bedava ödev indir
Aralık 03, 2008, 04:58:38 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
  Ana Sayfa Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
  Mesajları Göster
Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 »
1  cellotin genel / Tarih / Ynt: çanakkale savaşları esat paşa : Ekim 09, 2007, 09:04:17 ÖS
ÇANAKKALE SAVAŞLARI'NDA ESAT PAŞA   
          ESAT PAŞANIN ÖZGEÇMİŞİ (1862-1952)
          Esat Paşa (Mehmet Esat Bülkat) 18 Ekim 1862'de Yanya'da doğmuştur. Yanyalı Mehmet Emin Efendi'nin oğludur. Esat paşa 1890'da kurmay yüzbaşı olarak Erkan-ı Harbiye Mektebini bitirdi. Aynı yıl Almanya'ya giderek burada askeri görevlerde bulundu. Temmuz 1893'de Kıdemli yüzbaşı olarak İstanbul'a döndü. 05 Kasım 1893'de binbaşı oldu ve Osmanlı ordusunu düzenlemekle görevli Goltz Paşa'nın yardımcılığına atandı. Osmanlı-Yunan savaşı çıkınca 18 Nisan 1897'de Yanya Kolordusu kurmay başkanlığına atandı. Burada gösterdiği başarıdan dolayı 31 Ocak 1898'de rütbesi albaylığa yükseldi. 1899'da Harbiye Mektebinin ders nazırlığına, daha sonra da kurmay başkanlığına atandı. Harbiye mektebindeki hizmetlerinden dolayı 27 Kasım 1902'de Mirlivalığa (tuğgeneral) ve 17 Ocak 1906'da Ferikliye (tümgeneral) yükseltildi.      15 Temmuz 1907'de Selanik'teki 3. Ordu Komutan Yardımcılığına getirildi.   
                1911'de Gelibolu'da 5. Nizamiye Tümeni, çok geçmeden de Tekirdağ'da 2. Kolordu ve 12 Temmuz 1911'de İşkodra Müretteb Kuvvetleri Komutanlığına atandı.
İtalya'nın savaş ilan etmesi üzerine 16 Eylül 1911'de Yanya Bağımsız Tümen Komutanı ve seferberlik projesi gereği olarak 10 Ekim 1911'de Yanya Kolordusu komutanı oldu. Balkan Savaşlarında 5 Mart 1913'e kadar Yanya ve civarını üstün düşman kuvvetlerine karşı savunarak büyük bir kahramanlık gösterdi.
16 Ocak 1913'de Tekirdağ'da 3. Kolordu Komutanlığına ve 1. Dünya Savaşında Gelibolu Yarımadasında 3. Kolordu ve Arıburnu Kuzey Grubu Komutanlığına atandı. Burada Çanakkale Boğazının kilidi sayılan Conkbayırını düşman kuvvetlerine karşı büyük fedakarlıklara katlanarak savundu. Çanakkale'deki hizmetlerine ödül olarak 15 Eylül 1915'de Tümgeneralliğe yükseltildi. Goltz Paşanın Bağdat Komutanlığına gitmesi üzerine 3 Kasım'da 1. Ordu Komutanlığına atandı. Almanya'nın doğu ve batı cephelerini görmek üzere 1917'de Berlin'e gitti ve burada incelemelerde bulundu.
Yurda dönünce 21 Şubat 1918'de Bandırma'da 5. ordu komutanlığına ve 22 Haziran'da Batum'da 3. ordu komutanlığına atandı. Bundan sonra 2. Ordu genel müfettişliğinden 22 Kasım 1919'da emekliğe ayrıldı. Salih Paşa kabinesinde Bahriye Nazırlığı görevinde bulundu.
Balkan savaşlarında Yanya'da gösterdiği müdafaa ve direnişi ile tanınan Esat Paşa Çanakkale'de de düşman kuvvetlerinin boğazı geçerek İstanbul'a varmasını önleyen kumandanlardan biri olmuştur.
1862'de Yanya'da doğan Esat Paşa 2 Kasım 1952'de İstanbul'da öldüğünde 90 yaşında idi.
                ESAT PAŞA'NIN ÇANAKKALE SAVAŞLARINDA  YERİ VE ÖNEMİ   
25 Nisan 1915'de İngiliz ve Fransız birliklerinin Seddülbahir ve Arıburun bölgelerinde karaya çıkarma yapmasıyla Çanakkale kara savaşları başlamış oldu. Haziran ayına kadar süren saldırılar Türk kuvvetleri tarafından karşılandı ve düşmanın geri çekilmesi sağlandı. Bunun üzerine tekrar saldırı kararı alan İtilaf Kuvvetleri haziran ve Temmuz ayı boyunca Türk mevkilerini sürekli ateş ve bombardıman altında tuttular.
Bu sırada Gelibolu'daki savunma hattı iki kısma ayrılmıştı. Esat Paşa Arıburun Kuzey Grubu komutanı olarak kardeşi Vehip Paşa'da Güney Grubu Komutanı sıfatıyla düşmanın kuvvetli saldırılarına karşı direniş göstermekte idi. Kuzey Grubu komutanı Esat Paşa Haziran ve Temmuz aylarında İngiliz ve Fransız birliklerinin Arıburnu'na yaptıkları taarruzlar karşısında zor şartlar altında düşmanı karşılamış ve geri püskürtmüştür.
Bundan sonra Ağustos ayında düşman kuvvetleri Conkbayırı denen mevkii üzerine harekete geçmiş ve burayı ele geçirmek için hazırlıklara başlamıştır .6 Ağustos'ta başlayan düşman taarruzu Conkbayırını korumakla görevli Esat Paşa emrindeki Türk kuvvetleri tarafından karşılanmış ve düşman yenilgiye uğratılmıştır .
Ağustos sonuna kadar devam eden savaşlar sonunda İtilaf Kuvvetleri mevki yönünden çok önemli olan Conkbayırını ele geçirememiş ve Çanakkale'den geçerek İstanbul'u işgal etme emelleri suya düşmüştür. Özellikle Conkbayırı savaşlarında büyük kahramanlık gösteren Esat Paşa Mustafa Kemal'inde bu bölgede Anafartalar Savaşlarında zafer kazanmasında büyük paya sahiptir. Çünkü Mustafa Kemal'in Anafartalar Kumandanlığına atanmasını sağlamış ve onun burada yeteneğinin görülmesi ve dünyaca tanınan bir asker olması bu sayede mümkün olmuştur. Esat Paşa İtilaf Kuvvetlerinin Çanakkale Boğazını geçerek
İstanbul'a gelmesini önleyen üç önemli kumandandan biri olarak ortaya çıkmaktadır .Diğer iki kişi Çanakkale Müstahkem Mevki komutanı Cevat Paşa ve Anafartalar kahramanı Mustafa Kemal Paşa'dır.

2  cellotin genel / Tarih / Ynt: çanakkale savaşları başlamadan önce türk ordusunun durumu : Ekim 09, 2007, 09:03:55 ÖS
ÇANAKKALE SAVAŞLARI BAŞLAMADAN ÖNCE TÜRK ORDUSUNUN DURUMU
I .BÖLÜM
ÇANAKKALE SAVAŞLARI BAŞLAMADAN ÖNCE TÜRK ASKERİ GÜCÜ
Türk Silahlı Kuvvetlerinin Barış Teşkilatı, Kuruluş ve Konuşu
Çanakkale Cephesindeki birliklerin teşkilat ve kuruluşuna geçmeden önce Osmanlı Devletinin I.Dünya Savaşına girmeden önceki genel askeri gücüne kısaca değinmekte yarar var.
Kara Kuvvetlerinin yeniden teşkilatlanması, Balkan Savaşları yenilgisinin hemen sonrasında başlanarak, I. Dünya Savaşı öncesinde tamamlanmıştır. Bu teşkilatlanmaya göre Kara Kuvvetleri, Harbiye Nezaretine bağlı dört ordu müfettişliği halinde, biri bağımsız 13 kolordu ve bunlara bağlı 38 piyade tümeni (ikisi bağımsız) ve dört süvari tümeninden oluşmaktaydı. Ayrıca Çanakkale ve İstanbul Boğazları ile; Çatalca, Edirne, Erzurum, İzmir Müstahkem Mevkileri de Kara Kuvvetleri Teşkilatında yerlerini koruyorlardı.
Çanakkale Cephesini ilgilendiren 1. Ordu Karargahıyla İstanbul'daydı ve 4 Kolordudan oluşmaktaydı. Bu Kolordular da kendi içerisinde tümenlere ayrılmaktaydı. Şöyle ki;
•  •         •        1. Kolordu (1. , 2. ve 3. tümen ) : İstanbul ve çevresinde
•  •         •        2. Kolordu ( 4. , 5. ve 6. tümen ) : Edirne ve çevresinde
•  •         •        3. Kolordu ( 7. ve 8. tümen ) Tekirdağ ve çevresinde
•  •         •        4. Kolordu (10. , 11. ve 12. tümenler ) Bandırma ve çevresinde kurulmuştur.
Yalnız 4. Kolordu 3-4 Kasım 1914'te İzmir'e nakledilmiştir.   
Çanakkale Boğazı'nın savunmasından sorumlu 3. Kolordunun 31-Temmuz 1914 'teki barış teşkilat ve kuruluşu şöyleydi;
Bu Kolordu: Akdeniz Boğazı Komutanlığı ( Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanlığı ) 7. , 8. , 9. Piyade tümenleri ile 3. Süvari Tugayı ve 3. Kolorduya bağlı birliklerden oluşmaktaydı.
"1 ) 7. Piyade Tümeni : 19., 20., 21. Piyade Alayları ile 7. Sahra Topçu Alayından oluşmakta , Alaylar üçer Taburlu , Taburlar da dörder Bölüklüydü.
a - 19. ve 21. Piyade Alaylarında; dörder ağır makineli tüfekten oluşan birer ağır makineli tüfek bölüğü vardı.
b - 7. Sahra Topçu Alayı : 1. ve 2. Sahra Topçu Taburundan ; topçu taburları ikişer bataryalı ve bataryalar dörder 75 mm.'lik toplardan oluşmaktaydı.
2 ) 8. Piyade Tümeni : 22. , 23., 24. Piyade Alayları ile 8. Sahra Topçu Alayından oluşmaktaydı. Bu Tümenin piyade ve topçu alaylarının kuruluşu 7. Piyade Tümeni Alaylarının kuruluşu gibiydi.
3 ) 9. Piyade Tümeni : 25., 26., 27. Piyade Alayları ile 9. Sahra Topçu Alayından oluşmaktaydı. Bu tümenin piyade ve topçu alaylarının kuruluşu, öteki tümenlerin alayları gibidir. Yalnız 26. Piyade Alayının 1.Taburu yoktu ve 25 ila 27. Piyade Alaylarında birer ağır makineli tüfek bölüğü bulunuyordu. 9. Sahra Topçu Alayının kuruluşu öteki topçu alaylarının kuruluşu gibidir.
4 ) 3. Süvari Tugayı : 4., 7., 15. Süvari Alayları ve 4 ağır makineli tüfekli 6. Ağır Makineli Tüfek Bölüğünden oluşmaktaydı.
5 ) 3. Kolorduya bağlı Birlikler : Astsubay Numune Taburu, 3. Obüs Taburu ( 105 mm. çapında dörder obüslü 2 bataryadan oluşmaktaydı), 3. İstihkam Taburu ( 4 bölüklü ), 3. Telgraf (Muhabere) Bölüğü, İstihkam İnşaat Taburu, Hizmet Kıtası, 3. Ulaştırma Taburu, Ulaştırma Deposu ve Sanayi Takımlarından oluşmaktaydı."   
3. Kolordu ( bağlı birlikler ve üç piyade tümeni ) Harbiye Nezaretinin emri ile barış konuşuna geçmiştir. Buna göre 3. Kolordunun Karargahı Susurluktaki Ulaştırma Taburu, Tekirdağ'da Ulaştırma Deposuna bağlı birlikleri, Yerçeşme'de 7. Tümeni ( 19. Piyade Alayının Muratlı'da ki 1. Taburu dışındaki tüm birlikleri ), Bandırma'da 8. Tümen ve 22. Piyade Alayı, Ayvalık ve Balıkesir'de 8. Tümenin 23. ve 24. Piyade Alayları, Çanakkale'de 9. Tümen ve bunun 25. Piyade Alayı, Eceabat ve Gelibolu'da 9. Tümenin 26. ve 27. Piyade Alayları Çorlu'da Kolordunun 3. Süvari Tugayı, 7. ve 15. Süvari Alayları, Lüleburgaz'da 4. Süvari Alayı bulunmaktaydı.   
Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığı ( Akdeniz Boğazı Müstahkem Mevkii Komutanlığı ), Çanakkale Boğazının özellikle denizden yapılacak saldırılara karşı savunulması için yıllarca önce oluşturulmuş bir kuruluştur. Çanakkale Müstahkem Mevkii birinci sınıf müstahkem mevkii olmasının yanı sıra, buranın komutanı Kolordu Komutanı yetkisindedir. Müstahkem Mevkii Komutanlığı Karargahı Çimenlik Tabyadadır. Bu komutanlık; 2. Ağır Topçu Tugayı ( 3., 4. ve 5. Ağır Topçu Alayları ) ile Kale İstihkam Bölüğü, İstihkam İnşaat Bölüğü, Telefon ( Muhabere ) Bölüğü, Mayın Müfrezesi, Işıldak Müfrezesi, Müstahkem Mevkii Cephane Depo Müfrezesi, Bolayır Cephane Depo Müfrezesi ve Deniz Taşıtları'ndan ( 3 motorbot ile 3 küçük tekne ) oluşmaktaydı.   
B ) Sefer Teşkilatı ve Kuruluşu   
•  1.      Kara Kuvvetleri:   
3. Kolordunun seferber edilmesine temel olan ilk kuruluş 4 Ağustos 1914 tarihinde oluşturulmuştur. 5 Ağustos 1914 tarihli Başkomutanlık emri ile Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığı, 9. Tümen emrinde olarak Başkomutanlığa bağlanmış, idari işler ve seferberlikle ilgili konular için Harbiye Nezaretine, emir ve komuta yönünden Başkomutanlığa başvuracağı belirtilmişti. Buna göre daha önce 3. Kolordu Komutanlığının emrinde bulunan 9. Piyade Tümeninin Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığının emrine verilmesi ile 3. Kolordu ; 7., 8. Piyade Tümenleri ile Kolordu bağlı birlikleri ve lojistik destek birliklerinden oluşmuştur.
Başkomutanlığın 5 Ağustos 1914 tarihli emrine göre Kara Kuvvetlerinin sefer teşkilatı ve kuruluşu özetle aşağıdaki biçimde düzenlendi.
" - İdari yönler dışında kalan bütün konular için kolordular doğrudan doğruya ordu komutanlığına başvuracaklardır.
•  -         -         Kendi orduları dışında bulunan tümenler, emirlerinde bulundukları komutanlara bilgi vermekle birlikte eski kolordularına da durumu bildireceklerdir.
•  -         -         Kolorduların ordu müfettişliklerine bölüştürülmesi kaldırıldı.
•  -         -         Başkomutanlığa bağlı olan seferi duruma getirilmiş birlikler; 1., 2., 3. Ordular ile
Karadeniz, Akdeniz Boğazı Müstahkem Mevkiileri ve Donanma Komutanlıklarıdır.
1.Ordu şu birliklerden oluşmaktadır; 1. Süvari Tugayı, 1., 2., 3., 4. ve 6. Kolordular ile
Ağır Obüs Taburu, Edirne'de ki 8. Ağır Topçu Alayı ve Edirne Kalesi. Ordu Komutanı Liman Von Sanders olup karargahı İstanbul'dadır.
Ayrıca bu ordunun kuruluşu olabildiğince gizli tutulacaktır."
Bu emirle ordu müfettişlikleri, ordu komutanlıklarına dönüştürülmüş ve 1.Ordunun kuruluşu belirlenmiş oluyordu.
5 Ağustos 1914 tarihli emirle Çanakkale Müstahkem Mevkiinin kuruluşunda 9. Piyade Tümeni, 2. Ağır Topçu Tugayı , İstihkam İnşaat Taburu ve Bağlı Birliklerinden oluşmaktadır. Burada 15 Haziran 1914 öncesinde 32 batarya Çanakkale Boğazında, 3 batarya Bolayır mevziinde olmak üzere ; toplam 35 batarya kuruluş dışı bırakıldığından toplam batarya sayısı 22'ye inmişti.
Ancak Avrupa'da Birinci Dünya Harbinin başlaması ve Osmanlı Devletinin de üçlü bağlaşmaya katılmış olması nedeni ile Çanakkale Boğazının güçlendirilmesi zorunluluğu ortaya çıktı ve terk edilmiş tabyalardaki bataryalar ve toplar yeniden kuruluşa alındı.
9. Piyade Tümeninin sefer kuruluşu ise 25., 26. ve 27. Alaylar, 9. Sahra Topçu Alayı, Tümen bağlı birlikleri ve iki jandarma taburu ve 1 amele ( işçi ) Taburuyla bu tümene ayrılmış bulunan lojistik destek birliklerinden oluşmaktaydı. Bu tümen lojistik destek birliklerinden ayrı olarak, iki menzil kolunu seferber etmekle görevlendirildi.
Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığı ve 3. Kolordu Komutanlığının ilk sefer kuruluşunda, konuşla ilgili ve takviye gibi nedenlerle bir çok değişiklik oldu. Çanakkale Boğazının denizden ve karadan yapılacak saldırılara karşı savunulması için; 9.Tümen, Gelibolu Seyyar Jandarma Taburu, Bolayır Ağır Topçu Taburu ve Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığı 3. Kolorduya dahil edildi.
Başkomutanlık 11 Kasım 1914 tarihli emir gereğince Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığı daha önceden bağlandığı halde yeniden Başkomutanlığa ve 3. Kolordu Komutanlığı da 1. Ordu Komutanlığına verildi.   
•  2.   Hava Kuvvetleri:   
Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığının sefer kuruluşunda 1 uçak bölüğü vardı.
İlk kez 17 Ağustos 1914'de bu bölüğe İstanbul'dan 1 deniz uçağı geldi. Buna 21 Ekim 1914'de Başkomutanlığın ve Vekaletin emriyle ikinci bir uçak daha katılmış ayrıca 12 Ocak 1915'de İstanbul'dan deniz yoluyla gönderilen iki uçakta Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığının emrine girmişti.   
•  3.     Deniz Kuvvetleri:   
Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığının sefer kuruluşunda 1 hafif filo bulunuyordu. Hafif filoyu oluşturan 4 torpido ( Kütahya, Draç, Musul, Akhisar ) özel seferberliğin ilan edildiği gün Çanakkale'ye gelerek, Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığının emrine girdiler. Daha sonraları bir gambot ve iki muhrip hafif filoya katıldı. Hafif filoyu oluşturan gemiler gerektikçe değiştirilmekteydiler.
Başkomutanlık, Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığının görevini hafifletmek için 4 Şubat 1914'de su üstü gözetleme ve mayın hizmetlerini Başkomutanlık delegesinin ( General Merten ) emrine verdi. Ayrıca 18 Şubat 1915 tarihine kadar Çanakkale Boğazında 9 mayın hattı kurulmuş, sonra Mart'a kadar buna 2 mayın hattı daha eklenmiştir. Çanakkale Boğazının savunmasına yardımcı olmak ve Bileşik Filonun boğazı geçmesi halinde onu korumakla görevli iki muharebe gemisi ( Barbaros Hayrettin Paşa, Turgut Reis ) de Yarbay Arif komutasında 17 Şubat 1915'de Nara Burnu kuzeyine geldiler.   
C ) Sevk ve İdare, Eğitim Usulleri ve Durumu   
Balkan Savaşından sonra subay kadrosunun gençleştirilmesine gidildi. Ordunun sevk ve idaresini güçlendirmek için yeteneksiz, yaşlı subaylar emekli edilerek yerlerine genç, bilgili komutanlar ve subaylar getirildi. 31 Temmuz 1914'den 19 Şubat 1915'e kadar geçen sürede Çanakkale Harekat alanında bulunan Türk birlikleri eğitimlerini geliştirdiler ve özellikle muharebe eğitimine önem verdiler. Kıyı topçuluğu uzmanı Yarbay Vasidlo, Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığında topçu subay ve astsubayların eğitimi için Anadolu Hamidiye Tabyası Komutanlığında görevlendirildi. Bunun dışında acemi ve ihtiyat topçu erleri, 2. Ağır Topçu Tugayı kuruluşunda bulunan Topçu Depo Taburunda ; 9. Tümene gelen acemi ve ihtiyat piyade erleri de esas depo taburunda eğitilmekteydi.   
D ) Personel Durumu   
Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığının ( 9. Tümen dahil ) personel sayısı şöyleydi :   
Subay    Askeri Memur ve Sanatkar    Astsubay    Erat
804    73    591    34577
  3.Kolordu Komutanlığının ( 3. Kolordu bağlı birlikleri, 7. Tümen ) personel durumu:   
Subay, Askeri Memur ve Sanatkar    Astsubay    Erat
572    612    15169
  (19. Tümen Tekirdağ'da seferberliğini tamamlamakta fakat 23-25 Şubat 1915'te Eceabat'a gelerek 3. Kolordunun emrine girmiştir.)
3.Kolordunun personeli Gelibolu bölgesinde olup, Karacalı ile Koyun Limanı arasındaki kıyıların gözetleme ve savunmasında ancak yeterliydi. Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığının personel sayısı ise Bileşik Filonun Çanakkale Boğazına yapacağı saldırılara ve bu komutanlığın sorumluluğundaki kıyılara yapacağı çıkarmalara karşı yeterliydi.
E ) Lojistik Durumu   
Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığının lojistik ( 9. Tümen dahil ) durumu ;
Tüfek
     Ağır Makineli Tüfek
     Top
     Araba
     Piyade Mermisi
( Sandık )    Top Mermisi
( Atım )
24889    8    263    760    5947    56343
  3. Kolordu Komutanlığının ( 3. Kolorduya bağlı birlikler ve 7. Tümen ) lojistik durumu ise şöyleydi ;
Tüfek    Ağır Makineli Tüfek    Top    Araba    Otomobil
9448    8    50    1014    2
  Yiyecek ve yem düzenli olarak mahallinden ve İstanbul'dan sağlanmaktaydı. Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığı ve 3. Kolorduya yeterli lojistik destek sağlanmaktaydı.   
II.BÖLÜM   
ÇANAKKALE SAVAŞLARI BAŞLAMADAN ÖNCE HAREKAT PLANLARI, SEFERBERLİK İLANI ve YIĞINAĞIN YAPILMASI   
A ) Harekat Planları   
1 . Genel:   
Osmanlı Devletinin Birinci Dünya Savaşı öncesinde Alman General Bronzart tarafından Boğazlar ( İstanbul ve Çanakkale ) bölgesine ağırlık veren bir harekat planı vardı. 7 Haziran 1914 tarihinde hazırlanmış ve 1 numaralı sefer planı olarak adlandırılan bu plana göre; Yemen, Hicaz ve Asir'de ki birlikler tüm seyyar ordunun ( 4. Ordu ve bunlara bağlı 13. Kolordu 38. Tümen ) savaşın kesin sonuç yeri olarak belirlenen boğazlar bölgesinde toplanmasını öngörüyor, ikinci derecede kabul edilen cepheler için de hudut ve jandarma birlikleri ile doğuda ki İhtiyat Süvari Tümenlerini yeterli buluyordu.
Plan, seferberlik ve yığınak hazırlıkları için de esas alınmış, ordulara ve kolordulara bu yönde gerekli yönergeler verilmişti.
Planda, kuruluşunda Yemen'deki 7. Kolordu ile Hicaz ve Asir'deki 21. ve 22. Tümenlerde bulunan Şam'daki 4. Ordunun Boğazlar Bölgesine nakli durumun gelişmesine bırakılmıştı. Daha sonra bu plan da bazı değişiklikler olmuş, Mısır'a karşı bir harekat ( Birinci ve İkinci Kanal Harekatları gibi ) öngörülmüş, Arabistan Yarımadasındaki kuvvetler yerinde bırakılmış, Suriye'ye de 2 kolordu ayrılmıştır. Bu plan Osmanlı Devletince de benimsenmişti.   
2 . Çanakkale Boğazına Karadan Yöneltilebilecek Saldırılara Karşı Harekat Planı
Boğazın karadan gelecek olan saldırılara karşı koruma görevi 1915 yılında kurulan 5. Orduya verilmiştir. 5. Ordu, Liman Von Sanders komutasındadır. Liman Von Sanders 26 Mart 1915'de 5. Ordudaki görevine başlamıştır.
Üç ayrı grup halinde tertiplenen savunma kuvvetinin Gelibolu Yarımadasında Kavaksuyu ile Anadolu kesiminde Beşigeler arasındaki 150 km.lik bir kıyı şeridindeki yerleşme durumu şu şekildeydi.
5. ve 7. Tümenler Berzah kesiminde; 9. ve 19. Tümenler yarımadanın güneyinde; 3. ve 11. Tümenler Anadolu Yakasında bulunuyordu. 5. ve 19. Tümenler doğrudan 5. Ordu Komutanlığına bağlıydı. 7. ve 9. Tümenler ile Anadolu Yakasında ki 15. Kolordu ( 3. ve 11. Tümenlerde ) 3. Kolordunun emrine verilmişti.
5. Ordunun genel ihtiyatı durumunda 19. Tümen bulunmaktaydı. 9. Piyade Tümeni de Çanakkale Müstahkem Mevkii Boğaz Tahkimatını örten merkez savunmasında görevlendirilmişti.
3 . Çanakkale Boğazına Denizden Yöneltilebilecek Saldırılara Karşı Harekat Planları   
8 Kasım 1914 tarihinde hazırlanarak Başkomutanlığa sunulan planın ana hatları şu şekilde belirlenmiştir;
Boğaz, denizden gelebilecek saldırılara karşı dört bölgeye ayrılmıştır. Bu bölgelerin emir - komuta durumlarıyla buralara ayrılan kuvvetler ve görevleri şu şekildedir;   
" Birinci Bölge ( Giriş Bölgesi ) :
Komutanı : 5. Ağır Topçu Alay Komutanı
Birlikleri : 5. Ağır Topçu Alayı, Yenişehir ve Seddülbahir Tabyalarının yakın savunması
için birer Piyade Bölüğü, 3 Işıldak.
Görevi : Düşman donanmasının Çanakkale Boğazının girişinden geçmesine engel olmak.
Düşman düzenli bir plana göre, Giriş Tabyalarını düşürecek veya zorla Boğaza girmek isteyecektir. Bu iki tür harekat planını göz önünde tutarak, planda ateş idaresiyle, yönlere ayrıntılı olarak yer verilmiştir.   
İkinci Bölge ( Obüs Bölgesi ) :
Komutanı : Yarbay Verle
Birlikleri : 8. Ağır Topçu Alayı, Bağımsız Ağır Numune Topçu Taburu, 1 ışıldak.
Görevi : Giriş bölgesinden geçen düşman donanmasının, Merkez Tabyalarının büyük toplarının ateşlerinden etkilenmeden Erenköy Koyunda demirlemesi veya burasını üs yapacak girişimlerde bulunmasını önlemektir. Ayrıca düşmanın hareket biçimine göre, obüs bölgesinin ne yolda hareket edeceği belirtilmiştir.
Üçüncü Bölge (Kepez-Soğanlı Bölgesi) :
Bu bölge 2 gruba ayrılmıştır.
-Kepez Grubu:
Komutanı : Yüzbaşı Mithat
Birlikleri : 3. Ağır Topçu Alayı, 2. Ağır Topçu Taburunun 2. Ağır Topçu Bataryası (Dardanos), 5. Batarya, 9. Batarya, bir Obüs takımı , iki ışıldak.
-Havuzlar ve Soğanlı Grubu:
Komutanı : Binbaşı Hasan
Birlikleri : 4. Ağır Topçu Alayı, 2. Topçu Taburu, 8. Batarya, bir havan bataryası, bir ışıldak
Üçüncü Bölgenin Görevi: Set bataryalarıyla koruyan mayın hatlarından oluşan bu bölgede set bataryalarının görevi, mayınların toplanmasına, patlatılmasına engel olmaktır. Düşman mayınları zararsız duruma getirmek için mayın arama-tarama gemileriyle, mayınları taramak gibi uzun sürecek bir yola başvuracak veya ileri gönderdiği muhripleriyle mayın hatlarında bir geçit açmak isteyecektir.
Planda, mayın arama usullerine ve set bataryalarıyla bunlara yardımcı olacak öteki topçunun, ne yolda hareket edeceklerine geniş ölçüde yer verilmiştir.
Dördüncü Bölge (Çanakkale-Kilitbahir Bölgesi)
Bu bölge, Çanakkale ve Kilitbahir olmak üzere iki gruba ayrılmıştır.
-Çanakkale Grubu:
Komutanı : Yarbay Zeki
Birlikleri : Nara, Mecidiye, Çimenlik, Hamidiye tabyalarındaki bataryalar ve iki ışıldak
-Kilitbahir Grubu:
Komutanı : Binbaşı Kemal
Birlikleri : Değirmenburnu, Namazgah, Hamidiye, Mecidiye ve Yıldız tabyalarındaki topçu birlikleri ve bir ışıldak
Çanakkale-Kilitbahir Bölgesi'nin Görevi: Bu bölge, düşmanın Marmara denizine girmesine engel olmakla görevli en büyük savaş gücü olan Anadolu Hamidiye Tabyası ile Kilitbahir Tabyalar grubundan oluşmaktaydı. Bu tabyalar grubunun hemen kuzeyinde Anadolu, Mecidiye, Nara, Değirmenburnu Tabyaları bulunmaktadır.
Planda ateş idaresiyle ilgili hususlara da büyük ölçüde yer verilmesi göz önünde tutulmuştur.
B ) Seferberlik İlanı
2 Ağustos 1914 tarihinde Harbiye Nezaretince genel seferberlik ilan edildi. Bu emre göre 3. Kolorduda seferber olacak birlikler ve kurumlar şunlardı; Çanakkale Müstahkem Mevkii, 7., 8. ve 9. Piyade Tümenleri , Jandarma Taburları ( 3. Kolordunun emrine göre bunları tümenler seferber edeceklerdi.) Kol ve Katarlar, Depo Taburları ( 6 adet ) menzille ilgili olup seferberlikleri Kolorduca yürütülecek kuruluşlar seferber olacaktı.
Seferberliğin birinci günü (3 Ağustos 1914) 3. Kolorduya bağlı piyade tümenlerinin durumu şu şekildedir.
 
 
DÜŞÜNCELERBİRLİKTE BULUNANTAKVİYETOPLAMBİRLİKTE BULUNANTAKVİYETOPLAM
7. Piyade Tümeni
200
2931
 
2090
5021
 
523
201
724
Üç Piyade ve Topçu Alayı
8. Piyade Tümeni
173
4593
1029
5622
316     
192     
508     
Üç Piyade Alayı
 
9. Piyade Tümeni     
138     
1761     
1666     
3427     
534     
379     
913     
Üç Piyade ve Topçu Alayı
                
                                                        
3. Kolordu 20 Ağustos 1914'de lojistik destek birliklerinin bir bölümü dışında genel olarak seferberliğini tamamlamıştır.
Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığının kuruluşta bulunan birliklerinin seferberlikleri bitirilmişti ancak kuruluşa bir Ağır Depo Taburunun kurulmak istenmesi, Soğanlıdere ağzına bir mayın hattı koruma bataryasının kurulması, Dardanos Bataryasının 5 toplu olmasının istenmesi, Komutanlığın emrine bir deniz uçağının gönderilmesi gibi kuruluşa yeni birliklerin eklenmesi seferberlik süresinin uzamasına neden olmuştur.
9. Tümenin seferberliğine temel olan kuruluş 4 Ağustos 1914 tarihli kuruluştur. Başkomutanlığın 5 Ağustos 1914 tarihli emrine göre 9. Tümen, Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığı kuruluşunda ve emrinde olduğundan; 3 .Kolordu Komutanlığı, bu Tümenin payına düşen lojistik destek birliklerini tümen emrine vermiş, bunların seferberliği tümence yapılmıştır. 17 Ağustos 1914'de 9. Tümenin seferberliği genel olarak bitmiştir.   
C ) Yığınağın Yapılması   
3. Kolordunun karargahı, Kolordu Birlikleri ile lojistik destek birlikleri ve iki piyade tümeni Tekirdağ ve çevresinde elverişli barınma koşullarında olmadığı için 1. Ordudan, karargahının uygun bir yere taşınmasını istedi.
19 Ekim 1914'de 1. Ordu Komutanlığı Marmara Denizine dökülen Kavakdere Ağzı ile Saros Körfezine dökülen Kavaksuyu Ağzı çizgisinin güneybatısı, Çanakkale Müstahkem Mevkii sınırları içinde olduğunu, bu bölgeyi geçmemek koşulu ile istenilen yerde konaklayacağını, Ereğli, Çorlu ve Lüleburgaz'ın 3. Kolordunun bölgesi olduğunu 3. Kolorduya bildirdi.
3. Kolordu Komutanlığı 4 Kasım 1914'de Çanakkale'ye gelerek , Çanakkale Müstahkem Mevkii ve 9. Tümen de emir ve kuruluşunda olarak, Çanakkale Boğazının deniz ve karadan yapılacak saldırılara karşı savunmasını üstlendi. 14 Kasım 1914'de 3. Kolordu Komutanlığının Gelibolu'ya alınması üzerine emrinde 9. Tümen olduğu halde Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığı önceden olduğu gibi Başkomutanlığa bağlandı. Karargah Çorlu'da bulunan 8. Tümenden bir piyade Alayıyla, bir dağ topçu taburu, 20 Aralık 1914'te Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığı emrine girmek üzere Çanakkale'ye geldi. 8. Tümenin Sina Cephesine gönderilmek için Derinceye gönderilmesi üzerine Çanakkale'de bulunan 22. Piyade Alayı da 12 Ocak 1915'de Derinceye hareket etti. Çanakkale Cephesi için tam anlamı ile bir yığınak gerçekleştirilememiştir.   
III. BÖLÜM   
I. DÜNYA SAVAŞI BAŞLARINDA ÇANAKKALE'DEKİ
TÜRK ORDUSU     
A ) ÇANAKKALE'DEKİ TÜRK ORDUSUNUN I. DÜNYA SAVAŞINA GİRMEDEN ÖNCEKİ DURUMU
1 ) Müstahkem Mevkiindeki Topların Durumu ve Nitelikleri ile Bunları Yeniden Düzenleme Çalışmaları 
a - Müstahkem Mevkideki Topların Durumu ve Nitelikleri
Birinci Dünya Savaşından 30 - 40 yıl önce satın alınarak tabyalara yerleştirilen toplar çeşitlilik göstermektedir. Özellikle 22 çap uzunluğundaki 7000 - 8000 metre menzilli toplar, özdeş bataryalar oluşturmayacak biçimde karışık olarak dizilmişlerdi. Bu toplarda itici güç olarak karabarut kullanılmaktaydı. 355/35 ve 240/35'lik toplardaysa dumansız barut hartucu azdı.
Karabarut ile yapılan atıştan sonra topu temizlemek gerekiyordu. Karabarutla yapılan atışlarda duman çıktığı ve uzun süre hedef görülemediği için bu topların ateş hızlarını azaltıyordu.
Çanakkale Boğazının en güçlü topları, 16900 ve 14800 metre menzilli 355/55 ve 240/35'lik toplardı. Yalnız bunların sayısı oldukça azdı ( 5 adet 355/35'lik ve 17 adet 240/35'lik ).
Müstahkem Mevkiindeki topların durumu ve nitelikleri hakkında Türkiye'de bulunan Alman yardım kurulunda görevli Deniz Yarbayı Şnayder'in görüşleri şunlardı;
"Toplar Krup, Kruzo ve Şnayder fabrikalarından değişik zamanlarda alınmış, top çapları göz önünde bulundurulmaksızın plansız ve karışık olarak sıralanmıştı.
Bu durum yedek parça ve cephane bütünlemesini ve topçuluk kurallarının uygulanmasını özellikle büyük olmayan muharebe yeteneklerini daha da azaltıyordu.
Tüm parça etkilerine karşı, korumaya yeterli olmayan taş inşaat içine konmuş topların dönüş yeteneği çok sınırlı ve büyük çaplı topların kullanılması için çok er gerekiyordu.
Türk topçusunda cephane çok azdı, taşıma ve doldurulması insan gücüyle yapılmaktaydı. Bu durum ateş hızını azaltan etkenlerden biriydi.
İngiliz ve Fransız topçusunda çağa uygun mesafe ölçme aygıtları vardı. Ancak Türk topçusu bundan yoksundu.
İngilizlerin Queen Elizabeth gemisi bordasındaki toplarla bir anda yaptığı atışla mermi ağırlığı 7442 kilogram oluyordu. Buna karşı Türk Tabyalarından ise yarar gözüken Hamidiye Tabyası'ndan ateş eden Türk topçusunun toplam mermi ağırlığı ise bu süre içinde 800 kilogramdı.
Boğazın giriş tahkimatı büyük hedef gösteriyor ve yandan altına almaya elverişliydi."
Buradan da anlaşılacağı üzere I. Dünya Savaşı'nın başında Çanakkale Boğazındaki toplar çağının çok gerisindeydi.   
b - Müstahkem Mevkii Topçunu Yeniden Düzenleme Çalışmaları
Ç anakkale Boğazında 32 batarya ve Bağımsız Ağır Topçu Taburunda da 3 batarya vardı.
Ağır Topçu Genel Müfettişi Passeldt ( Paseld ) ve İstihkam Genel Müfettişi Weber ( Veber ) Paşalar Harbiye Nezaretine bataryaların bir bölümünün kuruluştan çıkarılmasını önerdiler. Çünkü bu bataryalarda görev yapacak yeteri kadar subay ve er yoktu. Bunun için de buralardan arttırılacak subay ve erlerin öteki bataryalarda görevlendirmekle savaş gemilerine karşı daha etkin olunacağı düşüncesiyle böyle bir öneride bulunmuşlardır.
Böylece 15 Haziran 1914 tarihli Harbiye Nezaretinin emriyle 35 bataryanın 13'ü kuruluştan çıkarılarak, batarya sayısı 22'ye indirildi ve Müstahkem Mevkii Topçusunun yeni kuruluşuna iki aşamada geçilecekti. Öncelikle bataryalar olabildiği kadar özdeş toplardan oluşacak daha sonra tabyalar içerisinde topların yerleri değiştirilerek veya kuruluş dışı bırakılan tabyalardan sökülüp getirilecek toplarla özdeş toplardan oluşacak bataryalar kurulacaktı.
Bu emrin uygulanmasına göre, Müstahkem Mevkii kuruluşunda bulunan 2. Ağır Topçu Tugayı; ikişer taburlu üç topçu alayından oluşmaktadır. Şöyle ki; 3. Ağır Topçu Alayı; Kepez - Çanakkale Bölgesinde iki taburlu olup toplam batarya sayısı 7 idi. 4. Topçu Alayının; 1. Taburu Bolayır'da, 2. Taburu Havuzlar - Kilitbahir Bölgesinde olup toplam batarya sayısı 8 idi ve 5. Topçu Alayı ise Çanakkale Boğazının girişinde Seddülbahir - Kumkale Bölgelerinde olup batarya sayısı 7 idi. Seferberlik öncesinde ( 31 Temmuz 1914'de) Çanakkale Müstahkem Mevkiindeki topçunun durumu şu şekildeydi;
Müstahkem Mevkii Komutanlığında topların sökülerek bir yerden öteki yere taşınarak yapılacak olan yeniden düzenleme işi tamamıyla sağlanamadı. Bunun dışında, kuruluştan çıkarılan 13 bataryanın subay ve erleri öteki bataryalarda görevlendirilmiştir.
Ayrıca Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığının 20 Eylül 1914 tarihinde Başkomutanlığa sunduğu raporunda; " Çanakkale Boğazı girişi her zaman kuşatılabileceğinden kolayca düşürülebileceğini , gelecekte yapılacak tahkimatın gücü ne olursa olsun sonucun değişmeyeceğini, Çanakkale Boğazının içinde durum bunun tersine olarak Boğaza giren düşmanın kanalize olacağı ve kuşatılma durumuna düşeceğini belirtmiş buna göre tahkimatın Çanakkale Boğazının içinde yapılmasının" önerildiği görülmüştür. Daha sonra yapılacak olan çalışmalar bu öneri doğrultusunda sürdürülmüştür. 
2 ) Müstahkem Mevkii Komutanlığının Boğazın Savunulması Yönünde Gösterdiği Etkinlikler   
a - Hafif Filonun Oluşturulması ve Kullanılması
Ç anakkale'ye 31 Temmuz 1914'de Müstahkem Mevkii kuruluşunda bulunan Hafif Filoyu oluşturmak üzere Bahriye Nezaretince bu komutanlık emrine keşif amacı ile verilen Kütahya, Draç, Musul ve Akhisar torpidoları Nara Burnunun kuzeyine gelerek demirlediler.
Bunlardan Draç ve Musul torpidoları, keşif amacı ile Boğaz dışına çıktılar.
5 Ağustos 1914'de Burakreis, 8 Ağustos 1914'de de Gayreti Vataniye ve Numune-i Hamiyet muhriplerinin katılmasıyla Müstahkem Mevkii emrindeki Filo; 2 muhrip, 4 torpido bot ve 1 gambota ulaştı. Boğazdan mayın hatlarını geçebilecek savaş gemilerine - keşif görevi olanların dışındakiler - yandan torpido atabilecek uygun yerlere demirlemeleri bildirildi.
Bunları 4 Eylül'de Pelenpiderya Karakol Gemisi ile 7 Ekim'de Sakız ve Aydınreis Gambotlarının Müstahkem Mevkii emrine verilmeleri izledi; yalnız Sakız Gambotu katılmış Aydınreis Gambotu henüz gelmemişti.
Boğazdaki topçuyla birlikte filodaki gambot ve torpidoların olası bir saldırıya karşı hazır bulunmaları emredildi.   
b - Topçuluk Yönünden Yapılan Hazırlıklar ( 31 Temmuz 1914 - 29 Ekim 1914 )
Müstahkem Mevkii topçusu çağa uygun düzeyde değildi. Yurt içinde top üretimi için ağır endüstrinin olmaması ve yurt dışından da top getirme olanaksızlığı yüzünden Çanakkale Boğazını güçlendirmek için öz kaynaklardan yararlanma yoluna gidilmiştir.
Bunun için de ; "
•  -          -         3. Ağır Topçu Alayı'nın Kepezdeki 5. Bataryasından evvelce kadro dışı bırakılmış olan man telli toplardan Kepezde yeni bir batarya oluşturulup, mevzilendirilmesi emredildi ( 1 Ağustos 1914 ).
•  -          -         Bunu daha önce kadro dışı bırakılan topların yeniden kuruluşa dahil edilerek kullanılmasıyla ilgili Harbiye Dairesinin 8 Ağustos tarihli emri izledi.
•  -          -         16 Ağustos'ta, 4. Ağır Topçu Alayı bölgesinde Soğanlıdere ağzında bir man telli veya adi Krup topu bataryasıyla, 3. Ağır Topçu Alayı bölgesinde Kepez, Çimenlik Tabyalarında birer Nardanfild bataryası kurulması emri verildi.
•  -          -         17 Ağustos'ta İstanbul'dan gönderilen 75/40'lık bir gemi top, Kepezdeki 5. Bataryaya tertip edilerek bu batarya, altı topa çıkarıldı.
•  -          -         Çatalca'dan gönderilerek 17 Ağustos'ta Çanakkale'ye gelen iki batarya, Yıldız ve Nara Tabyalarına yerleştirilerek, ateşe hazır duruma getirildi.
•  -          -         Evvelce çabuk ateşli iki gemi topundan oluşan Dardanos Bataryası, Başkomutanlığın 19 Ağustos tarihli emri ile gönderileceği bildirilen üç adet 150/40'lık çabuk ateşli topla beşe çıkarıldı ve böylece Dardanos, Boğaz girişine ateş toplayabilecek etkili bir ateş gücüne kavuşturulmuş olarak göreve hazır duruma getirildi. ( 22 Ekim 1914 ).
•  -          -         6 ve 9 Eylül 1914'de İstanbul'dan Çanakkale'ye gönderilen toplam üç top namlusuyla ikmal edilen toplar, 25 Eylül'de mevzilerine yerleştirildi.
•  -          -         Evvelce kadro dışı bırakılmış olan Yıldız Tabyasındaki havan bataryası, 2 Ağustos'ta tekrar yerini alarak, eğitime başlaması emri verildi.
•  -          -         Goncasuyu ve Palazbaba Tabyalarındaki dört havandan üçü Terperdere bölgesinden seçilmiş olan mevzilere yerleştirildi ( 7 Eylül 1914 ).
•  -          -         23 Ağustos'ta İstanbul'dan gönderilen 120 mm.'lik bir obüs takımı için önce Dardanos Bataryası yöresinde mevzi seçilmişse de sonradan verilen emirlerle bu takım 4 Şubat 1915'de Kumburnu'na intikal ettirilmiştir.
•  -          -         Boğaza girerek Karanlık limanına gelebilecek düşman savaş gemilerinin, Merkez Tahkimatını düşürmelerini engel olmak için çoğuyla Halil sırtlarında, bir kısmıyla da Rumeli kesiminde yerleştirilmek üzere Başkomutanlıkça 19 Eylül 1914'de 8. Ağır Topçu Alayı ile bir ağır obüs taburu ( Örnek Topçu Taburu ) Müstahkem Mevkii emrine gönderildi.
Bu birlikler Çanakkale'ye geldikten sonra Örnek Topçu Taburu, 8. Ağır Topçu Alayı kuruluşuna verilmiş olduğu halde Müstahkem Mevkii'ne bağlandı ve 8. Ağır Topçu Alayının 2. Ağır Topçu Taburu, Erenköy güneybatısında; Örnek Topçu Taburu onun 400 metre batısında 1. Ağır Topçu Taburu da Boğaz batısında Tenperderesi kesiminde mevzilendirildi ( 6 Ekim 1914 ).
•  -         -         Topçuluk yönünden değerlendirmeler aralıksız sürdürülmüş, İstanbul'dan 25 Eylül'de 8. Ağır Topçu Alayı ile birlikte gelmiş bulunan 5 adet 150 mm.'lik obüslerden 9. Tümen bünyesinde oluşturulan obüs bataryası da Alçıtepe çevresinde görevlendirilmiştir.
•  -          -         4 Ekim'de Çanakkale - Kilitbahir arasında kurulan mayın hattının korunması amacı ile 87/24'lük mantelli toplardan iki batarya oluşturuldu."
Yukarıda sayılan önlemlerle Çanakkale Boğazının savunması kendi öz kaynakları ile güçlendirilmeye çalışıldı.   
c - Müstahkem Mevkii Topçusunun Eğitimi ile İlgili Hazırlıklar   
Çanakkale Müstahkem Mevkiinde depo taburları için yeterli sayıda subay yoktu. İstanbul'dan subay gönderilmişse de bu yeterli olmadığı için kalan ihtiyaç emekli subaylardan tamamlanmaya çalışıldı. Ayrıca Çanakkale Bölgesindeki emekli topçu sayısı yalnız depo taburunun ihtiyacını karşılayacağından Müstahkem Mevkii Komutanlığınca Harbiye Nezaretinden öteki birliklerin subay gereksinimleri için istekte bulunulmuştur. Bu istek üzerine 5 Ekim 1914'de Başbakanlığın emri gereği " Müstahkem Mevkii subay ve erlerinin bilgi ve becerilerini artırmak için; Anadolu Hamidiye Tabyasında bir örnek batarya teşkil edildi.Türk ve Alman personelinden oluşturulan bu bataryadaki eğitimin, Korgeneral Merten tarafından verilecek yönergeye göre Alman üstsubaylarınca yönetilmesi" emredildi.   
B ) ÇANAKKALE'DEKİ TÜRK ORDUSUNUN I. DÜNYA SAVAŞINA GİRDİĞİ SIRADAKİ DURUMU   
1 ) Goeben ve Braslau'nun Çanakkale Boğazına Girişi Sırasında Türk Ordusunun Durumu
Osmanlı Devletinin 2 Ağustos 1914 tarihinde gizli bir ittifak antlaşması imzalayıp, kamuoyuna da tarafsızlığını bildirmişlerdir.
Bu tarihlerde Almanya'nın Goeben ve Braslau gemileri Akdeniz limanlarını bombardıman altına tuttuktan sonra İngiliz Filosu tarafından takip edildiği için Çanakkale Boğazına yöneldi. Osmanlı Devleti bu Alman gemilerini içeri almakta tereddüt ettiyse de Türk Başkomutanlığının emri ile içeri almalarına izin verildi.
İngiliz Filosu da boğazdan geçmek istedi fakat olumsuz yanıt aldı. Bunun üzerine bir önlem olarak Türk Ordusu, Boğaz savunması için önceden Müstahkem Mevkii emrine gönderilen torpidolarla Havuzlar - Kepez arasında ve bunun kuzeyinde mevcut mayın hattında ki geçitlerin kapatılması için Selanik Gemisinin de harekete hazır olmaları emredildi.
12 Ağustos'ta boğaza doğru ilerlemekte olan İngiliz zırhlısına, Akhisar Torpidosu ile gönderilen Teğmen Hasan aracılığı ile "Goeben ve Braslau'nun Osmanlı Hükümetince satın alınarak Yavuz ve Midilli adlarının verildiği" bildirildi.
Alman savaş gemilerinin boğaza girişinden hemen sonra İngiliz kruvazörlerinin Çanakkale Boğazı önünde görülmeleri dikkatlerin yeniden Boğaz savunmasına çekilmesine neden oldu.   
     2 ) Boğaz Savunmasının Güçlendirilmesi Yönünde Alınan Önlemler ve Boğazın Kapatılması
Gelişen bu olaylar karşısında Boğazların savunmasından yakından sorumlu olan Müstahkem Mevkii Komutanlığını bazı önlemler almaya sevk etti.
Bu yönde Çanakkale Boğazına yöneltilebilecek olası düşman saldırılarına karşı komutanlıkça, 2. Ağır Topçu Tugayı, Mayın Müfreze ve Filotilla Komutanlıklarına derhal ve ilk verilen emirlerde ; " Birliklerin hazırlıklı olmaları, kıyılara yönelik düşmanca hareketlere ateşle karşı konması, topçu birliklerinin hazırlık derecelerini arttırmalarını, Mayın Müfrezesinin işaret verildiğinde görevine başlayacak biçimde gerekli düzenleri alması, geceleyin Boğaz güvenliğinin sağlanabilmesi için Boğaz ilerisinde keşif etkinliğinin artırılması" istedi.   
a - Boğazda Yeni Mayın Hatları Oluşturulması ve Boğazın Kapatılması   
Başlangıçta dökülmüş olan mayın hatlarına ek olarak, Boğazda 15 Ağustos'ta Soğanlıdere ağzıyla, Kepez Feneri doğrultusunda 3. mayın hattı oluşturuldu.
Boğaz önündeki İngiliz ve Fransız savaş gemilerinin sayısının 17'ye çıkması üzerine, Başkomutanlıkça karşı tarafta 4. ve 5. Mayın Hatlarının döşendiği izlenimini uyandırmak için gerekli tertip ve düzenlerin alınması ayrıca emredildi.
4. Mayın Hattı ancak 24 Eylül 1914'de İntibah Mayın Gemisi tarafından 3. Mayın Hattının güneyinde ve buna paralel olarak döküldü. Ayrıca herhangi bir tehlike görüldüğünde, Çanakkale - Kilitbahir arasında 5. Mayın Hattının oluşturulabilmesi için de elde yeterli sayıda mayın bırakıldı.
Olayların gelişimine göre önlemler alınması sürdürüldü. 26 Eylül'de Boğaz dışına keşif için gönderilen Akhisar Muhribi'nin İngiliz savaş gemilerinin geri çevirmesi üzerine 3. Mayın Hattındaki geçide 4 mayın dökülerek kapatıldı ( 27 Eylül ). Bunu Başkomutanlığın 5. Mayın Hattının oluşturulması ve tüm mayın hatlarının kapatılmasıyla ilgili emirleri izledi. Bunun üzerine Anadolu Hamidiye ve Namazgah Tabyaları arasında 5. Mayın Hattı kurulduğu gibi şimdiye kadar kapatılmamış olan mayın geçitleri kapatıldı. 9 Kasım 1914'de 3. Mayın Hattını pekiştirmek amacıyla bu hattın kuzeyinde ve ona paralel olarak 6. Mayın Hattının kurulması izlendi. Kepez - Soğanlı arasına 7. bir mayın hattının kurulması kararlaştırıldı ve Nusret Mayın Gemisi Kepez taraflarında 17 Aralıkta 7. Mayın Hattını kurdu. Ayrıca bu mayın gemisi Çanakkale Boğazının batı kıyısından başlayarak 5. Mayın Hattı ile 45 ° 'lik bir açı ile doğu-güney yönünde 8. Mayın Hattını kurdu. 29/30 Aralık 1914'de 2. ve 8. mayın hatları arasında 2. Mayın Hattı ile 45 ° açı oluşturacak biçimde doğu-güney doğrultusunda 9. Mayın Hattı oluşturuldu.
19 Şubat 1915 Muharebesinde Bileşik Filonun Çanakkale Boğazına yönelik saldırıyı başlattığı zaman Boğazda 9 mayın hattının kurulması gerçekleştirilmiş oluyordu.   
b - Diğer Etkinlikler
Denizaltlılara karşı Ağ ve Torpido İstasyonları kurulmuştur. Bu yönde 5 Şubat 1915'de güney kesiminde son mayın hattının önüne birkaç balıkçı ağının dikilmesinden oluşturulan bir ağ şamandıralar arasına bağlandı.
Boğazdan geçebilecek yabancı savaş gemilerine karşı Çanakkale - Kilitbahir arasına torpido kovanları yerleştirildi.
Çanakkale'ye özellikle keşif amaçlı olarak gönderilen uçaklardan sınırlı ölçüde yararlanıla bilinilmiştir.
20 Ağustos 1914'de Başkomutanlığın, Müstahkem Mevkii Komutanlığına gönderdiği emirde; " Çanakkale Boğazına yönelik bir taarruzda, 3. ve 4. Kolordulardan doğrudan takviye birliği istenebileceğini" bildirmiştir.
Müstahkem Mevkii tarafından 9. Tümene verilen emirle " 26. Alaydan takviyeli bir piyade taburunun ( bir dağ ve 10.5 mm.'lik bir obüs bataryasıyla ) Kirte Bölgesine gönderilmesi ve bu kuvvetle Seddülbahir kuzeyinden beklenen bir çıkmanın önlenmesi" istenmiştir.
Emri alan 9. Tümen komutanı uygulaması geçmiş ve 7 Ekim 1914'e dek Gelibolu Yarımadası güneyinde 26.Alay 3. Taburuna aldırdığı düzenle, Anadolu Kıyı Komutanlığınca alınan aşağıdaki düzenleri Müstahkem Mevkii'ye bildirdi:
26. Alay 3. Tabur Karargahı : Kirte'de,
9. ve 10. Bölükleri : Kirte - Zığındere arasında,
12. Bölük : Zığındere arasında,
11. Bölük : Seddülbahir de olup dağ ve 10.5 mm. 'lik obüs bataryaları da Alçıtepe'de,
25. Piyade Alayı 2. Taburu : 4 bölüğüyle Kumkale - Yenişehir kesiminde,
•  1.      1.      Tabur 1.Bölüğü ile 3. Tabur 11. Bölüğü: Çanakkale'de,
3. ve 4. Bölükler : Tevkifiye'de ve 2. Bölük ile 3. Topçu Alayı 1. Taburu da Çiftlik Köyünde,
3.Tabur 9. Bölüğü ve bir makineli tüfek bölüğü : Erenköy'de,
Bu taburun 10. ve 12. bölükleri : Sarıçalıda,
Ezine Jandarma Bölüğü : Kumburnu'nda konuşlanmıştı.
  3 ) 18 Mart 1915 Deniz Harekatı Öncesinde Türk Ordusunun Durumu   
a - 19 Şubat 1915 Muharebesinden Önceki Durum   
18 Şubat 1915'de Çanakkale Harekat alanında, Çanakkale Bölgesinde doğrudan Başkomutanlığa bağlı Çanakkale Müstahkem Mevkii birlikleri, Gelibolu Bölgesinde genellikle kuzeyden başlayarak da 3. Kolordu birlikleri bulunuyordu.
( 1 ) 3. Kolordu Birliklerinin Konuşlanması
3. Kolordu Gelibolu ve Bolayır Bölgesinde bulunuyordu. Kolordunun 7. Piyade Tümeni ( 20., 2. Piyade Alayları ve bir Sahra Topçu Alayı ), Gelibolu Jandarma Taburu ile birlikte Koyun Limanı- Değirmenler Hattı ( dahil )- Karaçalıya ( hariç ) kadar olan kıyının gözetleme ve savunmasından sorumluydu.
Tekirdağ'da kuruluşunu sürdürmekte olan 19. Piyade Tümeni ise kuruluşunu tamamladıktan sonra, 3. Kolordu genel ihtiyatını teşkil etmek üzere, 25 Şubat 1915'de Eceabat'a gelmiştir.
( 2 ) Müstahkem Mevkii Komutanlığına Bağlı Birliklerin Konuşlanması
2. Ağır Topçu Tugayı ve 3. Ağır Topçu Alay Karargahları Çanakkale Çimenlik Tabyada,
3. Ağır Topçu Alayının 1. ve 2. Ağır Topçu Tabur Karargahları Anadolu Hamidiye ve Mecidiye Tabyalarındaydı. Bu alayın kuruluşundaki bataryaları, Boğazın doğu kıyısında, Nara Tabyası-Dardanos Tabyası arası kıyı kesimindeki mevzilerde, Alayın en güçlü toplarından 2 adet 335/35'lik ve 7 adet 240/35'lik Hamidiye Tabyasında, 1 adet 335/35'lik Çimenlik Tabyada, 5 adet 150/40'lık toplar da Dardanos Tabyasında yerleştirilmişlerdi. Toplam 15 adet bu toplar dışında; 22 çap uzunluğunda menzilleri daha kısa olan toplarda Çimenlik, Anadolu Mecidiye ve Nara Tabyalarında mevzilendirilmişlerdi. 4. Ağır Topçu Alayı Karargahıyla Namazgah Tabyasındaydı. Bu alay Boğazın batısında Soğanlıdere'den Değirmenburnu Tabyasına kadar uzanan kesimindeki tabyalarda ( Yıldız, Mecidiye, Namazgah ve Değirmenburnu ) ve elverişli olan öteki mevzilere yerleştirilmişti. En güçlü toplar 2 adet 355/35'lik Rumeli Hamidiyesi'nde, 4 adet 240/35'lik Mecidiye Tabyasında; 2 adet 240/35'lik Namazgah Tabyasında olmak üzere toplam 8 tane top vardı. Bir taburlu olan bu alayda mevcut 84 toptan 40'ı ağır top, 14'ü de ağır havandan oluşmaktaydı. Ağır toplardan, 35 çap uzunluğundaki 8 adediyle, Mesudiye Gemisinden sökülerek mevzilendirilmiş toplar dışındaki ağır toplar kısa menzilliydi. Bunlardan başka Soğanlıdere ile Mecidiye Tabyaları arasında, Boğaza döşenmiş mayın hatlarını korumak için 30 hafif toptan oluşan beş batarya mevzilendirilmiş durumdaydı. 5. Ağır Topçu Alay Karargahıyla bu alayın 1. Ağır Topçu Tabur Karargahı Seddülbahir de, 2. Ağır Topçu Tabur Karargahı Kumkale de, bu taburun bataryaları Kumkale ve Orhaniye Tabyalarında yerleştirilmişlerdi. 2. Ağır Topçusuna "Boğazın Giriş Topçusu" adı da verilmekteydi. Bu alay Seddülbahir- Ertuğrul Tabyalarındaki 1. Ağır Topçu Taburunun yakın savunması için 9. Piyade Tümeninden bir piyade bölüğü, Seddülbahir Bölgesinde, Zığındere ve Tekke Burnu arasında, diğer bir bölük de Kumkale Bölgesinde Yeniser yöresinde bulunmaktaydı. 8. Ağır Obüs Alayı Karargahıyla Erenköy'de; 1. Ağır Obüs Tabur Karargahı Domuzdere de, bu tabur bataryalarıyla Domuzdere doğu sırtlarındaki mevzilerde; 2. Ağır Topçu Tabur Karargahı Erenköy'de, bataryalarıyla Erenköy batı-güneyindeki mevzilerde; 3. Ağır Obüs Tabur Karargahı Karantina Köyünde, bataryalarıyla Karantina Köyü kuzey ve güneyindeki mevzilerde, 4. Ağır Topçu Tabur Karargahı Geyiklide, Menderes Müfrezesi emrinde bulunan 120/30'luk 4'er toptan oluşan bu tabur iki bataryasıyla, Üvecik ve Geyikli batısındaki mevzilerde, ayrıca bir obüs takımıyla da Kumburnu'nda mevzide.
Bunların dışında, Maydos Müfrezesi emrinde bulunan 105 mm.lik obüs bataryası ( 5 toplu ) ise Alçıtepe'deki mevzilerde yerleştirilmişti .
( 3 ) 9. Piyade Tümeninin Konuşlanması
Boğazın olası düşman çıkarmalarına karşı gözetleme ve korumasıyla görevli olan bu tümen Maydos ve Menderes Müfrezeleri adıyla iki gruba ayrılmıştı. Bu tümenin karargahı Çanakkale'deydi.
( - a ) Maydos ( Eceabat ) Müfrezesi
sağ yan ve sol yan gruplarından oluşan bu müfreze, karargahıyla Maydos taydı. Müfrezenin kuzeyindeki 7. Tümen ile ara hattı Koyun Limanı-Değirmenler çizisi Maydos Müfrezesine dahil idi. Sağ Yan Müfrezesi Maydos Müfrezesi kuzey sınırıyla, Kabatepe-Eceabat çizisi ( dahil ) arasında, Sol Yan Müfrezesi de Sağ Yan Müfrezesi güney sınırıyla, Seddülbahir arasındaki bölgede idi. Buralar eldeki olanaklar ölçüsünde ağır silahlarla mevzilendirilmişti.
( - b ) Menderes Müfrezesi
Menderes Müfrezesi 26. Piyade Alay Komutanının komutasında karargahıyla Berposta bulunuyordu. Müfreze Birliklerinin Anadolu kıyısında aldığı düzen şu şekildeydi;
- Depo Alayı ( 5., 6. ve 9. Taburlar), karargahıyla Üvecik'te bulunmakta. Görevi; Kumkale-Kumburnu arasındaki kıyı bölgesinin savunmasından sorumlu idi. Bu alayın Depo Taburu Üvecik'te öteki depo Taburları Yerkesiği ve Mahmudiyedeydi. Kıyıda gerekli gözetleme düzenlerini almış olan taburlar geride toplu bulunuyordu.
- 25. Piyade Alay karargahıyla, kıyı gözetlemesindekiler dışındaki artan birlikler Geyiklide, alayın sadece bir taburuysa Bespos'ta.
- Çanakkale Seyyar Jandarma Alayı, Karargahıyla Tavaklıda. Görevi; Eski İstanbul Burnu ile Akçay İskelesi arasındaki kıyının gözetleme ve savunmasından sorumluydu. Bunun için alay, çıkarmaya elverişli kıyı kesimlerini bölük bölgesine ayırarak, gerekli tahkimatı yapmış olup, kıyıya önemine göre takım veya postallar yerleştirmek suretiyle kuruluşundaki iki jandarma taburuyla görevi; nöbetleşerek sürdürmekteydi. Balıkesir Jandarma Taburu karargahı ve bu taburun büyük kısmı Ayvacık'ta, bu taburdan bir bölük eski İstanbul Burnundan, Kösedere ağzına kadar kıyıyı gözetlemekle görevliydi.
- 3. ve 8. Sahra Topçu Alaylarından müfreze emrinde bulunan bir sahra ve dağ topçu taburu, karargahlarıyla Darıköy ve Ezine'deydiler.
- Bradwel Bataryası da 4 Ocak 1915'de Küçük Beşiğe güneyinde İn Limanı yöresinde mevzilendirildi.
(4) Boğaz Girişindeki Türk Tabyalarının Durumu
Seddülbahir ve Kumkale Tabyaları, taş ve toprak karışımı yapılmış, büyük hedef gösteren tabyalardı. Ertuğrul ve Osmaniye Tabyaları toprak yapıydı, bu nedenle düşman gemi toplarına karşı dayanıklı değildi.
Ertuğrul tabyasının Tekke Burnu ile Osmaniye Tabyasının da Yenişehir yönüne karşı olan kısmının ateş olanakları sınırlıydı. Buna karşın, düşman gemilerinin girişteki tabyalar üzerine yoğun ateş toplama olanağı vardı.   
  b - 25 Şubat 1915 Muharebesinden Önceki durumu:   
19 Şubat 1915'te Bileşik Filonun Boğaz girişini ve bir kısmıyla da Gelibolu Yarımadasının batı kıyılarını bombardıman altına almasıyla, acil önlemler almakla başlandı. Bu anlamda Müstahkem Mevkiinin emriyle 9.Piyade Tümeni 19 Şubat 1915'te Eceabat'a taşındı. Maydos Müfrezesinin sağ ve sol yan grupları bölgelerinde de tedbirler alındı. Bunlar; Turşundaki Seyyar Jandarma Taburu, birliklerini kıyıya yanaştırarak birer bölüğüyle Ece Limanı, Karakol Dağı, Büyük ve Küçük Kemikli kesimlerinde gerekli düzenlerini aldı. 27. Piyade Alayının 3.Taburu ile bir sahra bataryası, Palamut sırtı gerisine yanaştırılırken, 26. Alay'ın 2.Taburu ile diğer bir sahra bataryası da, Sarafim çiftliğine gönderildi.
Gelibolu Yarımadasının kuzeyinde 3. Kolorduca alınan önlemler ise; Tekirdağ ve Gelibolu Limanlarında bulunan küçük ve büyük ve yelkenlileriyle, öteki deniz taşıt araçlarının ikinci bir emre dek limanlarda alıkonulması ilgililere duyuruldu. Ayrıca 3. Kolorduca 7. Tümene verilen emirle, 21. Piyade Alay Karargahı Atıf Bey çiftliğine bu alayın Gelibolu'daki 1. Taburu Bolayır mevziindeki Merkez ve Ay Tabyalarına; bir sahra topçu taburu Kumburgaz'a gidecek; Bolayır mevzii - Yeniköy kesiminde beklenen çıkarma girişimlerine karşı sahra taburuyla, Bolayır mevziindeki Ağır Topçu Taburu 21. Alay emrine verildi. Böylece Gelibolu Yarımadası kıyılarından yapılacak bir çıkarmaya karşı karada bazı önlemler alınmış oldu. 19 Şubat Muharebesinde Boğazın giriş tabyalarında meydana gelen hasarın giderilmesi işleri 5. Ağır Topçu Alayının görevine verildi. Geyikli ve Üvecik'te bulunan 4. Ağır Topçu Taburu (iki batarya, bir obüs takımı) Halileli bölgesinde mevzilendirildi. Obüs takımı 25 Şubat Muharebesine Yeniköy yöresinde katılacak olan bu takımın Halileli yöresine mevzi değiştirmesi emredildi.   
c - 26 Şubat 1915 Harekatı Öncesindeki Durumu   
26 Şubat 1915 muharebesinde, Boğaz girişindeki bataryaların susması üzerine Çanakkale Boğazı, adeta bileşik filoya açılmış durumdaydı.
Çanakkale Boğazının denizden yönelebilecek taarruzlara karşı yapılmış olan savunma planına göre ateş gücünün dağılımı şu şekildeydi;
2.Bölge (Obüs Bölgesi)'nde 10'u ağır havan, 32'si obüs olmak üzere toplam 42 toptan; 3.Bölge ise, 62 adet çeşitli çapta top, havan ve Nordonfilt'ten ibaretti. Bu arada 9. Tümen Topçusu set bataryalarının takviyesinde planlanmıştır.
Mevzilerin durumu ise; 1. Ağır Obüs Taburu, Tenger sırtlarına yerleştirilmişti. Bu kesimde arazinin yüksek olması nedeniyle mevzilerin düşman tarafından bulunup tahrip edilmesi güçtü. Bu taburun bir bataryası içinde, Eskihisarlık sırtlarında mevzi hazırlanmakta olup, bir çıkarma ihtimali belirdiğinde burada mevzilenecekti. Erenköy bölgesindeki obüs bataryaları da, açık ateş mevzilerine yerleştirilmişlerdi. Ayrıca Boğazın batı - doğusundaki obüs bataryaları mevzilerinin hemen gerisinde ateş mevzileri de seçilmişti.Boğazdan içeri girecek gemileri ateş altına almak amacıyla Halileli sırtlarında iki obüs bataryası için mevzi hazırlanmıştı. Obüs bölgesinin hemen kuzeyinde iki önemli batarya bulunmaktaydı. Bunlar 2.Bölgeyi ve gerektiğinde 3. Bölgeyi takviye edebilen Dardanos ve Mesudiye bataryalarıydı. Dardanos Bataryası boğaza hakimdi. Her iki batarya da 2.Bölgenin ateşlerini püskürtmekte ve mayın hatlarına yaklaşan düşman mayın arayıcılarına karşı mayın hatlarını koruyan bataryaların ateşlerini takviye etmekteydi. 3.Bölgedeki bataryalarsa derecikler ya da dere ağızlarına yakın ve olabildiği kadarıyla uzaktan görülmeyecek biçimde yerleştirilmişlerdi.   
  26 Şubat Harekatının sonrasında bazı yeni önlemler alınmıştır. Unlar; Halileli sırtlarında açık ateş mevziindeki obüs bataryası keşfedildiği için batarya kapalı mevziiye alınmıştır. Tenger'deki batarya, Seddülbahir - Hisarlık arasında durarak ateş eden savaş gemilerini baskın tarzında ateş altına almak ve Kumkale'ye yapılacak bir çıkarma hareketini engellemek için Kerevizdere Sırtlarındaki kapalı ateş mevzilerine yerleştirilmiştir. Tüm obüs bataryaları gerisindeki kapalı ateş mevzileri takviye edildiği gibi sahte bataryaların sayısı da arttırılmıştı.
19. Tümenin 25 Şubat'ta Eceabat'a gelmesi ile 9. Tümende yeni düzenlemeler yapıldı.
" Gelibolu Seyyar Jandarma Taburu; Azmukdere- Büyük Anafarta çizisinin kuzeyinde olmak üzere, birer bölüğü ile Ece Limanı, Turşun-Küçük Anafarta batısında, birer takımıyla Büyük ve Küçük Kemiklide kıyı gözetlemesinde.
Sağ Yan Müfrezesi ( 27. Piyade Alayı ) : Müfreze karargahı, Kocadere de takviyeli 27. Alay 1. Taburu, Kocaçimen doğusunda 2. Taburu birer bölüğüyle Arıburnu, Palamutluk sırtında, bir bölüğüyle de Kabatepe doğusunda ihtiyat olarak, kıyı gözetlemesinde, 3. Taburu, müfreze ihtiyatı olarak, Damlar yöresinde.
Sol Yan Müfrezesi ( 26. Piyade Alayı ): Bir ağır makineli tüfekle takviyeli müfreze karargahı Kirte'de, 26. Alayın 3. Taburu birer bölüğüyle Çifte Çamlar Sırtı, Kumtepe, Sarıtepe, Zığındere ağzında kıyı gözetleme ve korumasında bir bölüğü Seddülbahir ve Tekke burnunun savunmasıyla görevli olarak Ertuğrul Tabyası Kesiminde, 2. ve 4. Taburlarıyla Kirte'de toplu olarak bulunmakta.
9. Sahra Topçu Alayı; bir dağ taburu Sağ Yan Müfreze emrinde olup, bir bataryası Büyük Anafarta da, öteki bataryası da Kocadere de, 2. Sahra Taburunun bir bataryası Kocaçimen güneyinde, diğer bataryası Çifte Çamtepe kesiminde mevzide, 105 mm.lik obüs bataryası, Domuzdere kesiminde mevzide.
Tümen Karargahı ve 9. Sahra Topçu Alay Karargahı; Çanakkale'de, 19. Piyade Tümeninin 72. Piyade Alayı Eceabat'ta.
Bunlardan başka 19 Şubat Muharebesinde, Bileşik Filonun Ertuğrul ve Orhaniye Tabyalarının etki alanları dışına yaptığı ateşlerine engel olmak için, Menderes Müfrezesi emrindeki obüs takımı, Yeniköy Sırtları gerisinde; Alçıtepe Obüs Bataryasından bir obüs takımı da Ertuğrul Tabyası yöresindeki kapalı mevziiye yerleştirildi.
25 Şubat Muharebesinde Boğaz Giriş Tabyalarındaki topların Bileşik Filo tarafından tahrip edilmesi üzerine, 9. Tümen ve 8. Ağır Topçu Alay Komutanlıklarına verilen emirde; Karatepedeki bataryanın Halileli bölgesine alınması istendi".
Bu düzenlemelerin dışında 9. Tümenin Eceabat'taki birlikleri 19. Tümenin komutasında olacağı gibi, gerekirse Taypur'daki Piyade Alayı da bu bölgede kullanılmak üzere getirilebileceği Müstahkem Mevkice bildirildi.
Müstahkem Mevkiinin 25 Şubat tarihli emri ile Anadolu Yakasının savunulmasında 9. Tümen görevlendirildi.
Ayrıca emir komuta değişiklikleri de yapılmış ve Menderes Müfrezesi Komutanlığı kaldırılmıştır.
Çanakkale Seyyar Jandarma Alayından, Kumburnu'ndan başlayarak, sorumluluğundaki kıyı kesimini zayıf birliklerle gözetlerken, bir taburunu Geyiklide bulundurarak, düşman çıkarmasını ve ilerlemesini engellemeye çalışması istendi.
Müstahkem Mevkii Komutanlığı Karargahı, Boğaz girişindeki tabyaların 25 Şubat Muharebesinde tahrip edilmiş olması nedeniyle Çanakkale'nin 3km. güneybatısındaki Hacıpaşa Çiftliğine taşındı. Ayrıca Çanakkale'de bulunan 9. Tümen Karargahı da 26 Şubat'ta Halileli çevresindeki Sarıçalıya alındı.
26 Şubat'ta Değirmenburnu ile Çanakkale Feneri arasında 53 mayından oluşan 10. Mayın Hattı oluşturuldu.
26. Alayın sorumluluğuna Eskihisarlığı da kapsamak üzere, Seddülbahir, Ertuğrul Tabyaları ve Tekke Burnu verilmiştir.
19. Tümen Komutanı, Sol Yan Müfrezesinin takviyesini gerekli görmüş, Sağ Yan Müfrezesi ihtiyatı 27. Alay 3. Taburunun çabucak 26. Alay emrine girmek üzere Kirte'ye gönderilmesini istemiştir. Tabur o sırada Seddülbahir bölgesindeki 26. Alay 2. Taburunu değiştirdi ve taburdan bir bölük Marta Limanı-Tekke Koyu feneri arasında, öteki iki bölüğüyle de Harapkale de yerleşti.
Öte yandan, Bileşik Filonun tabyalardan yapılan ateşlere rağmen hızla boğazı geçmesi halinde, durumun Başkomutanlığın yanı sıra 1. ve 2. Ordulara da bildirilmesini istedi.   
e - 28 Şubat 1915'deki Durum   
Bu tarihte 9. Tümen kendi birlikleri arasında bazı denemelere gitti. Ayrıca Başkomutanlıkta takviye amacıyla Muhasara Topçu Taburunu Çanakkale'ye gönderdiğini, ayrıca çeşitli tür ve çapta sekiz topla, bir bataryanın gönderileceğini Müstahkem Mevkii Komutanlığına bildirmiştir.
Bandırmadaki 11. Tümenden Çanakkale'ye gelen 126. Piyade Alayı da, Müstahkem Mevkii genel ihtiyatı olarak burada bırakılmıştır.   
f - 1 Mart 1915'deki Durumu   
9. Tümenin savunma düzenlerinde yapılan değişiklikler özetle şu şekildeydi;
" - Giriş tabyalarının susması üzerine Geyikli dolaylarındaki bataryalar, Halileli sırtlarına alınarak, bunlara savaş gemilerinin Karanlık Limana serbestçe sokulmalarına ve gereğinde Boğazın giriş yerlerine çıkarma yapılmasının engellenmesine ateşleriyle yardımcı olmaları görevi verildi.
•  -         -         Tenger'deki obüs bataryalarından biri, Marta Limanı doğu sırtlarında mevzilendirilmiş olup, aynı görev verilmiştir.
•  -         -         Anadolu Yakasındaki 9. Piyade Tümeni kuvvet çoğunluğuyla kuzeye alınmış, 25. Piyade Alayı, Tevfikiye yöresine yerleştirilmiştir. Kumkale-Kumburnu'ndan güneye uzanan kıyı kesimiyse, Çanakkale Seyyar Jandarma Alayınca gözetlenmekte.
•  -         -         Kirte'deki 26. Piyade Alayı, 27. Piyade Alayının Eceabat'ta ihtiyatta bulunan bir taburu ve 9. Topçu Alayının iki bataryasıyla takviye edilmiş, bir piyade taburuyla bir batarya Seddülbahir'e sürülerek adı geçen bölgenin gözetleme ve savunması pekiştirilmiştir.
•  -         -         Anafarta Bölgesinde değişiklik yoktur.19. Tümen şimdilik toplu olarak Eceabat'ta bulunacak. 126. Piyade Alayı da Çanakkale'de ihtiyatta kalacaktır.
•  -         -         Beyoğlu Seyyar Jandarma Alayı, Erenköy'e gönderilmiş ve 9. Piyade Tümeni emrine verilmiştir."
Ayrıca Müstahkem Mevkii emrine Harbiye Nezaretinden altı adet top gönderilmiştir.   
g - 3 Mart 1915 Harekatı Sırasındaki Durum   
3 Mart 1915'e kadar Boğazda geçen muharebeler değerlendirilerek, 8. Ağır Topçu Alayının 8 bataryası ve aynı alayın 4. Ağır Topçu Taburu ile birlikte toplam bir obüs bataryasıyla değişik çapta üç batarya ve bir obüs takımından oluşan "Halileli Topçu Grubu" oluşturuldu.
Eskihisarlığa dek olan kıyının ateş altına alınması için 1. Obüs Taburundan bir batarya, Baykuştepe güneyinde kapalı mevziiye yerleştirilerek düşman gemilerinin Boğazda serbestçe hareket etmelerine engel olunmaya çalışılmıştır.
Müstahkem Mevkiice alınan önlemlerden biri de Kepez, Soğanlı arasında topçu takviyesi yapılarak mayın hatlarının tahribini engellemek olmuştur.
3. Kolordu Komutanlığı 7. Tümen Komutanlığına, Bolayır Mevziinin sol yan ve gerisinin çıkarma girişimlerine karşı savunulması için görev vermiştir.
Gelibolu yarımadasında bulunan 9. Tümen birlikleriyle, 19. Tümenin durumları ise şöyleydi;
"Maydos Müfrezesi Sağ Yan Komutanlığı ( Komutanı 27. Alay Komutanı ) Kocadere ( Kurucadere )'de, Bursa Seyyar Jandarma Taburu karargahıyla Tursunda, birer bölüğüyle Ece Limanı ve Küçük Anafarta'da; 27. Alaydan takviyeli 1. Tabur Kocaçimen Tepe doğusunda, 27. Alayın 2. Taburu Arıburnu ve Kabatepe bölgelerinde. Bu taburların birer bölüğünden oluşan müfreze, Ağıldere-Arıburnu doğusundaki sırtlarda yerleştirilmiş olup, bu kuvvet Arıburnu'nu kesinlikle savunacak, Ağıldere ve Kabatepe yönlerini de yan ateşleriyle koruyacak ve gerisindeki dağ bataryasının da güvenliğini sağlayacaktı.
9. Sahra Topçu Alayının 3. Dağ Topçu Taburundan bir batarya, Kocaçimen çevresinde mevzide, öteki bataryasıyla, Kocadere'de ( Kurucadere ) Sol Yan Müfreze Komutanlığı ( Komutanı 26. Alay Komutanı ) Kirte'de, 26. Alayın 4. Taburu Kumtepe, Sarıtepe, Zığındere bölgesinde, 26. Alayın 2. Taburu ve 16. Bölük Kirte'de, bir ağır makineli tüfekle takviyeli 26.Alayın 3. Taburu Marta Limanı, Tekke Koyu ( fenere kadar ) bölgesinde, öteki iki bölük Harapkale'de, 27. Alayın 3. Taburu Harapkale kuzeyinde, 2. Sahra Topçu Taburundan bir batarya, 4. Tabur bölgesinde Çifteçamlar Tepede mevziide; öteki batarya Kirte'de, 105 mm.lik obüs bataryasından bir obüs takımı, Kanlıdere-Maltepe deresi arasında mevzide, 26. Alayın 3. Taburunu desteklemekte. 19. Piyade Tümeni Müstahkem Mevkii ihtiyatı olarak Eceabat'ta bulunmaktadır.
Boğazın doğusunda yer alan 9. Tümen birliklerinin durumu ise; 126. piyade alayı Çanakkale Müstahkem Mevkii Genel ihtiyatında, 9.Piyade Tümeni ve 9. Sahra Topçu Karargahları Kolvert çiftliğinde, 64. Piyade Alayı Yenişehir, Yeniköy ve üvecik bölgesinde olup, Kumkale Kumburnu güneyine dek olan kıyının gözetleme ve savunmasında, 25. Alay 3.Taburuyla, Erenköy kuzeyinde, 2.Taburuyla Halileli bölgesinde olup, 1.Taburu, 64.Piyade Alayı ihtiyatı olarak Üvecik'te; 9.Topçu Alayı 1.Sahra Topçu Taburu, 25. Alay emrinde olup, bir bataryası İntepe batısında mevzide, öteki batarya Kolvert çiftliğinde; 8. Sahra Topçu Alayının 3. Dağ Topçu Taburu, 64. Piyade Alayı emrinde olup, bir bataryası Yeniköy kuzeyinde mevzide, öteki bataryası, Üvecik'te;Çanakkale Seyyar Jandarma Alayı Karargahı ve Çanakkale Seyyar Jandarma Taburuyla Geyikli'de; Balıkesir Jandarma Taburu, 64.Alayın güney sınırında, Akçay iskelesine uzayan kıyının gözetleme ve savunulması görevinde; Beyoğlu Seyyar Jandarma Alayı(iki Taburlu) Tümen ihtiyatı olarak Erenköy'de bulunmaktaydı."                                       
Çanakkale Boğazının savunmasından 1. Ordu emrindeki 3. Kolordu ( Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığı, 7., 8., 9. Tümenler ile 3. Süvari Tugayı ) ve bu orduya bağlı birlikler sorumluydu. 3. Kolordunun emrinde olan Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığı, 9. Tümen emrinde olarak Başkomutanlığa bağlandı. Böylece Boğaz Savunmasını 3. Kolordu ve Birlikleri ile Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığı üstlenmiş oldu.
Türk Ordusunun kullandığı toplar çağının çok çok gerisinde olup, yeterli sayıda da değildi. Düşmanın çok sayıda ve gelişmiş silahlarına karşı koyabilmek için öz kaynaklardan yararlanma yoluna gidilmiştir. Bunun yanı sıra ordunun subay gereksinimine de ihtiyacı vardı. Bunun içinde subay ve erlere Alman üst subaylarınca eğitim verilerek bu ihtiyaç giderilmeye çalışılmıştır.
Osmanlı Devletinin l. Dünya Savaşına girmesiyle birlikte, Boğazın kapatılması, Boğazda mayın hatları oluşturulması, düşman denizaltılarına karşı ağ ve torpido istasyonlarının kurulması gibi faaliyetler ile Boğaz düşman kuvvetlerinden korunmaya çalışılmıştır.
Türk Ordusu tüm olumsuzluklara rağmen, üstün çabasıyla düşman kuvvetlerini yıldırmış ve bu bölgeden çekilmelerini sağlamıştır.   

3  cellotin genel / Tarih / Ynt: çanakkale savaşları 1915 : Ekim 09, 2007, 09:03:26 ÖS
ÇANAKKALE SAVAŞLARI 1915
   İngiliz diplomasisindeki hatalar 2 Ağustos 1914’te Boğazların kontrolünü Almanlara sağlayan Türk-Alman anlaşmasının imzalanması ile sonuçlanmıştı. Boğazlar Marmara Denzi aracılığıyla Ege Denizi’nden Karadeniz’e ulaşan dar ve uzun su yollarıydı. Türkler Çanakkale Boğazına 3 Ağustos’tan itibaren mayın döşemeye başladılar, henüz işin başındayken İngilizler tarafından kovalanan ve 13 Ağustos’ta İstanbul’a ulaşan Goeben ve Breslau adlı Alman Savaş Gemilerinin komutanı Tümamiral Wilhelm Souchon 15 Ağustos 1914’te Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na atandı. 27 Eylül’de Çanakkale savunmasından sorumlu Türk Komutan mayın tarlalarının tamamlanması amacıyla Boğazı kapattı.
   Türkler boğazın iki yanında dış, orta ve iç kısımlardaki kalelerden oluşan kendi savunmalarını tanımlamak amacıyla “kale” kelimesini kullanıyorlardı. Gerçek ise biraz farklıydı, Tümamiral Souchon eksik eğitimli Türk topçularını çeşitli çap ve tipte, menzil tayini, ateş gözetleme ve kontrolu kötü modası geçmiş ekipmanların başında buldu. İsteği üzerine emrine, Koramiral Guido von Usedom komutasındaki dörtyüz Alman deniz topçusu ve mayın uzmanından oluşan bir destek ulaştı. Bu personel Türkiye’nin görünürdeki tarafsızlığının bozulmaması için Kayzer II. Wilhelm’in onayıyla Türk ordusu emrine girdiler. Von Usedom'un Türk askeri ünvanı “Kıyı İstihkam ve Mayın Tarlaları Genel Müfettişi” idi. Çanakkale boğazının aktif komutası Von Usedom’a eşlik eden ve Türk askeri ünvanı “Sahil Topçusu Müfettişi” olan bir başka Alman Koramiral’ine verildi.
   İlk bakışta gördükleri şey, Von Usedom’un Ekim 1914’te raporladığı gibi, bir tek esaslı çarpışmaya yetecek miktarda büyük çaplı mermilerin eksikliğiydi. Von Usedom Boğaz’ın savunmasında esas güvenilecek hususun mayıntarlaları olduğuna karar verdi. Türklerin başladığı mayınlama hareketini genişletti ve 343 adet mayından oluşan 10 hatlık bir savunma hattı kurdurdu. Mayın hatları boğazın en dar yerine kadar eşit mesafede 9 kilometrelik bir alana yayılmıştı. Mayınlar aralardaki kalelerdeki sabit ve hareketli toplarla korunmaktaydı.
   İngiltere’de ise, Savaş Hükümeti Aralık ayında Çanakkale Boğazı’nı açacak bir harekata sadece deniz harekatı olması kaydıyla onay verdi. Bu kararı etkileyen bir çok faktör vardı. İlki, içlerinde Deniz Bakanı Winston Churchill’in de bulunduğu Hükümet üyeleri arasında halka karşı bir güvensizlik duygusu hakimdi, halk Fransa’daki siper savaşlarına katılmakta yeteri kadar atılım göstermemişti. İkincisi, Batı cephesindeki düğümü çözecek insan üstünlüğüne sahip Rusya’da savaştaki aksiliklere ilaveten savaş malzemesi eksikliği vardı. Diğer tarafta ise Rus buğdayına ihtiyaç duyan, açlık sınırına gelmiş İngiltere vardı. Son olarak ta, denizcilik faaliyetlerinde büyük sıkıntıya yol açan, 120 adet Müttefik ticaret gemisi Karadeniz’de kapana kısılması hususu vardı. Savaş Bakanı Feld Mareşal Horatio Kitchener, Boğazlara yapılacak başarılı bir deniz harekatının cephede bir savaş kazanmakla eşdeğer olacağını ve eğer gidişat istenildiği gibi olmazsa istenildiği an geri çekilinebileceğini ifade etti. Başbakan Herbert Asquith ise : “Birileri savaşın risklerini almalı…Boğazları zorlamak…tehlikeye attığımız şeylerden daha fazlasını elimizden kaçırmama imkanı sunmaktadır”.
   3 Ocak 1915’te Churchill Amiral Sackville Carden’e Akdeniz’deki İngiliz-Fransız ortak savaş gücüne komuta edip etmeyeceğini sordu. Plan, Donanmayı dosdoğru boğaza sürüp, mayıntarlalarını koruyan kaleleri temizleyip Türk savunmasını imha etmekti. Amiral Carden sahil bombardımanı için ilave savaşgemileri aldı ancak toplam olarak eline verilen kaynaklar(gemi ve lojistik) azdı. Bu sırada Q44 borda numaralı Fransız Saphir denizaltısı 15/1/1915’te boğazda battı.
   İngiliz donanması 19 Şubat 1915’te harekata başladı. Ancak kötü hava sebebiyle 5 günlük bir gecikmeden sonra 25 Şubat’ta dış kaleler susturuldu Ardından hava yedi günlük bir araya daha sebeb oldu. 1 ve 2 Mart’ta İngiliz donanması orta kaleleri mayın hatlarına girmeden uzak mesafeden bombalamaya çalıştı. Kötü hava harekatı tekrar durdurmadan önce 3 Mart’ta Amiral Carden muhimmatın beklenenden fazla harcanmasından ve deniz uçaklarının hedefleri tespitteki yetersizliklerinden oldukça şikayet etmekteydi. 9 Mart’ta Churchill’e harekatın mayınları temizlemeye yoğunlaşmak olduğunu bildirdi. Mayınlar tamamen temizlenmeden savaşgemileri içerideki kaleleri imha edecek mesafeye sokulmadan, uzun mesafeli atışlar etkisiz kalmaktaydı.
   Müttefik donanmanı mayın tarama gemileri sivil balıkçıların kullandığı İngiliz Trol teknelerinden ibaretti. Troller çift halinde birbirinden beşyüz yarda mesafede, 2.5 inçlik bir tel ile tarama yapmaktalardı, telin derinliğini düzenlemek için bir tonluk, 3,5 metrelik bir “uçurtma” kullanıyorlardı. Personelin koruması için gemilere çelik kaplama takılmıştı. Hareketli bataryalardan açılan ateş sebebiyle hafif hasara uğrayıp sürekli çekilmek zorunda kalan İngiliz mayıntaraması 1 ila 14 Mart tarihleri arasındaki sekiz gece etkisiz kaldı. İngiltere civarındaki mayınların temizlenmesinde başarılı olmuş bu balıkçılar, ateş altında, geceleri Çanakkale’de iyi çalışamaz olmuşlardı. Mayıntaramadaki başarısızlık Amiral Carden’i orta ve iç kaleleri susturmak ve mayın hatlarını temizlemek amacıyla gündüz hareketını başlatmaya sevketti. Emir, 17 Mart’ta Amiral Carden’in hastalığı sebebiyle Filonun İkinci Komutanı Amiral De Robeck tarafından uygulamaya konuldu.
   Harekat 18 Mart 1915 saat 11.30’da başladı. Savaşgemileri kaleleri susturdu ve saat 16.00 civarı Troller mayın taramaya başlamak üzere ileri yöneldiler, sadece susturulmamış hareketli bataryaların ateşi tekrar başlayınca çekildiler. Akşamüstü İngiliz ve Fransızlar dörüd mayına ikisi top mermisi tarafından olmak üzere altı savaş gemisi kaybettiler. İngilizler mayın hasarının hazırlıksız oldukları yüzen mayınlar tarafından meydana geldiğini düşündüler, ancak gerçekte yeni ve tespit edemedikleri bir mayın hattına girmişlerdi. Bir Türk Yarbay Mayın uzmanı bu alanı önceki bombardımanlarda savaş gemilerinin manevra alanı olarak kullandıklarını tespit etmiş ve ufak Nusret şilebiyle 8 Mart gecesi İngiliz karakol gemisinin kötü hava sebebiyle yerini terketmesini fırsat bilip yirmi adet mayın döşemişti.
   Amiral de Robeck'in harekat sonrası hazırladığı rapor, mayın taram gücünün yeniden yapılanmasını takiben üç ya da dört gün içinde harekatın yenilenmesi yönündeydi. Yaveri Roger Keyes idaresinde, sivil personel savaş gemilerinden kurtarılan gönüllülerle değiştirildi ve sekiz muhribe mayın tarama ekipmanı yerleştirilmesi işlemine başlandı. Savaş Hükümeti bu çabaları onayladı, çünkü Alman telsiz konuşmalarında kalelerdeki muhimmatın ciddi şekilde azaldığı bilgisini almışlardı. Amiral John Fisher iki ilave savaş gemisini bölgeye takviye kuvvet olarak gönderdi ve de Robeck’e "Kalelerin onarılmasına imkan tanımamak ve dümanın harekatın iptal edildiğini düşünmemesi önemlidir. " mesajını iletti.
   23 Mart’ta Amiral de Robeck harekat planını tamamıyla tersine çevirdi. Karacı komutanlarla bir görüşmenin ardından, de Robeck Denzi gücü boğazı geçmeye çalışmadan önce Kara ordusunun kaleleri ele geçireceği bir ortak harekata karar verdi. Lord Fisher popüler olan komutanlarla zıtlaşmamak için kararının değiştirdi. Başbakan Asquith, Lord Kitchener ve Churchill bile hükümete de Robeck’e saldırıyı yenilemesini emretmesini sağlayamadı. Bu karar da Gelibolu savaşları olarak bilinen faciaya yol açtı.
   Çanakkale’yi savunan Türk ve Alman kuvvetleri zamanın profesyonle subaylarınca gerekli sayılabilecek kaynaklardan yoksundular. Türkiye’deki Alman Misyonu başkanı Şubat 1915’te Türk Genelkurmayı’nın Boğazlara bir saldırı olacağına inandığını bildirmekteydi. 18 Mart yaklaştıkça Türk ve Almanların çoğunluğu Entente (İngiltere ve Fransa)’in Boğazları sadece deniz yoluyla zorlayacağına inanıyordu. Bir Alman gazeteci 18 Mart harekatından hemen sonra takip eden harekatların düzenlenmemesinin Türk ve Alman savunmacıları çok şaşırttığını bildiriyordu. "Filonun kazanacağını zannediyorlardı, kendilerinin ise fazla dayanamayacağını"
   Mayın tarlaları krunmaktaydı. Çanakkale’deki Türk ve Alman savunmacıların etkinliği krtik faktörlerden oluşmaktaydı, beton ve önemsiz tahkimatları ve kuvvetlerinin azlığı. İlaveten güçler dengesizdi ve savunmacıların yetersiz kaynakları vardı, savunmanın başarısınıdaki etkenler doktrin, liderlik, savaş azmi ve azimdi. Türklerin imkanlarındaki yetersizlik sebebiyle mayın tarlaları Çanakkale savunmasında Alman taktik doktrininde baş element olmuştu. İngiliz donanmasının Kasım 1914’te dış kaleleri bombalaması Türk ve Almanların kafalarındaki daha içerideki savunmanın arttırılması ve özellikle mayın hatlarının korunmasının hayatiyeti düşüncesini doğrulamış oldu. 21 adet büyük çaplı sabit topa ilaveten 44 mayın tarlası Çanakkale Boğazı’nı korumaktaydı. Hareketli bataryalar ise arama ışıkları yardımıyla önceden belirlenmiş alanları mayın tarama trollerine karşı bombalamaktaydı. İngilizlerin isabetli karşı atış yapmalarını engellemek için bataryalar geceleri sahile getiriliyor, gündoğumuyla içerilere çekiliyordu. 3 Mart’tan itibaren savunucular İngilizlerin kafasını daha da karıştırmak için çoğunlukla eski su borularından oluşan sahte bataryalar yerleştirmeye başladılar. Savunucular hedef belirlemeyi zorlaştırmak için bataryaları siyaha ve çapraz desenli boyalı kamuflajladı ve toprak setler yaparak sahte tesisler inşa etti. Almanya’dan yeni mayın tederiği imkansız olduğunudan, Türk sanayisince de üretilemediğinden savunucular ilave mayınları İstanbul Boğazı açıklarına Rusların döktüğü yüzer mayınları toplayarak mayın hatlarını takviye ediyorlardı. Mayın tarayıcılar düzenli olarak geziyorlar ve İngilizlerin topladığı mayınların yerini Ruslardan ele geçenlerle dolduruyorlardı.
   Savunmacıların güçlü tarafları Amiral de Robeck’i çok etkilemişti. Görevden ayrılma belgesinde “ Sanırım, Türkler kolay vazgeçmeyeceklerdi, sonuna kadar savaşacaklardı (18 Mart’taki direnişten sonra)” demiştir. Kalelerdeki muhimmatın azaldığı yolundaki İngiliz istihbaratının bilgilerinin aksine hareketli bataryalardan açılan ateşin gücü de Robeck’i çok şaşırtmıştı. Savunmanın kalitesi onun Gelibolu Yarımadasını ele geçirmeyi hedefleyen kara harekatına karar vermesine yol açmıştı. Amiralliğe çektiği bir telgrafta kararını sabit ve hareketli topların çok az bir kısmının imha edilmiş olmasının ve mayınların beklenenden daha çok hasara yol açmasının kararını etkilediğini açıklamıştır. Çanakkale Boğazı’ndaki Türk ve Alman savunması eldeki imkanların kararlı bir yönetimle bir kıyı harekatını durdurabileceğini göstermiştir.
   Mayın tarama harekatındaki başarısızlık stratejik bir etkiye yol açmıştır. İngiliz donanmasının başarısızlığı İngiliz ordusunun Gelibolu’da bir harekata girişmesine yol açmıştır. Ordu ise kendi sırası geldiğinde iki başarısız çıkarma harekatı ile harekatı uzun bir çıkmaza oturtmuştur. Ocak 1916’da İngiliz, Avustralyalı ve Yeni Zelandalı birlikler çekilirken 200 binden fazla kayıp geride bırakmışlardır. Türk savunucular ise 250 binden fazla kayıp vermişler ancak “Gelibolu Kurtarıcı” olarak adlandırdıkları ve 1922’de Türk Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı olacak Mustafa Kemal’i bulmuşlardır. İlaveten Türk ve Alman kuvvetlerinin Gelibolu Yarımadası’nın savunmasındaki başarısı Bulgaristan’ın Merkez Devlerlere katılmasını sağlamıştır. 1916’da bir Alman ve Bulgar ordusu Romanya’yı yenerek tüm Balkan devletlerinin kontrolünün Merkez Devletlere geçmesini sağlamıştır.
   Almanya’da Denizcilik Bakanı Amiral Tirpitz 8 Ağustos 1915’te şöyle uyarmaktaydı; “Çanakkale Boğazı’nı kaybetseydik savaş kesinlikle bizim aleyhimize biterdi”. General Erich von Ludendorff sonraları hatıralarında şöyle diyecekti; “Boğazları alarak Karadeniz’e açılabilseydi, Rusya ihtiyacı olan savaş malzemelerine ulabilecekti. Doğu’daki savaş çok ciddi bir duruma gelecekti. Bu durum Boğazların ve dolayısıyla Türkiye’nin Doğu Cephesi ve tüm genel durum için önemini açıkça ortaya koymaktadır.
   Amiral de Robeck harekatın ilk dönemlerinde kesinlikle fiziksel cesaret göstermişti; 18 Mart’tan sonra, moral çöküntüden rahatsızlık duyar görünümdeydi. De Robeck, Türklerin muhimmattaki ciddi sıkıntısına rağmen “Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya’ya Müttefiklerin güç ve dayanıklılığını gösterme gerekliliği için” deniz harekatını durdurmayı seçti. Bunda kendi komuta hatası yüzünden mayınlarca gemilerinin hasara uğramış olmasının yansımasını görebiliriz.

4  cellotin genel / Tarih / Ynt: çanakkale savaşları : Ekim 09, 2007, 09:03:11 ÖS
ÇANAKKALE SAVAŞLARI BAŞLAMADAN ÖNCE TÜRK ORDUSUNUN DURUMU
I .BÖLÜM
ÇANAKKALE SAVAŞLARI BAŞLAMADAN ÖNCE TÜRK ASKERİ GÜCÜ
Türk Silahlı Kuvvetlerinin Barış Teşkilatı, Kuruluş ve Konuşu
Çanakkale Cephesindeki birliklerin teşkilat ve kuruluşuna geçmeden önce Osmanlı Devletinin I.Dünya Savaşına girmeden önceki genel askeri gücüne kısaca değinmekte yarar var.
Kara Kuvvetlerinin yeniden teşkilatlanması, Balkan Savaşları yenilgisinin hemen sonrasında başlanarak, I. Dünya Savaşı öncesinde tamamlanmıştır. Bu teşkilatlanmaya göre Kara Kuvvetleri, Harbiye Nezaretine bağlı dört ordu müfettişliği halinde, biri bağımsız 13 kolordu ve bunlara bağlı 38 piyade tümeni (ikisi bağımsız) ve dört süvari tümeninden oluşmaktaydı. Ayrıca Çanakkale ve İstanbul Boğazları ile; Çatalca, Edirne, Erzurum, İzmir Müstahkem Mevkileri de Kara Kuvvetleri Teşkilatında yerlerini koruyorlardı.
Çanakkale Cephesini ilgilendiren 1. Ordu Karargahıyla İstanbul'daydı ve 4 Kolordudan oluşmaktaydı. Bu Kolordular da kendi içerisinde tümenlere ayrılmaktaydı. Şöyle ki;
•  •         •        1. Kolordu (1. , 2. ve 3. tümen ) : İstanbul ve çevresinde
•  •         •        2. Kolordu ( 4. , 5. ve 6. tümen ) : Edirne ve çevresinde
•  •         •        3. Kolordu ( 7. ve 8. tümen ) Tekirdağ ve çevresinde
•  •         •        4. Kolordu (10. , 11. ve 12. tümenler ) Bandırma ve çevresinde kurulmuştur.
Yalnız 4. Kolordu 3-4 Kasım 1914'te İzmir'e nakledilmiştir.   
Çanakkale Boğazı'nın savunmasından sorumlu 3. Kolordunun 31-Temmuz 1914 'teki barış teşkilat ve kuruluşu şöyleydi;
Bu Kolordu: Akdeniz Boğazı Komutanlığı ( Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanlığı ) 7. , 8. , 9. Piyade tümenleri ile 3. Süvari Tugayı ve 3. Kolorduya bağlı birliklerden oluşmaktaydı.
"1 ) 7. Piyade Tümeni : 19., 20., 21. Piyade Alayları ile 7. Sahra Topçu Alayından oluşmakta , Alaylar üçer Taburlu , Taburlar da dörder Bölüklüydü.
a - 19. ve 21. Piyade Alaylarında; dörder ağır makineli tüfekten oluşan birer ağır makineli tüfek bölüğü vardı.
b - 7. Sahra Topçu Alayı : 1. ve 2. Sahra Topçu Taburundan ; topçu taburları ikişer bataryalı ve bataryalar dörder 75 mm.'lik toplardan oluşmaktaydı.
2 ) 8. Piyade Tümeni : 22. , 23., 24. Piyade Alayları ile 8. Sahra Topçu Alayından oluşmaktaydı. Bu Tümenin piyade ve topçu alaylarının kuruluşu 7. Piyade Tümeni Alaylarının kuruluşu gibiydi.
3 ) 9. Piyade Tümeni : 25., 26., 27. Piyade Alayları ile 9. Sahra Topçu Alayından oluşmaktaydı. Bu tümenin piyade ve topçu alaylarının kuruluşu, öteki tümenlerin alayları gibidir. Yalnız 26. Piyade Alayının 1.Taburu yoktu ve 25 ila 27. Piyade Alaylarında birer ağır makineli tüfek bölüğü bulunuyordu. 9. Sahra Topçu Alayının kuruluşu öteki topçu alaylarının kuruluşu gibidir.
4 ) 3. Süvari Tugayı : 4., 7., 15. Süvari Alayları ve 4 ağır makineli tüfekli 6. Ağır Makineli Tüfek Bölüğünden oluşmaktaydı.
5 ) 3. Kolorduya bağlı Birlikler : Astsubay Numune Taburu, 3. Obüs Taburu ( 105 mm. çapında dörder obüslü 2 bataryadan oluşmaktaydı), 3. İstihkam Taburu ( 4 bölüklü ), 3. Telgraf (Muhabere) Bölüğü, İstihkam İnşaat Taburu, Hizmet Kıtası, 3. Ulaştırma Taburu, Ulaştırma Deposu ve Sanayi Takımlarından oluşmaktaydı."   
3. Kolordu ( bağlı birlikler ve üç piyade tümeni ) Harbiye Nezaretinin emri ile barış konuşuna geçmiştir. Buna göre 3. Kolordunun Karargahı Susurluktaki Ulaştırma Taburu, Tekirdağ'da Ulaştırma Deposuna bağlı birlikleri, Yerçeşme'de 7. Tümeni ( 19. Piyade Alayının Muratlı'da ki 1. Taburu dışındaki tüm birlikleri ), Bandırma'da 8. Tümen ve 22. Piyade Alayı, Ayvalık ve Balıkesir'de 8. Tümenin 23. ve 24. Piyade Alayları, Çanakkale'de 9. Tümen ve bunun 25. Piyade Alayı, Eceabat ve Gelibolu'da 9. Tümenin 26. ve 27. Piyade Alayları Çorlu'da Kolordunun 3. Süvari Tugayı, 7. ve 15. Süvari Alayları, Lüleburgaz'da 4. Süvari Alayı bulunmaktaydı.   
Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığı ( Akdeniz Boğazı Müstahkem Mevkii Komutanlığı ), Çanakkale Boğazının özellikle denizden yapılacak saldırılara karşı savunulması için yıllarca önce oluşturulmuş bir kuruluştur. Çanakkale Müstahkem Mevkii birinci sınıf müstahkem mevkii olmasının yanı sıra, buranın komutanı Kolordu Komutanı yetkisindedir. Müstahkem Mevkii Komutanlığı Karargahı Çimenlik Tabyadadır. Bu komutanlık; 2. Ağır Topçu Tugayı ( 3., 4. ve 5. Ağır Topçu Alayları ) ile Kale İstihkam Bölüğü, İstihkam İnşaat Bölüğü, Telefon ( Muhabere ) Bölüğü, Mayın Müfrezesi, Işıldak Müfrezesi, Müstahkem Mevkii Cephane Depo Müfrezesi, Bolayır Cephane Depo Müfrezesi ve Deniz Taşıtları'ndan ( 3 motorbot ile 3 küçük tekne ) oluşmaktaydı.   
B ) Sefer Teşkilatı ve Kuruluşu   
•  1.      Kara Kuvvetleri:   
3. Kolordunun seferber edilmesine temel olan ilk kuruluş 4 Ağustos 1914 tarihinde oluşturulmuştur. 5 Ağustos 1914 tarihli Başkomutanlık emri ile Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığı, 9. Tümen emrinde olarak Başkomutanlığa bağlanmış, idari işler ve seferberlikle ilgili konular için Harbiye Nezaretine, emir ve komuta yönünden Başkomutanlığa başvuracağı belirtilmişti. Buna göre daha önce 3. Kolordu Komutanlığının emrinde bulunan 9. Piyade Tümeninin Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığının emrine verilmesi ile 3. Kolordu ; 7., 8. Piyade Tümenleri ile Kolordu bağlı birlikleri ve lojistik destek birliklerinden oluşmuştur.
Başkomutanlığın 5 Ağustos 1914 tarihli emrine göre Kara Kuvvetlerinin sefer teşkilatı ve kuruluşu özetle aşağıdaki biçimde düzenlendi.
" - İdari yönler dışında kalan bütün konular için kolordular doğrudan doğruya ordu komutanlığına başvuracaklardır.
•  -         -         Kendi orduları dışında bulunan tümenler, emirlerinde bulundukları komutanlara bilgi vermekle birlikte eski kolordularına da durumu bildireceklerdir.
•  -         -         Kolorduların ordu müfettişliklerine bölüştürülmesi kaldırıldı.
•  -         -         Başkomutanlığa bağlı olan seferi duruma getirilmiş birlikler; 1., 2., 3. Ordular ile
Karadeniz, Akdeniz Boğazı Müstahkem Mevkiileri ve Donanma Komutanlıklarıdır.
1.Ordu şu birliklerden oluşmaktadır; 1. Süvari Tugayı, 1., 2., 3., 4. ve 6. Kolordular ile
Ağır Obüs Taburu, Edirne'de ki 8. Ağır Topçu Alayı ve Edirne Kalesi. Ordu Komutanı Liman Von Sanders olup karargahı İstanbul'dadır.
Ayrıca bu ordunun kuruluşu olabildiğince gizli tutulacaktır."
Bu emirle ordu müfettişlikleri, ordu komutanlıklarına dönüştürülmüş ve 1.Ordunun kuruluşu belirlenmiş oluyordu.
5 Ağustos 1914 tarihli emirle Çanakkale Müstahkem Mevkiinin kuruluşunda 9. Piyade Tümeni, 2. Ağır Topçu Tugayı , İstihkam İnşaat Taburu ve Bağlı Birliklerinden oluşmaktadır. Burada 15 Haziran 1914 öncesinde 32 batarya Çanakkale Boğazında, 3 batarya Bolayır mevziinde olmak üzere ; toplam 35 batarya kuruluş dışı bırakıldığından toplam batarya sayısı 22'ye inmişti.
Ancak Avrupa'da Birinci Dünya Harbinin başlaması ve Osmanlı Devletinin de üçlü bağlaşmaya katılmış olması nedeni ile Çanakkale Boğazının güçlendirilmesi zorunluluğu ortaya çıktı ve terk edilmiş tabyalardaki bataryalar ve toplar yeniden kuruluşa alındı.
9. Piyade Tümeninin sefer kuruluşu ise 25., 26. ve 27. Alaylar, 9. Sahra Topçu Alayı, Tümen bağlı birlikleri ve iki jandarma taburu ve 1 amele ( işçi ) Taburuyla bu tümene ayrılmış bulunan lojistik destek birliklerinden oluşmaktaydı. Bu tümen lojistik destek birliklerinden ayrı olarak, iki menzil kolunu seferber etmekle görevlendirildi.
Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığı ve 3. Kolordu Komutanlığının ilk sefer kuruluşunda, konuşla ilgili ve takviye gibi nedenlerle bir çok değişiklik oldu. Çanakkale Boğazının denizden ve karadan yapılacak saldırılara karşı savunulması için; 9.Tümen, Gelibolu Seyyar Jandarma Taburu, Bolayır Ağır Topçu Taburu ve Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığı 3. Kolorduya dahil edildi.
Başkomutanlık 11 Kasım 1914 tarihli emir gereğince Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığı daha önceden bağlandığı halde yeniden Başkomutanlığa ve 3. Kolordu Komutanlığı da 1. Ordu Komutanlığına verildi.   
•  2.   Hava Kuvvetleri:   
Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığının sefer kuruluşunda 1 uçak bölüğü vardı.
İlk kez 17 Ağustos 1914'de bu bölüğe İstanbul'dan 1 deniz uçağı geldi. Buna 21 Ekim 1914'de Başkomutanlığın ve Vekaletin emriyle ikinci bir uçak daha katılmış ayrıca 12 Ocak 1915'de İstanbul'dan deniz yoluyla gönderilen iki uçakta Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığının emrine girmişti.   
•  3.     Deniz Kuvvetleri:   
Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığının sefer kuruluşunda 1 hafif filo bulunuyordu. Hafif filoyu oluşturan 4 torpido ( Kütahya, Draç, Musul, Akhisar ) özel seferberliğin ilan edildiği gün Çanakkale'ye gelerek, Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığının emrine girdiler. Daha sonraları bir gambot ve iki muhrip hafif filoya katıldı. Hafif filoyu oluşturan gemiler gerektikçe değiştirilmekteydiler.
Başkomutanlık, Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığının görevini hafifletmek için 4 Şubat 1914'de su üstü gözetleme ve mayın hizmetlerini Başkomutanlık delegesinin ( General Merten ) emrine verdi. Ayrıca 18 Şubat 1915 tarihine kadar Çanakkale Boğazında 9 mayın hattı kurulmuş, sonra Mart'a kadar buna 2 mayın hattı daha eklenmiştir. Çanakkale Boğazının savunmasına yardımcı olmak ve Bileşik Filonun boğazı geçmesi halinde onu korumakla görevli iki muharebe gemisi ( Barbaros Hayrettin Paşa, Turgut Reis ) de Yarbay Arif komutasında 17 Şubat 1915'de Nara Burnu kuzeyine geldiler.   
C ) Sevk ve İdare, Eğitim Usulleri ve Durumu   
Balkan Savaşından sonra subay kadrosunun gençleştirilmesine gidildi. Ordunun sevk ve idaresini güçlendirmek için yeteneksiz, yaşlı subaylar emekli edilerek yerlerine genç, bilgili komutanlar ve subaylar getirildi. 31 Temmuz 1914'den 19 Şubat 1915'e kadar geçen sürede Çanakkale Harekat alanında bulunan Türk birlikleri eğitim