyatik Denizi (en yakın nokta 50 km) ayırır.
Toplam alanı 25748 km²dir. Arnavutluk dağlık bir ülkedir. Ülkenin batısında denizden yüksekliği 300 metre olan platolar olmakla birlikte üçte ikisi dağlık ve tepeliktir. En yüksek dağı 2751 m yükseklikteki kuzey doğuda bulunan Korabi dağıdır.
Kuzeydeki İşkodra Gölü (368 km²) Balkanlardaki en büyük gölüdür. Ohri Gölü 362 km² güney-doğudadır ve Balkanların en derin gölüdür. Prespa Gölü ise Makedonya, Yunanistan ve Arnavukluk arasındadır. Bunların dışında kuzey ve kuzeydoğusunda küçük alp gölleri mevcuttur.
Drin, Mati, İşmi, Erzeni, Şkurbini, Semani, Niosa başlıca ırmaklardır. 152 ırmak ve çay, 5 baraj, 200 kaynak (içme suyu ve mineral) vardır.
Nüfus :
Toplam nüfus 3.255.891 (1993) dir. Bu nüfusun %50 si kırsal alanda ikame eder.
Nüfus yoğunluğu km²'ye 113,3 dir.
Ortalama yaş 26dır. Nüfusun % 40'ı 16 yaş altıdır. Ortalama hayat süresi 72,2 (69,3 erkekler, 73,4 kadınlar için) dir.
Din :
Müslüman, Ortodoks, Katolik inanışları vardır. Ülkenin %70'i İslam inanışına sahiptir Bektaşi geleneği yaygındır. Tekkeler mevcuttur. Güneyde Ortodokslar kuzeyde de Katolikler geri kalan nüfusu oluştururlar. Katolikler ve Ortodokslar yönetimde etkindirler. İtalya'nın Katolikler üzerinden, Yunanistan'ın da Ortodokslar üzerinden ülke yönetimine müdehalesi söz konusudur.
Önemli Şehirler :
Tiran (başkent),
Durres,
Shkoder (İşkodra),
Elbasan,
Vloza,
Korca,
Rier.

Arnavut Bayrağı :
Kırmızı üzerine çift başlı siyah kartaldır. Arnavutlar kendilerini kartalın oğulları (Shqipetare) olarak tanımlarlar.
Eğitim :
Eğitim alanında Avrupa standardını yakalamak üzere büyük reform yapılmaktadır.
Okul Öncesi Eğitim : (3-6 yaşlar)

3-6 yaş grubuna hitaben yapılan 4600 Anaokulu vardır ve ülke de bulunan söz konusu yaş grubundaki çocukların % 59'u anaokuluna devam etmektedir.
8 Yıllık Zorunlu Eğitim :
İki aşamalı olan sekiz yıllık eğitimin birinci aşaması 6-10 yaşlarındaki öğrencileri kapsamaktadır ve 1500 ilkokul vardır. İkinci aşamada 1700 ortaokulda 11-14 yaş grubu öğrenci eğitim yapmaktadır.
Lise Eğitimi :
500 lisede 14-18 yaş grubu öğrenci eğitim görmektedir. Sözkonusu yaş grubundaki Arnavutların % 70'i bu okullara devam etmektedir. Lise eğitimi üniversite eğitimine yönelik planlanmıştır.
Üniversite Eğitimi :
Arnavukluk'ta 6 üniversite vardır. Tiran en önemlisidir. İşkodra, Korça, Vlaza, Girokaster ve Elbasan. Bunlara ilaveten Tiran'da Güzel Sanatlar Akademisi vardır. Liseden mezun olanların %25'i üniversitelere girebilmektedirler.

BOSNA-HERSEK
Başkenti: Saraybosna.
Resmi Yazýlým Dili: Boşnakça, Hırvatça, Sırpça.
Yönetim Biçimi: Cumhuriyet.
Yüzölçümü: 28,750 km2.
Sınır Ülkeleri: Hırvatistan 932 km, Yugoslavya 527 km.
Nüfusu: Mevcut 3.482.495, vatandaş sayısı 4 200 000 (Kesin sayıya ulaşılamıyor).
Nüfusun Etnik dağılımı: Boşnak % 43, Sırp % 31, Hırvat % 17, Yugoslav % 7.
Dinler: İslam % 40, Ortodoks % 31, Katoliklik % 15, Protestan % 4, diğer % 10.
Önemli kentleri: Saraybosna, Banya Luka, Tuzla, Zenitsa, Mostar, Biyelina, Doboy, Priyedor, Bihaç.
Para Birimi: Konvertibilna Marka (KM).

MAKEDONYA
Başkenti: Üsküp.
Resmi Yazýlým Dili: Makedonca.
Yönetim Biçimi: Cumhuriyet.
Yüzölçümü: 25.333 km2.
Sınır Ülkeleri: Arnavutluk 151 km, Bulgaristan 148 km, Yunanistan 228 km, Yugoslavya 221 km.
Nüfusu: 2.022.604 (Temmuz 1999 tahmini)
Nüfusun Etnik dağılımı: % 66 Makedon, % 23 Arnavut, % 4 Türk, % 2 Sırp, % 3 Çingene, % 2 diğer.
Dinler: % 67 Ortodoks, % 30 Müslüman, % 3 diğer.
Önemli kentleri: Üsküp, Bitola, Ohrid, Gostivar, Tetova.
Para Birimi: Denar.


ROMANYA CUMHURİYETİ
Balkan Yarımadası'nın kuzeyinde yer alan Romanya, Ukrayna, Moldavya, Bulgaristan, Macaristan, Voyvodina, Sırbistan ve Karadeniz arasında bulunmakta olup yüzölçümü 237.500 km2' dir.1992 yılı nüfus sayımına göre toplam nüfusu 22.760.449 dır. Resmi verilere göre bu nüfusun oluşumu şöyledir: %87.7 Romen, %7.1 Macar, %1.8 Çingene, %0.5 Alman, %0.3 Ukrayna, %0.2 Rus. Romanya'da resmen 29.533 Türk ve 24.449 Tatar bulunmakta ise de, bu sayıyı 15.000 ile 20.000 arasında arttırmakla gerçek rakam olan 70.000 yaklaşılabilir. Türkler, yoğun olarak Dobruca bölgesinde yaşamaktadırlar. Dobruca, Karadeniz ile Tuna nehri arasında kalan ve Bulgaristan'a kadar uzanan toprak parçasının adıdır. Dobruca, Romanya sınırlarında 14.492 km2 ve Bulgaristan'da 7780 km2 olmak üzere toplam 23.626 km2'lik bir alandan oluşmaktadır. Dobruca bölgesinde Müslüman unsuru olarak karşımıza Yörük Türkleri, yerleşik Nogay Türkleri ve Kırım ile diğer bölgelerden göç etmiş Tatar Türkleri çıkmaktadır. Çingeneler nüfus sayımlarında kendilerini Türk olarak yazdırmaktadırlar. Ayrıca, sayıları çok az olmakla birlikte, bu bölgede Gagavuz Türkleri de yaşamaktadır. 4 Eylül 1939 tarihinde Türkiye ile Romanya arasında yapılmış olan göç anlaşması sonucunda 130.000 ile 150.000 kişi Türkiye'ye göç etmiştir. 1944 yılında Komünistlerin yönetimi ele geçirmeleriyle Romen vatandaşı Türkler için felaketin başlangıcı olmuş ve zengin, aydın binlerce Türk idam edilmiştir. Vakıf arazilerine el konulmuş, kişilerin ve Müslüman Vakıfları'nın malları gasp ve talan edilmiştir. Mevcut okullar 1959 yılında kapatılmıştır.

Mecidiye'de İmam yetiştiren İmam-Hatip Okulu 1967 yılında kapatılmıştır. Daha önce Türklerle meskun olan Adakale, 1960-1970 yıllarında Yugoslavya ve Romanya arasında yapılan anlaşma ile oluşturulan hidroelektrik santralı yüzünden sular altında kalmıştır. Burada yaşayan Türkler Romanya'nın çeşitli bölgelerine dağıtılmıştır.

Resmi dil Romence'dir. Romanya'da okullarda Romence'nin yanı sıra Almanca ve Macarca da öğretilmektedir. Eğitim 6-16 yaş arasında zorunlu ve parasızdır. Genel liselerin yanında çok sayıda meslek okulu ve teknik okul bulunmaktadır. Bugün, Türkçe öğrenim seçmeli olup mesai sonrasında yapılabilmektedir.

Romanya'nın kapsamlı bir sosyal güvenlik sistemi vardır. Bu sistem, tüm yurttaşlara parasız sağlık hizmeti sağlamaktadır. Öteki sosyal hizmetler ise emeklilik, yaşlılık ve iş göremezlik aylığı ile hastalık, annelik, iş kazası ve aile yardımlarıdır. Ülkede hayat düzeyi diğer Avrupa ülkelerine göre daha düşüktür. Yıllardan beri süren yiyecek sıkıntısı ve konut açığı ülkedeki en önemli sorunlardır. Romanya, 1989 yılındaki rejim değişikliğinden sonra liberal demokratik bir yapıya kavuşmuş ve Fransa'daki V. Cumhuriyet Anayasası'ndan esinlenerek hazırlanan yeni anayasa 8 Aralık 1991 tarihinde kabul edilmiştir. Yürütme gücü, doğrudan halk tarafından seçilen devlet başkanında bulunmakta, Devlet Başkanı hükümet üyelerini bizzat seçmektedir. Devlet Başkanı'nın görev süresi beş yıldır ve üst üste iki defadan fazla seçilmez.
Romanya Millet Meclisi, iki meclisli olup, her ulusal azınlığın temsilcileri Mecliste yer alabilmektedir. Romanya'da oy kullanma yaşı 18'dir. Millet Meclisine seçilebilmek için 25, Senatoya seçilebilmek için ise 30 yaşında olmak gerekir. Her iki meclisin de görev süresi dörder yıldır.
Aralık 1989 sonrası dönem, Romanya Türkleri için,Türkiye kapılarının ardına kadar açılması anlamına gelmiştir. Çünkü, her aileden Türkiye'de akrabası olanlar mevcuttur. Romanya'daki Müslümanlar Türkiye'ye göç etmek üzere yoğun bir ilgi göstermektedirler.
Romanya'da 13 ayrı azınlığın her birinin bir milletvekili çıkarma hakkı bulunmakta, Yörük Türk ve Tatar Türk Toplumları ise iki ayrı azınlık olarak kabul edilmektedir. Tüm engellere rağmen, Yörük Türkleri ve Tatar Türkleri bir araya gelip bir federasyon oluşturmuşlardır.
2 Ekim1991 tarih ve 7642 sayılı kanunla Romanya Eğitim Bakanlığı azınlıklarla ilgili bir genel müdürlük oluşturmuştur. Aynı kanunun gereği olarak, müfredata 1992-1993 öğretim yılından itibaren ilkokul 5. sınıftan 12. sınıfa kadar, tüm azınlık okullarında olduğu gibi, haftada 3 saatlik bir "Ana Yazýlým Dili" dersi uygulaması başlamıştır. Bu dersler isteğe bağlı olarak yapılmaktadır. Dobruca bölgesinde çeşitli köy, kasaba ve şehirlerde 1993-1994 öğretim yılı itibariyle 1521 öğrenci ve 54 öğretmen ile Türkçe dersleri yürütülmektedir.
Üniversite mezunu olan Tatar Türkleri önemli mevkilere gelmiş bulunmaktadırlar. Yörük Türkleri arasında üniversite mezunu parmakla sayılacak kadar azdır.
XIX. Yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nda Dobruca'da 196 camii bulunmaktaydı. Şimdi ise, Romanya'da ancak 80 camii açıktır. Mevcut bulunan 166 Müslüman mezarlığından 101'i viran haldedir. Kullanılmayan ve kullanılan camiler âcil bakıma muhtaçtır. Bazıları ise yıkılma tehlikesi ile karşı karşıyadır. Vakıf arazileri komünizm döneminde görevlendirilen müftüler tarafından sahiplenilmemiş, çarçur edilmiş ve yok denecek kadar az bir şey elde kalmıştır. Mevcut din adamları 1967'de kapatılan Müslüman Mektebi'nin mezunları olup resmî memur olarak çalışmaktadırlar. Bunların bir kısmı İslâmî prensiplerin dışında hareket etmiş olup bugün toplum içerisinde saygınlıkları kalmamıştır.
Türk-Tatar halkı arasında, Türkçe'ye "Müslüman'ca" denilmektedir. Türklük ile İslâmiyet, İslâmiyet ile Türkçe birlikte telakki edilmektedir. Türk-Tatar gençlerinin çok iyi anlaştıkları Romen arkadaşları bulunmaktadır. Romenlerin paskalya ve diğer bayramlarına Türkler de iştirak etmektedirler. Romenler de Türklerin bayramlarına iştirak etmektedirler.
Romanya Türkleri'nin çıkardığı Karadeniz adlı Türkçe-Romence gazete yayın hayatını zorluklarla devam ettirmektedir.
Romanya'da, Çavuşescu'nun devrilmesinde rol oynayan kişilere "Gazi" denilmektedir. Sayısı 420 civarında olan gazilerin toplum içersinde saygınlığı mevcuttur. Gazilerin ileri gelenleri arasında Türkler de vardır. Türkiye'den yayın yapan özel televizyon kanalları izlenilebilmektedir. Bu kanalların Türkçe öğrenime büyük katkıları bulunmaktadır. Romanya Türk'ünün temel hak ve isteklerini belirleyen bir milli belgesi mevcut değildir.








YUGOSLAVYA
Başkenti: Belgrad.
Resmi Yazýlým Dili: Sırpça.
Yönetim Biçimi: Cumhuriyet.
Yüzölçümü: 102,350 km2.
Sırbistan: Toplam alanı kara alanına eşittir (88,412 km2).
Karadağ: Kara alanı: 13,724 km2; toplam alan: 13,938 km2.
Sınır Ülkeleri: Arnavutluk 287 km (Sırbistan ile 114 km, Karadağ ile 173 km), Bosna ve Hersek 527 km (Sırbistan ile 312 km, Karadağ ile 215 km), Bulgaristan 318 km, Hırvatistan (Kuzey kısmı) 241 km, Hırvatistan (Güney kısmı) 25 km, Macaristan 151 km, Makedonya 221 km, Romanya 476 km.
Nüfusu: 10. 991.352.
Nüfusun Etnik dağılımı: Sırplar 63%, Arnavutlar 14%, Karadağlılar 6%, Macarlar 4%, Diğer 13%.
Dinler: % 65 Ortodoks, % 19 Müslüman, % 4 Katolik, % 1 Protestant, % 11 diğerleri.
Önemli kentleri: Belgrad, Niş, Novi Sad, Podgoritsa, Kraguyevats, Plyevlya, Subotitsa v.b.
Para Birimi: Dinar.

BATI TRAKYA ve YUNANİSTAN
Başkenti: Atina.
Resmi Yazýlým Dili: Yunanca.
Yönetim Biçimi: Cumhuriyet.
Yüzölçümü: 131.940 km2.
Sınır Ülkeleri: Arnavutluk 282 km, Bulgaristan 494 km, Türkiye 206 km, Makedonya 228 km.
Nüfusu: 10.601.527 (Temmuz 2000 tahmini).
Nüfusun Etnik dağılımı: Yunanistan hükümeti ülkelerinde etnik dağılım olmadığını belirtmektedir.
Dinler: Yunan Ortodoksu % 98, İslam % 1.3, diğer % 0.7.
Önemli kentleri:
Para Birimi: Drahmi.
ise Makedonya, Yunanistan ve Arnavukluk arasındadır. Bunların dışında kuzey ve kuzeydoğusunda küçük alp gölleri mevcuttur.

1309  cellotin genel / COĞRAFYA / Ynt: bölgelerimiz : Eylül 28, 2007, 08:26:59 ÖS
   cografyam
       KARADENİZ  BÖLGESİ
 
KONUMU, SINIRLARI  VE  KOMŞULARI:
Yurdumuzun  kuzeyinde, Sakarya’nın  doğusundan  Gürcistan’a  kadar  Karadeniz’e  paralel  olarak  bir  şerit  gibi  uzanır.
Gürcistan, D. Anadolu, İç  Anadolu  ve  Marmara  Bölgeleriyle  ve  adını  aldığı  deniz  ile  komşudur.
ALANI  VE  NÜFUSU:
Gerçek  alanı  olan  143.537 Km2  ile  Türkiye  topraklarının  %18’ini  kaplar. Alan  bakımından  3. Büyüklükteki  bölgemizdir.  Bölge  Doğu-Batı  doğrultusunda  1400 Km, Kuzey-Güney  doğrultusunda  100-200  Km  ile  bir  şeride  benzer.
Nüfusu  2000  sayımına  göre  8.4  milyondur. Nüfus  yoğunluğu  Km2’ye  59  kişidir. Bu  Türkiye  ortalamasının  altındadır. (Türkiye  ortalaması  Km2’ye 83  kişi)
BÖLÜMLERİ:
1.Batı  Karadeniz   
2.Orta  Karadeniz   
3.Doğu  Karadeniz
 YERYÜZÜ  ŞEKİLLERİ:
Kıyıları:
Dağlar  kıyıya  paralel  olarak  uzandığı  için  kıyılar  az  girintili-çıkıntılıdır. Bu  kıyı  tipine  Boyuna  Kıyı  Tipi  denir.
Tek  doğal  limanı  Sinop’tur. Arkasındaki  dağların  ulaşımı  zorlaştırması  nedeniyle  fazla  gelişmemiştir. Buna  rağmen  Trabzon, Samsun  gibi  limanlar  yapay  olmasına  rağmen  ulaşımları  sayesinde  gelişmişlerdir.
Bu  kıyı  tipinde  bir  kıyı  aşındırma  şekli  olan  Falez (Yalıyar)  çok  görülür.
Dağları:
Batı  K.: Küre  (İsfendiyar) Dağları,  Bolu Dağları,  Ilgaz  Dağları,  Köroğlu  Dağları
Orta  K.: Canik  Dağları
Doğu  K.Kahkaha.Karadeniz  (Rize) Dağları ( Zirvesi: Kaçkar D.3932), Giresun  Dağları,
Çimen, Kop, Mescit, Akdağ  ve  Yalnızçam  Dağları
D. Karadeniz’de  Zigana  ve  Kop  geçitleri  vardır.
Akarsuları:
Bartın  Çayı (Ulaşım  yapılabilir.), Yenice (Filyos)  Çayı
Kızılırmak (Türk.’nin  en  uzun ırmağı), Yeşilırmak  ve  Çoruh (Gürcistan’dan  dökülür.)
Ovaları:
Kastamonu, Bolu  ve  Düzce  Ovaları. Bafra  ve  Çarşamba  Delta  Ovaları
Gölleri:
Sera  ve  Tortum  gölleri (Heyelan  Gölleri),  Abant  ve  Yedigöller. Baraj  Gölleri: Almus, Suat  Uğurlu, Hasan  Uğurlu (Yeşilırmak), Hirfanlı  ve  Altınkaya (Kızılırmak), Sarıyar (Sakarya)
 İKLİM  VE  BİTKİ  ÖRTÜSÜ:
Bölgenin  kıyı  kesiminde  Karadeniz  İklimi  görülür. İklim  bu  alanlarda  her  mevsim  yağışlı  ve  ılımandır. En  fazla  yağışı  sonbaharda, en  azını  yazın  alır. Bitki  örtüsü  Ormandır. Bölge  orman  bakımından  ilk  sırada  gelir. Yağışlı  ve  ılık  olduğu  için  yangın  çok  azdır. En  fazla  yağış  alan  bölgemizdir. Rize’de  en  fazla  alan  şehirdir.
İç  kesimlerde  iklim  karasallaşır. Dağların  bu  güney  yamaçlarında  yazları  sıcak  ve  kurak  kışları  soğuk  ve  kar  yağışlı  bir  iklim  görülür. En  fazla  yağışı  ilkbaharda, en  azını  yazın  alır.  Bitki  örtüsü  ise  buralarda  Bozkırdır.
Yağışın  bol  olması  sayesinde  orman  ve akarsuların  debileri (su  miktarları)  fazladır. Yağışın  yeterli  olması  sayesinde  nadasa  bırakmanın  en  az  olduğu  bölgemizdir. Bölge  kuzeye  yakın  olduğu  için  güneşten  yararlanma  süresi azdır, gölge  boyu  uzundur, gece-gündüz  süresi  arasında  fark  en  fazladır. Kimyasal  çözülmenin de  en  fazla  olduğu bölgemizdir.   
 TARIM  VE  HAYVANCILIK:
Fındık: Ordu  ve  Giresun  çevresinde. Türkiye’de  ve  Dünyada  1.Sıradadır.
Çay: Rize  kıyılarında. Bol  yağış  ve  yıkanmış  toprak  ister. Türkiye’de  1.Sıradadır.
Tütün: Orta  Karadeniz  ve  Bolu-Düzce  ovası. Yağışı  sevmez. Türkiye’de  2.Sıradadır.
Mısır: Bölgenin  yağışlı  kıyılarında. Bölgede  tüketilir. Türkiye’de  1.Sıradadır.
Şekerpancarı: Orta  Karadeniz’de, Soya  Fasulyesi  ve  Keten-Kenevir: Kastamonu, Sinop, Zonguldak  ve  Ordu’da. Tahıl: Karasal  iklimin  görüldüğü  iç  kesimlerde. Sebze  ve  Meyve: Sulamanın  yapılabildiği  kıyı  ve  iç  ovalarda. Zeytin  ve  Turunçgiller: D. Karadeniz’de  az  bir  alanda yetiştirilir.
Kıyı  kesiminde  yağışlı  ve  gür  otlaklara  sahip  alanlarda  büyükbaş  hayvan, iç  kesimdeki  düzlüklerde  ise  küçükbaş  hayvan  yetiştirilir. Arıcılık  ve  balıkçılıkta  diğer  hayvancılık  faaliyetleridir.
 YER ALTI  ZENGİNLİKLERİ:
Taşkömürü: Zonguldak , Bartın  ve  Kastamonu’da. Türkiye’de  tek.
Bakır: Murgul (Artvin), Küre (Kastamonu), Çayeli (Rize). Türkiye’de  1.Sıradadır.
Linyit: Bolu, Çankırı, Amasya, Samsun, Ankara’da. Demir: Ordu’da.
Manganez: Trabzon, Artvin, Amasya  ve  Kastamonu’da  çıkarılır.
ENDÜSTRİ:
Demir-Çelik  Sanayisi: Karabük  ve  Ereğli’de. Bakır  Tesisleri: Samsun’da.
Şeker  Sanayisi: Turhal, Amasya, Suluova, Çorum, Kastamonu  ve  Çorum’da.
Tütün  Sanayisi: Samsun  ve  Tokat’ta. Kağıt  Sanayisi: Batı  Karadeniz’de.
Çay  Sanayisi: Rize  ve  çevresi. Fındık  Sanayisi: Ordu  ve  çevresi.
Gıda  ve  Dokuma  Sanayisi: Büyük  kentlerin  yakınlarında  Kurulmuştur.
 NÜFUS  VE  YERLEŞME:
2000  Sayımına  göre  bölgenin  nüfusu  8.4  Milyondur. .Nüfus  yoğunluğu  Km2’ye  59  kişidir. Nüfus  yoğunluğu  bakımından  Doğu  Anadolu’dan  sonra  en  az  2. yoğunluktaki  bölgedir. Bu  Türkiye  ortalamasının  altındadır. Çünkü  bölgenin  geçim  kaynakları  kısıtlı  olduğu  için  çok  göç  verir. Nüfus  kıyı  bölümüne, iç  ovalara  ve  Batı  Karadeniz’deki  maden  ve  sanayi  alanlarına  toplanmıştır.
Nüfus  Artış  Hızı  %o 4’tür  (Türkiye %o18.34)  Yeryüzü  şekilleri  nedeniyle  Dağınık  Kır  Yerleşmesi  çok  görülür. Ev  yapımında  ağaç  sık  kullanılır. Nüfusun  %51’i  kırsal  kesimde  yaşar (Türkiye’de % 35) , Halkı genellikle   tarım  ve  hayvancılıkla  uğraşır.
 TURİZM:
Bolu’da  Abant  Gölü  ve  Yedigöller. Kastamonu’da  Safranbolu  Evleri. Bolu-Kartalkaya  ve  Ilgaz  Dağlarında  Kayak  Turizmi. Samsun  ve  Tokat’ta  Kaplıcalar. Trabzon-Maçka’da  Sümela  Manastırı.
Plajlar  ve  Karadeniz  Yaylalar.
TARİHİ  ÖNEMİ:
Samsun  M. Kemal’in  19  Mayıs  1919’da  Anadolu’ya  ayak  bastığı  yerdir. Havza,  Tokat  ve  Amasya  Milli  Mücadeledeki  diğer  önemli  kentlerdir.
Kastamonu’da  M. Kemal’in  şapka  takarak.  Kılık  Kıyafet  İnkılabını  başlattığı  şehirdir.
BÖLGE  HAKKINDA  NOTLAR:
Ø       Alan  bakımından  %18  ile  3.  Büyük  bölgemizdir.
Ø       Kırsal  nüfusun  en  fazla  olduğu  bölgemizdir.
Ø       Ormanlarımızın  %27’sine  sahip  olarak  1.Sıradadır.
Ø       En  fazla  yağış  alan  bölgedir.
Ø       Nadasa  bırakmanın  en  az  olduğu  bölgedir.
Ø       Temel  geçim  kaynağı  tarımdır.
Ø       En  çok  göç  veren  bölgedir.
Ø       Güneşten  yararlanma  oranı  en  az  bölgedir.
Ø       Gölge  uzunluğu  en  fazla  bölgedir.
Ø       Gece-Gündüz  süresi  arasındaki  farkın  en  fazla  olduğu  bölgedir.
Ø       Kimyasal  çözülmenin  en  fazla  olduğu  bölgedir.
Ø       En  fazla  heyelan  olan  bölgedir.
Ø       En  fazla  falez (yalıyar)  olan  bölgedir.
Ø       Çay, Fındık, Mısır, Keten-Kenevir, Soya  Fasulyesi  üretiminde  1. Sıradadır.
Ø       Taşkömürünün  tamamı  ve  Bakırın  yarısı  bu  bölgeden  sağlanır.
Ø       Kereste  en  çok  Sinop, Kastamonu  ve  Bolu’da  üretilir.
Ø       Boyuna  kıyı  tipi  görülür.
Ø       Sıcaklık  ortalaması  14-15  derece,  yağış  ortalama  1000  mm’dir.
Ø       Çatalağzı  Termik  Santrali  bu  bölgededir.
Ø       Kızılırmak  Türkiye’nin  en  uzun  ırmağıdır.
Ø       Batın  Çayının  kısa  bir  bölümünde  akarsu  ulaşımı  yapılabilmektedir.
Ø       Yeryüzü  şekilleri  nedeniyle  İnsan  ve  hayvan  gücüyle  tarım  yaygındır.
 
MARMARA  BÖLGESİ
 
KONUMU, SINIRLARI  VE  KOMŞULARI:
Ülkemizin  kuzey-batısında  yer  alır. Bulgaristan, Yunanistan, Karadeniz, Marmara  ve  Ege  Denizleri, Karadeniz, Ege, İç  Anadolu  ve  Karadeniz  Bölgeleri  ile  komşudur.
ALANI  VE  NÜFUSU:
Gerçek  alanı  67.306  Km2. Ülke  yüzölçümünün  %8.5’ini  kaplar. 6.Büyüklükteki  bölgemizdir.
Nüfusu  2000  sayımına  göre  17.3  milyondur. Nüfus  yoğunluğu  Km2’ye  258  kişidir. Bu  Türkiye  ortalamasının  altındadır. (Türkiye  ortalaması  Km2’ye 83  kişi)
 BÖLÜMLERİ:
1.Yıldız  Dağları  (Istranca) Bölümü   
2.Ergene  Bölümü   
3.Çatalca-Kocaeli  Bölümü                 
4.Güney  Marmara  Bölümü
 YERYÜZÜ  ŞEKİLLERİ:
Kıyıları:
Karadeniz  ne  Kuzey  Marmara  kıyıları  fazla  girintili-çıkıntılı  değildir. Falez (Yalıyar)  çok  vardır. Fakat  Güney  Marmara  kıyıları  girintili-çıkıntılıdır.
İzmit, Gemlik, Erdek  ve  Saros  körfezleri  vardır.Gelibolu, Biga, Kapıdağ, Armutlu, Çatalca-Kocaeli  başlıca  yarımadalarıdır.Gökçeada, Bozcaada, Marmara  Adaları, İmralı, İstanbul  Adaları  ise  başlıca  adalarıdır.İstanbul  ve  Çanakkale  Boğazları  Ria  Tipi  kıyılardır.Kapıdağ  Yarımadası  bir  kıyı  biriktirme  şekli  olan  Tombolo’dur.
Dağları:
Ortalama  yükseltisi  en  az  bölgedir.  En  yüksek  dağı  Uludağ’dır (2543 m).Yıldız  Dağları, Koru  Dağlar, Işıklar  Dağları, Biga  Dağları, Samanlı  Dağları  diğer  dağlarıdır.Yerşekilleri  sade  olduğu  için  ulaşımı da  kolaydır.
Akarsuları:
Sakarya’nın  aşağı  kesimi, Susurluk, Meriç  ve  onun  kolu  Ergene.  Bu  akarsular  baraj  yapımı  için  uygun  değildir. Ağızlarında  delta  oluşturamazlar. Çünkü  akıntı  ve  yatak  eğimi  fazladır.
Ovaları:
Kastamonu, Bolu  ve  Düzce  Ovaları. Bafra  ve  Çarşamba  Delta  Ovaları
Gölleri:
İznik, Manyas, Sapanca  ve  Ulubatlı  Tektonik  göldür.
Terkos, Küçük  ve  Büyük  Çekmece  Gölleri  Kıyı  Seti  gölüdür.
Ömerli  Baraj  gölü de  bulunmaktadır.
 İKLİM  VE  BİTKİ  ÖRTÜSÜ:
Marmara  Bölgesi  konumu  sebebiyle  iklim  ve  bitki  çeşitliliğine  sahiptir. Karadeniz  kıyılarında  Karadeniz  İklimi  ve  Ormanlar  görülür.
Istrancaların  güneyinde  Karasal  İklim  ve  bozkır  görülür.
Güney  Marmara’da  bozulmuş  Akdeniz  İklimi  ve  Maki  görülür. Burada  yazlar  sıcak  ve  kurak  kışlar  ılık  ve  yağışlıdır.
TARIM  VE  HAYVANCILIK:
Yüzölçümüne  göre  ekili-dikili  alanı  en  fazla  bölgemizdir. Sebebi  engebenin  az, düzlüklerin  fazla  olmasıdır. Makineli  tarım  yaygındır. İklim  çeşitliliği  yetiştirilen  ürünleri de  çeşitli  kılmaktadır. Ulaşımın  kolay  olması, sulamanın  yaygın  olması   ve  tüketici  nüfusun  fazla  olması  nedeniyle  tarım  gelişmiştir. Fakat  kalabalık  nüfusa  yetmediği  için  başka  bölgelerden  de  gelmektedir.
Tütün: A.Pazarı (Türkiye’de %8  ile 3.), Ayçiçeği: Ergene  Havzası (Türkiye’de  1.)
Zeytin: Güney  Kıyılarında (Türkiye’de  %27  ile  2.), Pamuk: Balıkesir (Yağışın  azalması  sayesinde.)
Şekerpancarı: Trakya-Alpullu, Adapazarı  ve  Susurlukta  sulanabilen  alanlarda.
Buğday: İç  kesimlerde (Türkiye’nin  %13’ü), Pirinç: Ergene  ve  Meriç  havzalarında (Türkiye’de 1.)
Mısır: Doğu  Marmara  ve  Trakya’da. (Türkiye’de  2.)
Hayvancılık  genellikle  besicilik  ve  ahır  hayvancılığı  şeklindedir. Bunun  sebepleri  tarım  arazisinin  fazlalığı, tüketici  nüfusun  fazla  olması,  pazarlama  sorununun  olmaması  ve  yer  şekilleri  ve  iklim  şartlarının  buna  uygun  olmasıdır. İstanbul  ve  çevresinde  kümes  hayvancılığı, Bursa  ve  çevresinde  ipekböcekçiliği  yapılmaktadır.
 YERALTI  ZENGİNLİKLERİ:
Bor: Susurluk, Bigadiç- Balıkesir (Türkiye’de  1.), Volfram (Tungsten):Uludağ-Bursa, Demirköy-Kırklareli (Türkiye’de  1.), Mermer: Güney  Marmara, Linyit: Bölgenin  genelinde, Barit: Lapseki-Çanakkale, Doğalgaz: Kırklareli, Demir: Kocaeli ve  Sakarya, Manyezit-Magnezyum: Bilecik, Krom: Bursa, Kurşun-Çinko: Balıkesir  ve  Çanakkale,  Seramik  Kili: İstanbul  ve  Çanakkale
 ENDÜSTRİ:
Bölge  ekonomisi  gelişmiştir. Milli  gelirimizin  %20’si  bu  bölgeden  karşılanır. Sanayi  işçilerimizin  yarısı  burada  çalışır  ve sanayi  ürünlerinin  1/3’ü  bu  bölgeden  karşılanır. Ulaşımını  kolay  olması, hammadde  teminin  kolay  olması, Hinterlandının  geniş  olması, işgücünün  fazla  olması, tüketici  nüfusunun  fazla  olması  ve  pazarlama  kolaylığı  gibi  sebeplerle  sanayisi  gelişmiştir.  Enerji  üretimi  en  az  olan  bölge  olmasına  rağmen  enerji  tüketiminde  ilk  sıradadır.  Türkiye’nin  en  büyük  sanayi  kuşağı  olan  İstanbul-Kocaeli-Adapazarı  bu  bölgede  yer  alır. Bursa  başka  bir  sanayi  ilidir. İstanbul  en  işlek  ve  gelişmiş  limanımız  olarak en  büyük  ithalat  limanımızdır.
 İzmit’te  İpraş  Petrol  Rafinerimiz  bulunmaktadır. Ambarlı-İstanbul’da  Doğalgaz  ve  Fuel Oil, Bursa  ve  Hamitabat’ta  Doğalgaz, Kırklareli  ve  Orhaneli’nde  termik  santraller  vardır.
Bursa’da  dokumacılık, otomotiv  ve  konserve  sanayisi  vardır. İzmit’te  ise  kağıt, petro-kimya  ve  İpraş  Rafinerisi  vardır.
 NÜFUS  VE  YERLEŞME:
2000  Sayımına  göre  bölgenin  nüfusu  17.3 Milyondur .Nüfus  yoğunluğu  Km2’ye  258  kişidir. Bu  Türkiye  ortalamasının  çok  üstündedir (Türkiye  ortalaması  83  kişidir.)  Kentsel  nüfusu  en  fazla  olan  bölgemizdir. Halkın  % 79’u  kentlerde  yaşar.  Nüfusu  çok  fazla  olduğu  için  diğer  bölgelerden  ürün  alır. Nüfus  Çatalca-Kocaeli  yarımadasına  yoğunlaşmıştır. İstanbul  en  kalabalık  ilidir. İzmit, Adapazarı  ve  Bursa  diğer  büyük  illeridir. Nüfus  artış  hızı  %o 27’dir (Türkiye  %o 18.34). Nüfus  ve  nüfus  yoğunluğunda  1.  sıradadır.
 TURİZM:
Turizm  geliri  en  fazla  olan  bölgemizdir. Bölgede  başta  İstanbul, Bursa  ve  Edirne  olmak  üzere  Osmanlı  eserleri  çoktur. Bursa’da  kaplıcalar  bulunmaktadır. Balıkesir’de  Kuş  Cenneti  bulunmaktadır. Bursa-Uludağ  önemli  bir  kış  turizm  merkezimizdir. Bölgede  bulunan  adalar  ve  kıyılar  turist  çeken  diğer  yerlerdir. İstanbul  bütün  yıl  fuar  ve  kongreler  sayesinde  önemli  sayıda  turist  çekmektedir.
 TARİHİ  ÖNEMİ:
Bilecik, Bursa, Edirne  ve  İstanbul  illerinin  Osmanlı  Tarihinde  önemli  yerleri  vardır. Bu  kentler  bu  devletin  başkentliğini  yapmıştır. Çanakkale’de  1915te  Çanakkale  Savaşına  sahne  olmuş  bir  kentimizdir.
  BÖLGE  HAKKINDA  NOTLAR:
Ø       Yüzölçümüne  göre  6.  Sıradadır.
Ø       Ortalama  yükseltisi  en  az  bölgedir.
Ø       Nüfus  ve  nüfus  yoğunluğu  en  fazla  olan  bölgedir.
Ø       En  fazla  iç  göç  alan  bölgedir.
Ø       Sanayisi  en  gelişmiş  ve  sanayi  nüfusu  en  fazla  bölgedir.
Ø       İşçi  nüfusu  en  fazla  bölgedir.
Ø       Alanına  oranla  ekili-dikili  alanı  en  fazla  bölgedir.
Ø       İki  kıtada  toprağı  olup  iki  çok  önemli  boğaza  sahiptir.
Ø       Orman  bakımından  %19  ile  3.  Sıradadır.
Ø       Yünlü  ve  ipekli  dokumada  ilk  sırada  yer  alan  bölgedir.
Ø       Boğazlar  ria  kıyı  tipidir.
Ø       İstanbul  en büyük  ithalat  limanımızdır.
Ø       En  çok  vergi  veren  bölgemizdir.
Ø       Bor  üretiminde  Türkiye’de  ve  Dünyada  ilk  sıradadır.
Ø       Alanına  oranla  tarım  arazisi  en  fazla  bölgedir.
Ø       Ekonomimize  katkısı  daha  çok  sanayi  alanındadır.
Ø       Hizmet  sektörünün  en  fazla  olduğu  bölgedir.
Ø       Çayır  ve  otlakları  en  az  bölgedir. (Alanının  1/10’undan  az)
Ø       Ürün  vermeyen  toprakları  en  az  bölgedir.
Ø       Enerji  üretimi  en  az  ama  tüketimi  en  fazla  bölgedir.
Ø       Turizm  gelirleri  en  fazla  olan  bölgedir.
Ø       Şeftali, Ayçiçeği, Pirinç  ve  Kestane  üretiminde  ilk  sıradadır.
Ø       Madenler  bakımından  en  zengin  ili  Balıkesir’dir.
Ø       Kağıt  sanayisinin  en  fazla  olduğu  bölgedir.
Ø       Ortalama  sıcaklık  14-16  derece,  yağış  600-900  mm’dir.
Ø       En  fazla  yağışı  kışın, en  azı  yazın  alır. Yazın  Karadeniz  ikliminin  etkisiyle  yağış  alır.
Ø       Okur  yazar  oranı  en  fazla  bölgedir.
Ø       Ekonomimize  katkısı  sanayi  ve  ticaret  alanındadır.
Ø       Şehirleri: Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, İstanbul, Yalova, Kocaeli, Adapazarı, Bursa, Çanakkale, Balıkesir  ve  Bilecik’tir.
 
      EGE  BÖLGESİ
 
KONUMU, SINIRLARI  VE  KOMŞULARI:
Ülkemizin  batısında  Ege  Denizi  kıyılarınca  uzanan bölge, Marmara  Bölgesi, İç  Anadolu  ve  Akdeniz  Bölgeleriyle  ve  Ege  Denizi  ve  Ege  Adaları  ile  komşudur. 
Gerçek  alanı  olan  93.139 Km2  ile  Türkiye  topraklarının  %10.1’ini  kaplar. Alan  bakımından  5. Büyüklükteki  bölgemizdir.
Nüfusu  2000  sayımına  göre  8.9  milyondur. Nüfus  yoğunluğu  Km2’ye  96  kişidir. Bu  Türkiye  ortalamasının  biraz  üstündedir. (Türkiye  ortalaması  Km2’ye 83  kişi)
BÖLÜMLERİ:
1.Asıl  Ege  Bölümü    2.İç  Batı  Anadolu  Bölümü
 YERYÜZÜ  ŞEKİLLERİ:
Kıyıları:
Ege  Denizinin  yerinde  eskiden  Egeid  karası  vardı. Bunun  çökmesi  sonucunda  bugünkü  adalar  meydana  geldi. Bölge  dağları  kıyıya  dik  uzandığı  için  kıyı  girintili-çıkıntılı  Enine  Kıyı  Tipidir.
Kıyıda  bir  çok  körfez, koy, yarmada  ve  buruna  rastlanır. Edremit, Çandarlı, İzmir, Kuşadası, Güllük, Gökova  başlıca  körfezleridir.Reşadiye, Bozburun, Dilek  VE  İzmir  başlıca  yarımadalarıdır.
Ege  kıyıları  girintili-çıkıntılı  olduğu  için  en  uzun  kıyımızdır. Muğla’da  en  uzun  kıyıya  sahip  ilimizdir.
 Dağları:
Asıl  Ege  Bölümü  faylanma  hareketlerine  uğradığı  için  Kaz  Dağı, Madra Dağı, Yunt  Dağı, Bozdağlar, Aydın  Dağları  faylanma  sonucu  yüksekte  kalmış  horstlardır. Bölümün  güneyinde  uzanan  Menteşe  Dağlarının  uzanış  yönü  kıyıya  paraleldir.
İç  Batı Anadolu’ya  gidildikçe  yükseklik  artar. Bu  bölümde, Alaçam, Eğrigöz, Murat  ve  Sandıklı  Dağları  vardır.
Ovaları:
İç  Batı  Anadolu  Bölümünde  Yazılıkaya  Platosu, Tavas- Çivril- Banaz-Örencik  ovaları  vardır.
Asıl  Ege  Bölümünde  horstlar  arasında  kalan  grabenler  birer  alüvyon  ovasıdır. Bunlar  Bakırçay, Gediz, Küçük  Menderes  ve  Büyük  Menderes  ovalarıdır. Bunlar  aynı  adı  taşıyan  ve  bol  alüvyon  taşıyan, akarsuları  tarafından oluşturulmuştur. Akarsuların  döküldükleri  yerlerde de delta  ovaları da  oluşmuştur.
Akarsuları:
Bakırçay, Gediz,K. Menderes, B. Menderes  başlıca  akarsularıdır. İç  Batı  Anadolu’da  Susurluk  ve  Sakarya  Akarsularının  bazı  kolları da  bulunmaktadır. 
Gölleri:
Göl  bakımından  fakir  olan  bölgede  iki  doğal  göl  vardır. Bunlar Marmara  ve  Çamiçi (Bafa) Gölleridir. Adıgüzel, Kemer  ve  Demirköprü  baraj  gölleri de  vardır.
İKLİM  VE  BİTKİ  ÖRTÜSÜ:
Bölgenin  asıl  Ege  Bölümünde  graben  ovaları  sayesinde  içlere  kadar  sokulan  Akdeniz  İklimi  görülür. Bu  alanlarda  yazları  sıcak  ve  kurak, kışları  ılık  ve  yağışlı  bir  iklim  görülür. Bitki  örtüsü  makidir  ve  yer  yer  ormanlara da   rastlanır.
İç  Batı  Anadolu  bölümüne  gidildikçe  yüksekliğin  artması  ve  denize  olan  uzaklığı  sebebiyle  iklim  karasallaşır. Yazları  sıcak  ve  kurak, kışları  soğuk  ve  kar  yağışlı  Karasal  İklim  görülür. Bitki  örtüsü de  Bozkırdır.   
TARIMI  VE  HAYVANCILIĞI:
Bölgenin  yurt  ekonomisine  katkısı  daha  çok  tarım  alanındadır. Bölümler  arasında  iklim  ve  yeryüzü  şekillerinin  farklı olmasına  bağlı  olarak  yetiştirilen  ürünler  arasında  da  farklılık  ve  çeşit  vardır.
Tütün: Kıyı  ovalarında  yetiştirilir. Ülke  üretiminin  %65’ini  yetiştiriri. 1.Sıradadır.
Pamuk: Asıl  Ege  Bölümündeki  alüvyal  ovalarda  ve  özellikle  güneye  yakın  bölgelerde  yetiştirilir. Ülke  üretiminin  %40’ını  sağlar. 1. Sıradadır.
Zeytin: Kıyı  kesiminde, özellikle  Edremit  Körfezi  çevresinde  yetiştirilir. 1.Sıradadır.
İncir: En  çok  B. Menderes  vadisinde  yetiştirilir. 1. Sıradadır.
Turunçgiller: En  çok  Akdeniz  İkliminin  görüldüğü  kıyı  bölümünde  yetiştirilir.
Üzüm: En  çok  Gediz  Vadisinde  yetiştirilir. Ülke  üretiminin %35’ini  sağlarken  1.  Sırada  yer  alır.
Pamuk: Asıl  Ege  Bölümünün  alüvyal  ovalarında  özellikle  güney  alanlarda  yetiştirilir.
Haşhaş: İç  Batı  Anadolu’da  Afyon  ve  Kütahya  çevresinde  kontrollü  olarak  yetiştirilir.
Şekerpancarı: İç  Batı  Anadolu  Bölümünde  yetiştirilir.
Tahıllar: İç  Batı  Anadolu Bölümünde  yetiştirilir.
 YER ALTI  KAYNAKLARI:
Krom: Muğla, Denizli, Kütahya. 
Demir: Balıkesir  ve  Kütahya. 1.Sıradadır.
Linyit: Kütahya, Manisa, Muğla  ve  Denizli. 1.Sıradadır. 
Civa: Uşak  ve  İzmir. 1.Sıradadır.
Bor: Kütahya  ve  Eskişehir. 
Manganez: Uşak, Afyon  ve  Denizli.
Mermer: Afyon  ve  Denizli. 
Titanyum: İzmir  ve  Manisa. 1.Sıradadır.
 Muğla, Aydın  ve  İzmir.
Uranyum: Manisa, Aydın  ve  Uşak.
Tuz: İzmir-Çamaltı. 1.Sıradadır.
SANAYİSİ:
Sanayi  bakımından  Marmara  Bölgesinden  sonra  2.  sırada  gelir. Bölümler  arasında  gelişmişlik  ve  sanayi  oranı  bakımından  büyük  farklılık  vardır. Asıl  Ege  Bölümü  sanayi  bakımından  daha  gelişmiştir. Zaten  bölgenin  en  büyük  ve  gelişmiş  kenti  İzmir’de  bu  bölümde  yer  alır. İzmir  sanayisi, fuarı, ve  ihracat  limanı  ile  önemli  bir  kentimizdir. İzmir’de  Aliağa  Petrol  Rafinerisi de  bulunmaktadır.
Bölgede  dokuma, şeker, çimento, termik  ve  hidroelektrik  santraller  vardır.
Yatağan-Muğla, Tunçbilek-Kütahya, Soma-Manisa’da  termik  santraller  vardır. Tek  Jeotermal  Santralimiz  Denizli-Sarayköy’de  bulunmaktadır. Demirköprü, Adıgüzel  ve  Kemer  Hidroelektrik  Santralleri de vardır.
 NÜFUS  VE  YERLEŞME:
2000  Sayımına  göre  bölgenin  nüfusu  8.9  milyondur.Nüfus  yoğunluğu  Km2’ye  96  kişidir. Bu  Türkiye  ortalamasına  biraz  üstündedir.En  yoğun  nüfuslu  3.  bölgemizdir. Kentsel  nüfus  daha  fazladır % 61. Türkiye  ortalamasına  yakındır (Türkiye  %65). Nüfus  kıyılarda, alüvyal  ovalarda  yoğunlaşmıştır. İç  kesimlere  gidildikçe  nüfus  yoğunluğu  azalır. Buralarda  da  nüfus  maden  işletmelerinin  çevresine  ve  ovalara  toplanmıştır.  Kıyıda  Menteşe  Yöresi de  dağlık  alan  olması  nedeniyle  az  nüfuslanmıştır. Nüfus  artış  hızı  %o 16’dır (Türkiye  %o 18.3)
 TURİZM:
Bölge  Marmara’dan  sonra  turizm  geliri  en  fazla  2. Bölgedir. Akdeniz  İkliminin  görüldüğü  kıyılar  deniz  turizmi  açısından  zengindir. Bölgede  İlkçağ  uygarlıklarından  ve  Türk  Devletlerinden  kalan  tarihi  eserlerde  turistlerin  ilgisini  çeken  yerlerdir. Pamukkale-Denizli  Travertenleri de  güzel  yerlerden  biridir.
TARİHİ  ÖNEMİ:
Bölge  Kurtuluş  Savaşının  en  önemli  savaşlarına  sahne  olmuştur. Kütahya  ve  Afyon  bu  savaşların  en  önemlilerinin  geçtiği  illerimizdir.
 BÖLGE  HAKKINDA  NOTLAR:
Ø       Yüzölçümü  bakımından  5.sıradadır.
Ø       Orman  bakımından  %16’ile  4.sıradadır.
Ø       Ekili-dikili  alan  bakımından  %24  ile  3. Sıradadır.
Ø       Kıyı  uzunluğu  bakımından  1. Sıradadır.
Ø       Ekonomisi  tarıma  dayanır.
Ø       Sanayi  bakımından  Marmara’dan  sonra  2.sıradadır.
Ø       Zeytin, üzüm, incir, haşhaş  ve  tütün  üretiminde  1.sıradadır.
Ø       Linyitin  en  çok  çıkarıldığı  bölgedir. Termik  Santralde  çok  vardır.
Ø       En  fazla  tuz  üretilen  bölgedir (İzmir-Çamaltı  Tuzlası)
Ø       İlk  demiryolu  İzmir-Aydın  arsında  kurulmuştur.
Ø       Asıl  Ege  Bölümünde  horst  ve  grabenler  vardır.
Ø       En  önemli  ihracat  limanımız  Doğal  bir  liman  olan  İzmir  Limanıdır.
Ø       En  önemli  uluslar arası  fuarımız  İzmir’de  kurulur.
Ø       Göl  yönünden  en  fakir  bölgelerdendir.
Ø       Turizm  gelirleri  bakımından  Marmara’dan  sonra  2.  Sıradadır.
Ø       Dağların  uzanış  yönü  sayesinde  kıyıdaki  Akdeniz  İklimi  iç  kesimler  kadar  sokulabilir.
Ø       Termik  Santrallerden  elektrik  üretimi  açısından  ilk  sırada  yer  alır.
Ø       Enine  Kıyı  Tipi  görülür.
Ø       En  uzun  kıyıya  sahip  ilimiz  Muğla’dır.
Ø       Denizli-Pamukkale  Travertenleri  vardır.
Ø       Çiniciliğin  ve  halıcılığın  merkezi  konumundadır. Kütahya  çinicilikte  ilk  sırada  yer  alır.
Ø       Akarsular  bol  alüvyon  taşıyarak  menderesler  çizerek  akarlar. Delta  ovaları  oluştururlar.
Ø       Sünger  avcılığı  Bodrum  kıyılarında  yapılır.
Ø       Seracılıkta  Akdeniz’den  sonra  2. Sıradadır.
Ø       Tek  Jeotermal  Santralimiz  Denizli-Sarayköy’dedir.
Ø       İlleri:İzmir, Manisa, Aydın, Denizli, Kütahya, Afyon, Uşak
 
AKDENİZ  BÖLGESİ
 
KONUMU, SINIRLARI  VE  KOMŞULARI:
Bölge  yurdumuzun  güneyinde, Akdeniz  boyunca  bir  şerit  halinde  uzanır. Komşuları  Ege, İç  Anadolu, Doğu  Anadolu  ve  Güney  Doğu  Anadolu  Bölgeleri, Suriye, Kıbrıs  Adası  ve  Akdeniz  ile  komşudur. Gerçek  Alanı  122.927  Km2’dir. Ülkemizin  % 15’ini kaplar  ve  Alan  bakımından  5.sırada  yer  alır.
Nüfusu  2000  sayımına  göre  8.7  milyondur. Nüfus  yoğunluğu  Km2’ye  71  kişidir. Bu  Türkiye  ortalamasının  altındadır. (Türkiye  ortalaması  Km2’ye 83  kişi). Kentsel  nüfus  % 60’tır (Türkiye  ortalaması  %65). Nüfus  artış  hızı  %o 22’dir (Türkiye  ortalaması  %o 18.3)
 BÖLÜMLERİ:
1.Adana  Bölümü
2.Antalya  Bölümü
YERYÜZÜ  ŞEKİLLERİ:
Dağları: Bölge  genel  olarak  Toros  Dağları  ve  yüksek  platolarla  kaplıdır. Batı  Toroslar, Bey  Dağları, Çiçekbaba    ve  Barla  Dağları, Sultan  Dağı, Dedegöl  ve  Geyik  Dağları, Orta  Toroslar, Bolkar  Dağları, Aladağlar, Tahtalı  ve  Binboğa  Dağları, Nur  Dağları. Karadeniz  Bölgesinde  olduğu  gibi  dağların  uzanış  yönü  ulaşıma  elverişli  olmadığı  için  ulaşım  ancak  geçitlerden  sağlanır. Bu  geçitler  Çubuk, Gülen  ve  Gürbulay  Geçitlerdir.
Platoları: Taşeli  ve  Teke  Platoları
Ovaları: Çukurova, Amik, Antalya, Göller  Yöresindeki  Çöküntü  Ovaları.
Akarsuları: Bölgedeki  akarsular  iklim  sebebiyle  düzensiz  akışa  sahiptir. Akarsuları  kışın  kabarır, yazın  ise  çok  azalır. Asi, Seyhan, Ceyhan, Göksu, Manavgat, Aksu  ve  Dalaman  başlıca  akarsularıdır. Manavgat  ve  Aslantaş  Baraj  Gölleri de  bulunmaktadır.
Gölleri: Beyşehir, Eğirdir, Burdur, Kovada, Acıgöl, Suğla, Söğüt, Salda, Elmalı  ve  Avlan  başlıca  gölleridir.
İKLİM   VE  BİTKİ  ÖRTÜSÜ:
Bölgenin  Akdeniz  yamaçlarında  Akdeniz  İklimi  ve  Maki  Bitki  Topluluğu  görülür. Yazları  sıcak  ve  kurak, kışları  ılık  ve  yağışlıdır.
Dağların  kuzey  yamaçlarında  ve  göller  yöresindeyse  iklim  karasallaşır. Bitki  örtüsü de  bozkırdır. Bu  alanlarda  yazları  sıcak  ve  kurak,  kışları  soğuk  ve  kar  yağışlıdır. Yer  yer  ormanlara da  rastlanır.
 TARIM  VE  HAYVANCILIK:
Buğday: Bölgenin  dağların  kuzey  yamaçlarındaki  karasal  iklimin  görüldüğü  alanlarda  görülür.
Pirinç: Amik  Ovasında  ve  Maraş  çevresinde  görülür.
Pamuk: Çukurova  ve  kıyı  ovalarında. Türkiye’de  2.  Sırada  görülür.
Tütün: Burdur  ve  Göller  Yöresinde  yetiştirilir.
Turunçgiller: Akdeniz  İkliminin  görüldüğü  kıyı  kesiminde  görülür.
Muz: Mersin  ve  Anamur  çevresinde  yetiştirilir. Türkiye’de  1  sıradadır.
Zeytin: Kıyı  kesiminde  yetiştirilir.
Göller  Yöresinde: Ananas, Haşhaş, Gül  ve  Şekerpancarı  yetiştirilir.
Seracılık: Akdeniz  Bölgesi  ilk  sırada  yer  alır.
Sebzecilik: Mersin  ve  Antalya  çevresinde  turfanda  sebze  yetiştirilir.
Bölgenin  hayvancılığı  fazla  gelişmemiştir. Genelde  yaylacılık  faaliyetiyle  birlikte  yapılır. Sığır, Koyun  ve  Kıl  Keçisi  yetiştirilir. 
YER ALTI  ZENGİNLİKLERİ:
Krom: Adana, Denizli  ve  Muğla’da (Türkiye’de  1.)
Barit: Antalya, İçel  ve  Konya’da (Türkiye’de  1.)
Boksit  (Alüminyum): Antalya, Konya, Adana  ve  Hatay (Türkiye’de  1.)
Kükürt: Isparta-Keçiborlu
Demir: Adana  ve  İçel
Amyant: Hatay-İskenderun
Manganez: Adana, Muğla  ve  Burdur
Petrol: Adana
ENDÜSTRİ:
Adana  Bölümünde: Dokuma, Tütün, Gıda, Kimya, Tarım  Araçları, Çimento, Madeni  Eşya, Tuğla, Ataş-Mersin’de  Ataş  Petrol  Rafinerisi,   ve  Mersin  Limanı  bulunmaktadır.
Antalya  Bölümünde: Ferro  Krom, Yağ, Gülyağı, Çimento, Tuğla, Tarım  Araçları, Halıcılık, faaliyeti  yapılmaktadır. 
TURİZM:
Burdur’da  İnsuyu  Mağarası, Alanya’da  Damlataş  Mağarası, Tarsus’ta  Yedi  Uyuyanlar  Mağarası, Mersin’de  Cennet  ve  Cehennem  Obruğu, Plajları  bulunmaktadır.
 NÜFUS  VE  YERLEŞMESİ:
Nüfusu  2000  sayımına  göre  8.7  milyondur. Nüfus  yoğunluğu  Km2’ye  71  kişidir. Bu  Türkiye  ortalamasının  altındadır. (Türkiye  ortalaması  Km2’ye 83  kişi). Kentsel  nüfus  % 60’tır (Türkiye  ortalaması  %65). Nüfus  artış  hızı  %o 22’dir (Türkiye  ortalaması  %o 18.3)
Fakat  tarım  alanlarının  ikliminde  uygun  olması  nedeniyle  verimli  olması  nüfusun  bu  alanlara  toplanmasına  neden  olmuştur. Bunun  yanında  Toroslar  ve  Platolarda  nüfus  çok  seyrektir. Bölge  nüfusun  %70’i  Adana  Bölümüne  toplanmıştır.
 BÖLGENİN  GENEL  ÖZELLİKLERİ:
Ø       Yüzölçümü  bakımından  % 15  ile  4.  Sıradadır.
Ø       Orman  bakımından  % 21  ile  2.  Sıradadır. Ama  Maki  olduğu  için  ekonomik  değeri  yoktur
Ø       iklimin  etkisi  ile  orman  yangınları  çok  görülür.
Ø       Ekili-Dikili  alanlar  bakımından  % 18  ile  5. Sıradadır.
Ø       Dağların  uzanış  yönü  nedeniyle  Boyuna  Kıyı  Tipi  görülür.
Ø       Ekonomisi  tarıma  dayanır  ve  Sanayi  2.  Sırada  gelir.
Ø       Sanayi  bakımından  Türkiye’de  3.  Sırada  gelir.
Ø       Susam, yerfıstığı, turunçgiller, muz, gül  ve  soya  fasülyesi  üretiminde  Türkiye’de  ilk  sırada  gelir.
Ø       İklimi  nedeniyle  tropikal  bir  bitki  olan  muz  sadece  bu  bölgede  yetiştirilir.
Ø       Karstik  Yer  şekillerine  en  çok  bu  bölgede  yetiştirilir.
Ø       Kışları  en  ılık  bölgemizdir.
Ø       Üçüncü  büyük  Kapalı  Havzamız  olan  Göller  Yöresi  Antalya  Bölümünde  yer  alır.
Ø       Çukurova  en  büyük  delta  ovamızdır  ve  Seyhan  ve  Ceyhan  Nehirleri  tarafından  oluşturulmuştur.
Ø       İklim  sayesinde  yılda  birden  fazla  ürün  alınabilmektedir.
Ø       Sıcaklık  ve  buharlaşma  nedeniyle  en  tuzlu  denizimiz  Akdeniz’dir.
Ø       Kışları  en  kısa  süren  bölgemizdir.
Ø       Sebze  ve  Meyvenin  en  erken  olgunlaştığı  bölgemizdir.
Ø       Don  olaylarının  en  az  olduğu  bölgemizdir.
Ø       Mevsimlik  işçi  göçünün  en  fazla  olduğu  bölgemizdir.
Ø       Göl  bakımından  en  zengin  bölgemizdir.
Ø       Platolarında  nüfus  çok  seyrektir.
Ø       Toroslar  ulaşımı  olumsuz  yönde  etkiler.
Ø       Yıl  içinde  gölge  uzunluğunun  en  kısa  olduğu 
Ø       Güneşlenme  süresinin  en  fazla  olduğu  bölgedir.
Ø       Derece  ortalama  sıcaklık  ile  en  sıcak  bölgemizdir.
 
GÜNEY  DOĞU  ANADOLU  BÖLGESİ
KONUMU, SINIRLARI  VE  KOMŞULARI:
Ülkemizin  güney  doğusunda  yer  alan  bölge  nüfus  ve  yüzölçümü  en  küçük  bölgemizdir. Akdeniz, Doğu  Anadolu  Bölgeleriyle, Suriye  ve  Irak  Devletleriyle  komşudur.
Gerçek  Yüzölçümü  59.176  km2’dir. Alan  bakımından  ülkemizin  % 7,5’ini  kaplar  en  küçük  bölgemizdir.
Nüfusu  2000  sayımına  göre  6.6  milyondur. Nüfus  yoğunluğu  Km2’ye  112  kişidir. Bu  Türkiye  ortalamasının  üstündedir (Türkiye  ortalaması  Km2’ye 83  kişi)
BÖLÜMLERİ:
1.Dicle  Bölümü  2.Orta  Fırat  Bölümü
YERYÜZÜ  ŞEKİLLERİ:
Dağları  ve  Düzlükleri: Bölgenin  yüzey  şekilleri  sadedir. Genellikle  platolarla  ve  ovalarla  kaplıdır. Yer  şekilleri  tarıma  elverişlidir. Batıdan  doğuya  gidildikçe  yükseklik  artar. İki  bölümün  ortasında  Karacadağ  Sönmüş  Volkan dağı  bulunur. Bu  bölgenin  tek  ve  en  yüksek  dağıdır. Dicle  Bölümünde  Gaziantep  ve  Şanlıurfa  Platoları  vardır. Orta  Fırat  Bölümünde  Diyarbakır  Havzası  ve  Mardin  Eşliği (Yüksek  bir  düzlüktür.) vardır.
Akarsuları  Ve  Gölleri: Fırat  ve  kolları  Göksu  ve  Nizip, Dicle  ve  kolları  Botan, Garzan  ve  Batman  kolları  başlıca  akarsularıdır.
Bölgede  doğal  göl  yoktur. Akarsularının  hidroelektrik  gücü  fazladır. Bu  nedenle  bir  çok  baraj  gölü  vardır. Fırat  Nehri’nin  üzerinde  Atatürk, Karakaya, Hancağız  Baraj  Gölleri, Dicle  nehri  üzerinde  Kıralkızı, Ilısu, Cizre  Baraj  Gölleri. 
İLİM  VE  BİTKİ  ÖRTÜSÜ:
Bölgenin  batısında  Akdeniz  ikliminin  etkileri  hissedilir. Yazları  sıcak  ve   kurak  geçer. Fakat  kışları  Akdeniz  Bölgesine  göre  daha  serindir. Bu  bölümde  don  ve  karada  rastlanır. Yağışların  çoğu  kışın  düşer. Yıllık  yağış  500-600  mm’dir. Yağışın  az  olmamasına  rağmen  sıcaklık  ve  güneyden  esen  çöl  rüzgarları  yüzünden  buharlaşma  meydana  gelir  ve  bu da  kuraklığa  sebep  olur. Ülkemizin  en  yüksek  sıcaklıkları  bu  bölgede  ölçülür. Tarımda  sulama  ihtiyacı  çok  olur. Bölgenin  doğusuna  gidildikçe  deniz  etkilerinden  uzaklaşılır  ve  yükseklik  artar, sıcaklıklar  düşer. Kar  ve  don  olayları  daha  çok  görülmeye  başlar.
Bölgenin  alçak  kesimlerinde  ve  batısında  bozkır  görülür. Dağ  yamaçları, yüksek  yerler  ve  akarsu  kenarlarında  orman  ve  çalılık  ağaçlara da  rastlanır.
TARIM  VE  HAYVANCILIK:
Bölgenin  ekonomisi  tarıma  dayanır. Ülke  ekonomisine  katkısı  da  bu  alandadır. Tarıma  elverişli  tarım  alanları  ve  düzlüklere  sahip  olmasına  rağmen  yaz  kuraklığı  ve  sulama  ihtiyacı  nedeniyle  tarım  zorlaşır. GAP  Projesinin  yapılması  ile  birlikte  artan  sulama  imkanları  bölgenin  tarımını  artırmaya  başlamıştır.
Bölgenin  tarıma  karasal  iklim  ürünlerine  daha  çok  elverişlidir. En  çok  yetiştirilen  ürünler  şunlardır.
Mercimek: Türkiye  üretiminde  ilk  sırada  yer  alır.
Buğday, Keten, Pamuk, Çeltik (Pirinç), Nohut  ve  Susam  yetiştirilen  bazı  ürünlerdir.
Gaziantep  Platosunda  Antepfıstığı, Zeytin  ve  Üzüm  yaygıdır.
Siirt’te  Antepfıstığı  üretimi  başlamıştır.
Akarsu  kenarlarındaki  sulanabilen  ovalarda  sebze  ve  meyvede (Başta  Karpuz  olmak  üzere)  yetiştirilmektedir.
Bölgede  platolar  ve  bozkırlar  çok  görüldüğü  için  küçükbaş  Hayvancılık (Koyun, Keçi) çok  yapılır. Keçi  daha  çok  yüksek  alanlarda  yaygındır. Bu  sayede  bölgede  hayvansal  ürünler  ticareti de  yapılmaktadır. 
YER ALTI  KAYNAKLARI:
Fosfat: Mardin-Mazıdağı, Doğalgaz: Mardin-Çamurlu
Petrol: Batman- Beşiri  ve  Batman, Siirt-Kurtalan-Baykan  ve  Barzan, Adıyaman-Kahta  ve  Diyarbakır.
Linyit: Adıyaman-Gölbaşı, Manganez: Kilis
NÜFUS  VE  YERLEŞME:
Nüfusu  2000  sayımına  göre  6.6  milyondur. Nüfus  yoğunluğu  Km2’ye  112  kişidir. Bu  Türkiye  ortalamasının  üstündedir (Türkiye  ortalaması  Km2’ye 83  kişi). Yoğunluk  bakımında  en  yoğun  2. bölgedir. Nüfus  artış  hızı  %o 25’tir (Türkiye  %o 18.34). Bölgede  kentsel  nüfus  % 62’dir (Türkiye  ortalaması %65). Bölgede  toplu  yerleşme  ve  kerpiç  evler  yaygındır. Nüfus  batı  kesiminde, dağ  etekleri  ve  akarsu  boylarında  yoğunlaşmıştır.
 TURİZM:
Adıyaman-Nemrut  Dağı, Şanlıurfa- Balıklı  Göl  ve  Tarihi  Eserler.
 TÜRK  EKONOMİSİNE  KATKISI:
Türkiye  Petrolünün  1/7’si  bu  bölgeden  sağlanır. Geri  kalanı  dış  ülkelerden  ithal  edilir. Batman’da  Petrol  Rafinerisi  vardır. GAP  Projesinin  bitirilmesi  ile  tarımdaki  su  ihtiyacı  karşılanacak  ve  bölge  ekonomisi  daha  zenginleşecektir. Bunun  ülke  ekonomisine  büyük  katkısı  olacaktır.
 BÖLGENİN  GENEL  ÖZELLİKLERİ:
Ø       Alan  bakımından  en  küçük  bölgedir.
Ø       Nüfus  bakımından  sonuncu  olmasına  rağmen  alanı  küçük  olduğu  için  yoğunluk  fazladır.
Ø       Orman  bakımından  % 1  ile  son  sırada  yer  alır.
Ø       Ekili-Dikili  alan  bakımından  % 20  ile  4. Sıradadır.
Ø       Ekonomisi  tarıma  dayanır. Hayvancılık  2.  Sırada  yer  alır.
Ø       Antepfıstığı, mercimek  ve  karpuz  üretiminde  ilk  sırada  yer  alır.
Ø       Fosfat  ve  Petrol  üretiminde  ilk  sıradadır.
Ø       Buharlaşma  ve  yaz  kuraklığının  en  fazla  olduğu  bölgedir.
Ø       Hiç  doğal  gölü  yoktur.
Ø       En  yüksek  yeri  Karacadağ  Sönmüş  Yanardağıdır.
Ø       GAP  Projesi  bölgede  halen  sürmektedir.
Ø       Türkiye’nin  en  büyük  ve  önemli  baraj  gölleri  bölgede  yer  alır.
 
DOĞU ANADOLU  BÖLGESİ
 
KONUMU, SINIRLARI  VE  KOMŞULARI:
Ülkemizin doğusunda yer alan bölge kabaca  üçgene  benzer. Marmara  ve  Ege  Bölgeleri  hariç  her  bölge  ile  komşudur. Suriye  hariç  bütün doğu  komşularımızla sınırı  vardır.
Alanı  165.436  Km2’dir. Bu  gerçek  alanı  ile  ülkemizin  %21’ini  kaplar  ve  en  büyük  bölgemizdir.
Nüfusu  2000  sayımına  göre  6.1  milyondur. Nüfus  yoğunluğu  Km2’ye  37  kişidir. Bu  Türkiye  ortalamasının  çok altındadır. (Türkiye  ortalaması  Km2’ye 83  kişi)
BÖLÜMLERİ:
1.Yukarı  Fırat  Bölümü
2.Yukarı  Murat  Van  Bölümü
3.Erzurum-Kars  Bölümü
4.Hakkari  Bölümü
YERYÜZÜ  ŞEKİLLERİ:
Dağları: En  yüksek  bölgemizdir. Ortalama  yükseltisi  2000-2200  metredir. Bölgede  dağlar  üç  sıra  halinde  uzanır.
Kuzeyde: Çimen, Kop, Esence, Karasu, Allahuekber Dağları
Ortada: Mercan (Munzur), Karasu-Aras  Dağları
Güneyde: Güneydoğu  Toroslar  ve  Buzul  (Cilo) Dağları  bulunmaktadır.
Van  Gölünün  kuzeyinde  volkanik  dağlar  vardır. Bunlar  Ağrı, Tendürek, Aladağ, Süphan, Nemrut  Dağlarıdır.
Düzlükleri: Kıvrım  dağları  arasında  çöküntü  ovaları  vardır. Bu  ovalar: Elbistan, Malatya, Elazığ, Bingöl, Muş, Van, Başkale, Hakkari, Yüksekova  güneydekilerdir. Kuzeyde  ise  Erzincan, Tercan, Aşkale, Erzurum, Pasinler, Horasan, Kağızman  ve  Iğdır  vardır. Tunceli  ve  Erzurum-Kars  Platoları da  diğer düzlüklerdir.
Akarsuları: Karasu  ve  Murat  birleşerek  Fırat  Nehrini  oluşturur. Bu  nehir  Dicle  Nehri ve onunla  birleşen  Büyük  Zap  Kolu  ile  yabancı  topraklara  giderek  Basra  Körfezinden  denize  dökülmektedir. Aras  ve  Kura  nehirleri de  yine  başka  topraklara  giderek  Hazar  Denizine  dökülmektedir. Bu  akarsuların  yüzey  şekilleri  ve  engebe  nedeniyle  hidroelektrik  enerji  üretme  güçleri  fazladır.
Gölleri: Van  Gölü  ülkemizin  en  büyük  gölüdür  ve  suyu  sodalıdır. Bölgenin  diğer  gölleri  şunlardır: Erçek, Nazik, Çıldır, Hazar ( Tektonik  Göllerdir), Balık, Haçlı, Nemrut (Krater  Gölleri), ve  Akgöl.
Ayrıca  bölgede  Keban  ve  Karakaya  Baraj  Gölleri de  bulunmaktadır.
Değerlendirme: Bölgeye  Yurdumuzun  çatısı  diyebiliriz. Bölgeyi  kaplayan  yüksek  dağlar  bölgenin  her  özelliğini  yakından  etkilemektedir. Dağlar doğudan batıya uzandığı için kuzey-güney doğrultusunda ulaşım zordur. Tarım alanları azdır   iklimi  çok  serttir. Tarım  ürünleri  çeşitli  değildir. Sanayi  ve  ticareti de  gelişmemiştir.
 İKLİM  VE  BİTKİ  ÖRTÜSÜ:
Bölgenin  iklimine  yükselti  ve  karasallık  hakimdir. Sert  karasal  iklim  yaşanır. Kışları  uzun, soğuk  ve  kar  yağışlıdır. Don  olayı  çok  görülür. Yazları  sıcak, kurak  ve  kısadır. En  fazla  yağış  ilkbaharda  görülür. Erzurum-Kars  Bölümünde  ise  yazın  görülür.Günlük  ve  yıllık  sıcaklık  farkları  fazladır. Yıllık  yağış  miktarı  500-600  mm dir. Buharlaşma  az  olduğu  için  bu  yeterlidir. Yıllık  sıcaklık  5-6  derecedir  ve  en  soğuk  bölgedir. Bölgeye  kuzey  rüzgarları  (Poyraz) hakimdir. Bölgenin  doğal  bitki  örtüsü  bozkır (Step)’tir. Dağ  yamaçlarında  bozulmuş  orman  ve  dağların  yükseklerinde  dağ  çayırlarına  rastlanır.
TARIM  VE  HAYVANCILIK:
 Yükselti  ve  engebeli  yer  şekilleri  nedeniyle  tarım  alanları  azdır. Tarım  en  çok  güneydeki  çöküntü  ovalarında  yapılır. Bölgede  en  çok  arpa  ve  buğday  yetiştirilir. Bitlis, Malatya, Elazığ’da  Şekerpancarı; Iğdır’da  Pamuk; Malatya’da  Kayısı (1.); yetiştirilir. Patates  ve  lahana  diğer  ürünlerdir. Sıcaklık  çok  düşük  olduğu  için  sebze  üretimine  en  az  elverişli  bölgemizdir.
Kars  ve  Bitlis’te  arıcılık  yapılır. Türkiye  bal  üretiminin  % 20’si  buradan  sağlanır.
Bölgede  tarım  alanları  az  otlak  ve  meralar  fazla  olduğu  için  hayvancılık  en  önemli  faaliyettir. Yüksek  yerlerde  büyükbaş, çöküntü  ovalarda  küçükbaş  hayvancılık  yaygındır. Bölge  halkının  % 80’i  tarım  ve  hayvancılıkla  uğraşır.
YER ALTI  ZENGİNLİKLERİ:
Demir: Sivas-Divriği, Malatya-Hekimhan  ve  Hasançelebi  (1.) ; Krom: Diyarbakır-Ergani, Elazığ-Guleman-Alacakaya (1.);  Bakır: Elazığ-Maden; Malatya-Pötürge (2.); Kalay: Elazığ  ve  çevresinde; Kurşun-Çinko: Elazığ-Keban, Malatya-Darende; Oltu  Taşı: Erzurum-Oltu (1.); Linyit: K.Maraş-Afşin-Elbistan; Erzurum-Aşkale;  Barit: Muş, K.Maraş-Elbistan; Amyant (Asbest): Erzincan-İliç; Kayatuzu: Kars-Kağızman, Erzurum,Ağrı,Iğdır;
 ENDÜSTRİSİ:
Fazla  gelişmemiştir. Olanlarda  tarıma  dayanır. Bir  çok  ilde  et  kombinaları  vardır. Et  üretimimizin  % 25’i  bu  bölgeden  sağlanır.Malatya  ve  Bitlis’te  sigara, Elazığ’da  gübre,  Erzurum  ve  Malatya’da  deri  sanayisi  bulunmaktadır. Bir  çok  ilde  şeker  ve  çimento  fabrikası da  bulunmaktadır. Malatya  ve  Erzincan’da  dokuma  ve  iplik  fabrikası vardır. Keban’da  simli  kurşun  işletmeleri, Divriği’nde  Demir-Çelik  Fabrikası, Elazığ’da  Ferro-Krom  Fabrikası  vardır.
Kahramanmaraş’ta  Afşin, Elbistan ve  Sivas  Kangal’da  termik  santral  bulunmaktadır.
NÜFUS  VE  YERLEŞME:
Nüfusu  2000  sayımına  göre  6.1  milyondur. Nüfus  yoğunluğu  Km2’ye  37  kişidir. Bu  Türkiye  ortalamasının  çok altındadır. (Türkiye  ortalaması  Km2’ye 83  kişi)  Yoğunluk  bakımında  en  az  bölgedir.
Yani  nüfusu  en  seyrek  bölgemizdir. Nüfus  çöküntü  ovalarında  toplanmıştır. Toplu  yerleşme  görülür.Nüfusun  % 48’i kırsal  kesimde  yaşar  ve  tarım  ve  hayvancılıkla  uğraşır. Nüfus  artış  hızı  %o 14  ile  Karadeniz’den  sonra  en  az  bölgedir (Türkiye  ortalaması  %o 18.34). Sanayisi  çok  az  olduğu  için  Karadeniz  Bölgesinden  sonra  en  çok  göç  veren  bölgemizdir. Malatya, Erzurum  ve  Elazığ  en  kalabalık  illeridir.
 TÜRKİYE  EKONOMİSİNE  KATKISI:
Bölgenin  sanayisi  ve  tarımı  geridir. Ekonomimize  katkısı  daha  çok  hayvancılık  alanındadır. Hayvan  ürünlerinin  ekonomimize  katkısı  % 25’tir.
TARİHİ  ÖNEMİ:
Erzurum  Kongresi  bu  bölgede  yapılmıştır.
BÖLGENİN  GENEL  ÖZELLİKLERİ:
Ø       En  büyük  bölgemizdir. Ülkemizin  % 21’ini  kaplar.
Ø       Nüfus  yönünden  6., yoğunluk  yönünden  7.  sıradadır.
Ø       Orman  bakımından  % 7  ile  6.  sıradadır.
Ø       Ekili-Dikili  arazi  bakımından  % 10  ile  sonuncudur.
Ø       En  fazla  enleme  sahip  bölgedir.
Ø       Sanayisi  en  geri  bölgedir.
Ø       Ekonomisi  ve  ülke  ekonomisine  katkısı  hayvancılık  alanındadır.
Ø       Kayısı  üretiminde  Malatya  1. sıradadır.
Ø       En  zengin  yer altı  kaynakları Yukarı  Fırat  Bölümünde  yer  almaktadır.
Ø       ‘2000-2200 metre  ile  en  yüksek  bölgedir.
Ø       Göl  yönünden  zengindir  hatta  en  büyük  göle  sahiptir (Van  Gölü)
Ø       En  çok  göç  veren  2.  bölgedir.
Ø       Tarım  ürünlerinin  en  geç  olgunlaştığı  bölgedir.
Ø       En  soğuk  ve  kışları  en  uzun  bölgedir.
Ø       Hidroelektrik  üretiminde  1.  tüketiminde  7.  sıradadır.
Ø       Günlük  ve  yıllık  sıcaklık  farkının  en  fazla  olduğu  bölgedir.
Ø       Turizm  gelirleri