bedava ödev indir
Kasım 21, 2008, 06:28:06 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: BİLGİSAYAR MONTAJI  (Okunma Sayısı 1557 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
lila
Hero Member
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 722


Üyelik Bilgileri
rkml
« : Mart 21, 2007, 05:15:59 ÖS »

Bedava ödev indir

dosya şifresi cellotin.com
Logged
admin
Administrator
Full Member
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 173


Üyelik Bilgileri E-Posta
rkml
« Yanıtla #1 : Ağustos 09, 2007, 10:07:06 ÖS »

Adım Adım Bilgisayar Montajı
Adım 1: Parçaları Satın Alın ve Toparlayın
Genellikle bu, en çok zaman alan ve dikkat edilmesi gereken adımdır. Hangi parçaları alacaksınız? Hangileri en iyi?
Bilgisayar parçaları almak için birçok iyi yer var. Bölgenizdeki bir bilgisayar mağazasına gidebilirsiniz. Genellikle iyi garantiler sunmalarına rağmen, diğer bazı yerlerden birazcık daha fazla ödemek zorunda kalabilirsiniz. Bazen, birazdan da fazla. Ayrıca, her gün çok sayıda insanla görüştükleri için, bazı “destek uzmanları” söylediklerinizi dinlemezler ve neye ihtiyacınız olduğuna veya problemin ne olduğuna geçmeye çalışırlar. Bazıları, büyük ihtimalle söylediği yanlış da olsa, size iki saniyede her türlü teknik cevabı verebileceklerine inanır ve daha akıllı görünmeye çalışırlar.
Birçok şehir bilgisayar parçası satan ve tamir edin daha küçük dükkanlara sahiptir. Bunlar bir alışveriş mağazasındaki küçük bir ofis olabilir. Bölgeden bağımsız olarak, bu dükkanlar genellikle daha ucuzdur ve size daha fazla ilgi gösterebilirler. Sattıkları donanım genellikle, üretici tarafından paketlenmiş perakendelerdir. Genellikle bir statik paket ve çok az doküman ile gelen OEM donanım da satabilirler. Bu tip donanıma hakim olmanız gerekmektedir. Eğer dokümanı okumanız gerektiğini düşünürseniz, OEM donanım almayın. Ayrıca, her şirket için geçerli olmasa da, sizi bilgilendirmek için şunu söylemek zorundayım: Küçük dükkanların dürüstlüğüne biraz şüpheli yaklaşmak gerekebilir. Bu her zaman doğru değildir, fakat küçük şirketler oldukları için ve büyük mağazaların büyük satış hacimlerine sahip olmadıkları için, genellikle ayakta alabilmek için satışı yapabilme baskısı altındadırlar. Bu tür bir dükkandan alışveriş yapacaksanız, bunu göz önünde bulundurun.
Bundan sonrası parçaları tanımanız için. PC satış endüstrisi, satış yapabilmek için sizdeki bilgi eksikliğini sonuna kadar kullanacak birçok satıcıyı barındırır.
Şimdi, sırayla her tip donanıma bakalım:
Kasa: Tasarladığınız yere sığabilecek bir kasa almaya dikkat edin(resim 1). Bu noktada bir masaüstü  veya dik duran kasa arasında seçim yapmalısınız. Genişletilebilirlik için yer bırakın; fazla sürücü yuvaları ve içeride çalışabilmek için bol alan. Bir güç kaynağı olduğundan emin olun.




Kasa temiz mi? Kasanın metal kısımları kenarları traşlanmış yada yuvarlatılmış sağlam bir malzemeden mi ? Plastik aksam kaliteli ve finishing’i düzgün mü ? Kasanın kutusundan bir vida seti ve anakart montajı için gerekli tüm parçalar var mı ? Kasanın geometrisi düzgün ve tüm ihtiyaçlarınız için gerekli yuvalar gerekli sayıda mevcut mu ? Biçim faktörüne dikkat edin: ATX veya Micro ATX. Hemen hemen bütün yeni anakartlar P4 uyumlu  ATX kasaya ihtiyaç duyar(resim 2). Yani eğer eski bir kasa alırsanız, yeni anakart o kasaya uyum sağlamayabilir. Eğer çok fazla terfi yapıyorsanız, bu işlem düşünülerek tasarlanmış bir kasa almalısınız. Örneğin kolaylıkla çıkartılabilen anakart monte plakaları, sürücü yuvaları, vb. Turbo düğmesi(resim 3) ve tuş kilidi eski teknolojidir, onlara sahip olmanız gerekmez. Güç ve reset düğmelerinin biraz gömülü olmasına dikkat edin, böylece kasayı masanın altına koyarsanız yanlışlıkla bir tekme atıp sistemi yeniden başlatmazsınız. Ayrıca, kasanın sağlamlığını kontrol edin. Bazı ucuz kasaların iç tarafı oldukça zayıf oluyor. Kasanın nasıl açıldığına dikkat edin. Tasarımına bağlı olarak, vidasız tip oldukça kullanıcı dostudur. Birkaç parça halinde ayrılmayan bir kasayla çalışmak daha kolaydır.
Eğer kasada hızlı bir işlemci çalıştıracaksınız, kasanın soğutma sistemine dikkat edin(resim 4).  Kasa fanlarıyla gelen kasalar güzeldir, fakat öyle değilse bile, kasanın buna olanak tanıyacak şekilde tasarlandığından emin olun. Öne monte edilen bir kasa fanı için kasanın ön tarafında açık bir hava deliği ve kasanın arka tarafında da bir çeşit hava akışı olmalı. Birçok güç kaynağı, altlarına monte, kasanın içinden havayı emip dışarı atan fanlar ile soğutmaya da yardım ediyorlar. Bunun yanında, güç kaynağının gücüne dikkat edin. Eğer kasa içinde birçok donanım barındıracaksanız veya yüksek güç gerektiren donanımlar olacaksa, iyi ve güçlü bir güç kaynağı edinin. Mümkün ise TUV onaylı en az 250W güç kaynağına sahip P4 uyumlu bir kasa alın. 300W - ATX 2.02  tercih sebebidir. Yeni bir anakart ve AMD işlemcilerin daha fazla güç harcadığına dikkat edin.
Piyasada güç kaynağının(resim 5) üzerinde 300W yazmasına rağmen gerçekten 300W olmayan onlarca marka kasa vardır. Markalara baktıkça, birçok kötü üreticinin bu işte olduğunu görebilirsiniz. Kasa seçiminin performanslı bir sistem için çok önemli olduğunu tekrar hatırlatırım. Kasa içinde kullanılan soğutucu fanların ballbearing özelliğine sahip olmasına dikkat edin.
Ana kart: Hemen hemen herkes anakartın bilgisayarınızdaki en önemli parça olduğunu bilir. Bütün diğer öğeler anakarta bağlanır. Ayrıca anakartın gelecekteki terfileriniz için seçeneklerinizi belirleyeceğini de unutmayın. RAM’i terfi mi etmek istiyorsanız? Önce anakartınızın hangi tip ve ne kadar RAM alabileceğini kontrol edin. Yeni video kartını mı istiyorsunuz? Anakartınızın bir AGP yuvaya ihtiyacı olacaktır. Anlatabildim mi? Eğer baştan yanlış anakartı seçerseniz, başka bir terfi için anakartı değiştirmek zorunda kalabilirsiniz. Bugünün anakartları, standart PIII günlerindeki anakartlardan biraz daha karışıktır. Eğer bu eski sistemlere alışıksanız, yeni anakartlara biraz alışmanız gerekecek. Bir zamanlar IDE kontrol kartlarına ihtiyaç duyardık, şimdi bu bağlantılar anakartın üzerinde bulunuyor. Bir zamanlar USB bir opsiyondu, şimdi bütün anakartlarda entegre. Bunun yanında ses özelliği, RAID özelliği hatta IEEE-1394 özelliği gibi birçok yenilik anakartların üzerinde gömülü gelmektedir. Bir anakart almak zor bir iştir, ne istediğinizi bilmeniz ve sonrasında sizin için en iyi özellikleri sunan anakartı almanız gerekir.
Üç anakart seviyesi bulunmaktadır. Bu tabi ki bir genellemedir, fakat yeterince doğrudur.

•   Her şeyi içinde olan anakartlar. Bu anakartlar genelde PC donanımıyla ilgilenmiyorsanız ve sıkıntıyla boğuşmak istemiyorsanız aldığınız anakartlardır(resim 7). Bu anakartlarda ses, video, ethernet ve hatta bazı diğer özellikler (mesela modem) dahili olarak bulunur. Genellikle iyi overclock edilemezler ve geniş CPU destekleri yoktur. Bu anakartlar genellikle Micro ATX biçim faktörüne sahiptir. Çoğu zaman, firmalar tarafından üretilen PC’lerde bu anakartlar kullanılır ve bu da sizin bu kılavuzu izlemenizin önemli sebeplerinden birisidir. Eğer kendi PC’nizi yapacaksanız, bu anakart size göre değil.



•   İkinci olarak, en çok kullanılan anakartlar var. Bu anakartlar tek bir CPU yuvası, IDE kontrol aygıtı ve benzeri özelliklerle gelir(resim Karizmatik. Birçoğunun dahili videosu bulunmaz, fakat birçoğunda dahili ses vardır. Bu pek sorun teşkil etmez, çünkü kolayca kapatılabilir. Geniş voltaj ve çarpan ayar seçenekleri sayesinde geniş bir CPU destekleri bulunur ve overclock’a daha yatkındırlar. Bu anakartların bazıları RAID özelliği de sunar. Yeterli PCI yuvalarıyla bu anakartlar muhteşemdir.

•   Son olarak, birçoğumuzun alamayacağı canavarlar var. Çift işlemcili, dahili NIC ve SCSI desteği bulunan ve sürüyle PCI yuvası bulunan anakartlar. Bunlar genellikle masaüstü PC’den çok sunucu ve iş istasyonları içindir. Genelikle bu anakartlarda kullanılan hafıza birimleri ECC veya Registred ECC şeklindedir.


Aklınızda tutmanız gereken bazı şeyler:
•   Kart Şekli: Birçok insan parçaların anakartta nereye yerleştirildiğine özen göstermez, ama aslında bu önemlidir. CPU yuvasının yakınında CPU fanınızı engelleyebilecek büyük bir kapasitör var mı? Uzun bir PCI kartının oturmasına izin vermeyecek bir engel var mı? Hafıza kartlarınızı almak için disket sürücüsünü çıkartmak zorunda mısınız? Bu anakarta ne takacağınızı ve bu tür bir sorunla karşılaşıp karşılaşmayacağınızı iyi bilmelisiniz. Bu biraz da kullanacağınız kasanın boyutuna bağlıdır. Küçük bir kasaya büyük bir Asus anakartı sığdırmak pek kolay bir iş değildir ve başınızı belaya sokar(resim 9).
•   Yuvalar: Eğer elimizde olsaydı, dünyadaki her şeyi çalıştırabileceğimiz 20 PCI yuvalı bir anakart alırdık. Ne yazık ki, böyle bir anakart mevcut değil. Yani, anakartınızın kaç PCI yuvasına sahip olduğuna dikkat edin(resim 10). Birçoğumuz için standart 4 veya 5 yuva yeterlidir. Dikkatli olun, kolaylıkla bütün yuvalarınızı doldurabilirsiniz. Anakartınızın bir AGP yuvasına ve hatta ihtiyacınız varsa AMR veya CNR yuvalarına sahip olduğundan emin olun.
Kılavuzlar: İnanın bana, eğer önemsemez ve iyi bir kullanım kılavuzu olmayan bir anakart alırsanız, pişman olursunuz. Markasız bir anakart aldığınızda, büyük ihtimalle bir üçüncü sınıf öğrencisinin yazdığını düşüneceğiniz Tayvanca veya İngilizce bir kılavuz ile karşı karşıya kalırsınız. Birçoğunda anakartta ekler bulursunuz. İlk seferde doğru yazamamışlardır. Anakartınızın kılavuzuna bakın ve anladığınızdan emin olun. Birçok bilinen markanın iyi kılavuzları bulunur. Akılda tutulması gereken diğer bir önemli konu da, bu bilinen markaların güzel web sitelerinin de olduğu ve oradan da yardım alabileceğiniz gerçeğidir. Üreticinin kim olduğunu bilmiyorsanız, ki bilseniz bile web siteleri kullanışsız olacaktır, bu anakartı kullanmayı iki kere düşünün. Aksi taktirde, insanlara bu anakartı kimin ürettiği hakkında mailler atıp duracaksınız ve genellikle cevap alamayacaksınız.
•   Biçim Faktörü: Eğer eski sunucu kasanız olmadan yaşayamayacağınızı düşünmüyorsanız, ATX biçim faktörlü bir anakart almanızı öneririm. ATX bütün bağlantıların entegrasyonunu sağlıyor. Ayrıca AT anakartlar, eski büyük DIN klavye bağlantılarını kullanıyor.
•   Çipset: Çipset(resim11), anakartınızın göbeğidir. Satın almadan önce anakartın hangi çipseti kullandığına çok dikkat etmelisiniz. Çipset, anakartınızın hangi donanımı desteklediğinden ve destekleyeceğinden tamamıyla sorumludur. Her şeyi kontrol eder. Eğer anakartınız ATA-100, AGP 4x ve benzeri özellikleri desteklemiyorsa, o çipseti boşverin. Başka birçok çipset var ve bu kılavuz da hepsinin anlatıldığı bir yer değil. Fakat bu ve başka sitelerde yapacağınız bir araştırma ile kullanacağınız çipsetin özelliklerini satın almadan önce belirleyebilirsiniz.
•   Donanım Desteği: Bunun önemi oldukça ortada. Anakartın kullanmak istediğiniz donanımı destekleyecek özelliklere sahip olduğundan emin olun. Mümkünse, ilerde kullanabileceğiniz donanım için de genişletilebilirliğe elverişli olmasını sağlayın. Ses veya video gibi gömülü öğeler varsa, onları kapatabildiğiniz sürece sorun değildir. Bu hepsi bir arada özellikleri sevmediğiniz sürece, bu işler için daha iyi donanımlar kurmak isteyeceksiniz ve bu donanımların da dahili öğelerle çakışmasını istemezsiniz.
•   İncelemeler: Son olarak, bir anakartı satın almadan önce, başkalarının onun hakkında ne düşündüğünü öğrenin. Siz, anakartın bir konuda problem yaratıp yaratmayacağı hakkında düşünürken, başka birisi bununla karşılaşmış ve Internet’te birçok yerde bununla ilgili bir şeyler yazmış olabilir. Donanım inceleme sitelerine bakın. Eminim, bu iş için nereye bakmanız gerektiğini iyi biliyorsunuz. Usenet haber gruplarına da bakın.
İşlemci: İşlemciler üç temel seviyede gelirler:
•   Giriş Seviyesi: Bu grup, kendi işlerini kurmaya hazırlanan ve yazıcıdan çıktı almak için bilgisayara ihtiyaç duyan insanlar için uygundur. Birçok standart iş yazılımı da bu işlemcilerle sorunsuz çalışacaktır. Celeron veya AMD Duron işlemciler bu grup için doğru seçimlerdir.
•   Orta Seviye: Bu grup, şu anda satılan çiplerin çoğunluğunu oluşturuyor. Bu işlemciler iş uygulamalarında uçarlar, fakat hıza ve diğer özelliklerine bağlı olarak bazı görüntü düzenleme ve oyunlarda da iyi çalışırlar. Bu, Pentium 4’leri, Athlon XP’leri ve hızı 1500MHz’den 2 GHz’lere uzanan işlemcileri içeriyor. 1.5GHz’ın üstünün ortalama olarak alınmaması şaşırtıcı, fakat bu hızlardaki işlemcilere bugünlerde oldukça ucuza sahip olabilirsiniz. Hatta bence olmalısınız.

•   Üst Seviye: Bu grup genellikle CAD türü uygulamalar çalıştıran veya harcayacak bol parası olan iş yerleri için uygundur. Eğer bu gruptaysanız, 2.4GHz’a uzanan Intel Pentium 4 işlemcilere veya AMD XP işlemcilerine bakmalısınız. Bu işlemciler gerçekten üst sınırdadır. En çok dahili hafızayı bulundururlar ve CAD gibi CPU’ya duyarlı programlarda çok iyi sonuçlar vermektedirler.
Yeni bir sistem için hangi CPU’ya ihtiyacınız olduğu tamamen kişisel bir tercihtir. Ayrıca bütün işlemcilerin soğutmaya ihtiyacı olacağını da unutmayın. Birçok kutulu işlemci fanlarıyla beraber, hatta fanları takılı olarak gelmektedir. Fakat eğer böyle değilse veya bir OEM işlemci satın alıyorsanız, iyi bir fan da aldığınızdan emin olun. Ucuz fanlardan olmamasına dikkat edin. Sizin işlemciniz için uygun olduğundan emin olun, çünkü bazı fanlar baktığınızda iyi gözükmesine rağmen yüksek hızlı bir işlemciyi yeterince soğutamayabilirler. Ayrıca fanın gücünü güç kaynağından değil de anakart üzerindeki 3 pin’lik CPU_FAN yuvasından(resim 12) alması daha iyidir. Eğer eski bir donanımla uğraşıyorsanız, fandan ayrı olarak bir heat-sink’iniz olabilir. Bu durumda, heat-sink’in işlemciye rahat bir monte yolu (klipsler veya heat-sink bileşimi) olduğundan emin olun.
Hafıza: Hafıza, makinenizin büyük bir parçasıdır, yani iyi bir şeyler alın. Birçok insanın, iş hafızaya geldiğinde kafası karışıyor, fakat bu gerçekten gerekli değil. Bazı hafıza üreticileri anakartınıza uyumlu hafıza bulmanızı web sitelerinden sağlıyor. Birçok durumda, standart non-parity, non-ECC hafıza sorunsuz çalışacaktır. Birçok anakart halen SDRAM(resim 13) kullanırken, bazıları DDR-DRAM(resim 14) veya RDRAM’de kullanılmaktadır ve bunlar çok daha hızlıdır.




 
Kısacası, hafıza büyük bir sorun değildir, sadece anakartınızın ihtiyacı olanı almanız gerekmektedir. Bugünün fiyatlarıyla, bayağı da bir hafıza almayı ihmal etmeyin. İşletim sistemleri oldukça fazla hafıza isterler. Windows XP’nin asgari gereksinimi 128MB RAM’dir. Yani, yeterli hafıza almayarak kendinize işkence etmeyin.
Video Kartı: Etrafta seçmek için tonlarca video kartı bulunmaktadır. Hepsi de en iyi olduklarını söylemektedirler ve mağazada dikkatinizi çekmek için kutularda göz alıcı grafiklerle donatılmışlardır. Size bazı ipuçları vereyim:
Birçoğumuz 2MB kartlar kullanırdık ve oyun delisi arkadaşlarımızın da 4MB kartları bulunurdu. Şimdilerde 64MB’lık, hatta daha fazla hafızalı kartlar bulunuyor. Bunlardan alın. Çok fazla fiyatları yoktur. Benzer şekilde, AGP şimdi standarttır. Yani, AGP yuvası olmayan eski bir anakart kullanmıyorsanız, mutlaka bir AGP grafik kartı alın. Ayrıca PC’nizi ne için kullanacağınıza da karar verin. Eğer genellikle iş uygulamaları, Internet ve basit oyunlar için kullanacaksanız süper bir grafik kartına ihtiyacınız yoktur. Makul 3D ve iyi 2D gücü sizin için daha iyi olacaktır. Bugünlerde piyasadaki birçok grafik kartı 3D’de oldukça uygundur ve 2D’de uçmaktadır. 2D gerçekte, bir grafik kartını çok fazla yormaz. Farklı üreticiler hakkında fikir edinmek için incelemelere bakın. Bazı kartlar TV çıkış, video giriş ve hatta TV-tuner özellikleriyle gelmektedir. Bunlar güzel özelliklerdir, eğer paranız yetiyorsa, bunları deneyebilirsiniz. Fakat genel olarak şunu söylemeliyim ki, her şeyi yapan kartlar genellikle performanstan feragat ederler. Yani eğer süper bir sistem istiyorsanız, sadece bu işle ilgilenen bir kart alın ve TV’yi önemsemeyin. Hatta, bu kartların bazılarından daha ucuz TV’ler alabilirsiniz. Aldığınız kartın monitörünüze uygun olduğundan da emin olun. Çok yüksek tazeleme oranlarına sahip bir kartı
kötü bir monitörle kullanmanın da anlamı yok.
Taşınabilir Depolama: Bütün PC’ler bir çeşit taşınabilir depolama sistemine sahip olurlar, bu  sadece bir disket sürücü olsa da. Disket sürücü meselesinde, bilinmesi gereken pek bir şey yok. Düzgün görünen herhangi birini alın ve kullanın. Şimdilerde birçok PC, ZIP sürücüler veya bir LS-120 gibi daha gelişmiş medyalar kullanıyorlar. Bir disketin 1.44MB olduğu düşünülürse, bu sürücüler oldukça kullanışlı. Ayrıca, disket sürücüler çok da yavaş. Bu sürücülerin de ötesinde, CD-R ve CD-RW sürücüler de şimdilerde oldukça popüler. Eğer kapasite sorunlarıyla uğraşmadan yedekleme yapmak ve arkadaşlarınızla veri paylaşmak istiyorsanız, bir CD yazıcı alın. Şimdilerde oldukça hızlılar ve bazı firmalar Smart-Burn teknolojisiyle PC’nizde kayıt anında başka bir şey yapmanıza bile izin veriyorlar.
Sabit Disk: Gözünüze düzgün göründüğünden emin olun. Benim görüşüme göre hep yeni bir model alın ve bir kullanım kılavuzuna ya da en azından bir jumper diyagramına sahip olduğundan emin olun. Fiyat ve uyumluluk açısından ben IDE öneririm. IDE alacaksanız, sürücünün UDMA destekli olduğundan emin olun. Büyük ihtimalle anakartınız ATA-100 veya 133 destekli olacaktır. Yani, bu kadar güçlü veri taşıyabilen bir sürücü almak isteyebilirsiniz. Makul dönüş hızına sahip bir sürücü alın. 5400 RPM sürücüler yavaş kalıyor. 7200 RPM daha iyi ve daha yüksek hızlar daha da iyiler. Fakat gerçekten hızlı sürücüler bir sabit disk sürücü soğutucusuna ihtiyaç duyabilirler. Yani bununla uğraşmak istemezseniz uygun bir hız/sıcaklık oranına bakın. Hız çok önemliyse SCSI arabirimine yönelin. Fakat SCSI için ayrıca bir SCSI veri yolu donanımı almanız gerektiğini de unutmayın. Bir de, gücünüz yeten en yüksek kapasiteli sürücüyü alın. PC’de ne yaptığınıza bağlı olaraktan bir sabit diski ne kadar çabuk doldurabildiğinize siz de şaşıracaksınız. Büyük kapasiteli diskler şimdi oldukça ucuz, yani bunlardan bir tane alın.
Ses Kartı: Bugünün PC dünyasında bir gereklilik. Piyasada tonlarca ses kartı bulunmasına karşın, ben yine de isme bakmanızı öneririm. Birçok ucuz modeli denedim ve birçok sürücü problemiyle uğraştım. İncelemeleri okuyun, çünkü aynı özelliklere sahip birçok marka ve model ses kartı var. Bazı kartlar sesi geliştirmek için özel ses algoritmaları kullanıyorlar. Bunlardan bazıları kötü, fakat bazıları da gerçekten sesi iyileştiriyor. Üst seviye ses kartları, genişletilebilirlik için ses kartı üzerinde her türlü giriş ve çıkışı bulunduruyor. Bunlar ses mix veya ses-video düzenleme gibi işlerle uğraşmıyorsanız genelde sizin için önemli olmayacaktır. Kartın 5+1 kanal desteğine sahip olduğundan emin olun(resim 16), çünkü bu özellik yeterli hoparlörlerle de desteklendiğinde, PC’den gelen sesin gerçekten muhteşem olmasını sağlıyor. Kartla birlikte, hoparlör de almak zorundasınız. Hoparlörlere çok para ödeyebilirsiniz, ama ben en azından 3 parçalı bir sistem (subwoofer’lı) öneririm. Derin basları ve genel sesi takdir edeceksiniz.
CD-ROM/DVD: Bir sürücü kurulum disketi olduğundan (hemen hemen bütün ünitelerde bulunur) emin olun. İşletim sistemini kurmak için bu sürücünün çalışması gerekecektir. Bazı sürücüler şimdilerde oldukça ucuz, yani hızlı bir tane alın: 50X veya daha hızlı. ATAPI uyumlu IDE olduğundan emin olun. Eğer basit bir CD-ROM’dan ötesini istiyorsanız, bir DVD oynatıcı alın. Bu sürücüler de standart CD-ROM’lardan çok da pahalı değiller ve CD-ROM’larla geriye uyumlular, yani her türlü görevi yerine getiriyorlar. Ayrıca PowerDVD veya WinDVD gibi iyi bir DVD oynatıcı yazılımıyla PC’nizde film izleyebilir veya DVD yazılımı kullanabilirsiniz.
Klavye ve Fare: Daha çok kişisel tercih meselesi. Anakarta uygun bir bağlantısı olduğundan emin olun, aksi taktirde bir adaptöre ihtiyacınız olacaktır. Çoğu yeni anakart klavye için PS/2 veya USB bağlantısı sunuyor. Farenin çalıştığından emin olun ve sisteminiz için uygun olan tipi seçin: seri veya PS/2. Eğer hoşunuza giderse, standart klavyelerden tek farkı ortadan bükülmüş olması olan “Natural Keyboard”lardan alabilirsiniz. Bu tiplere alışmak biraz sürebilir, fakat güzeldirler. Fareyi, kaydırma tuşları ve benzeri güzel özelliklere sahip olanlarından alabilirsiniz. Eğer dişi fare (topsuz olanlar) seviyorsanız, Intellimouse gibi optik farelere bakabilirsiniz.
Sürücü Kabloları: Sabit disk, disket sürücü ve CD-ROM’u anakart üzerindeki I/O’ya veya I/O kartına bağlayabilmek için bütün kabloların olduğundan emin olun. Bu kablolar(resim 17) genellikle anakart veya sürücü ile gelir, fakat bazen ihtiyacınızı karşılamayabilir. Yeterince uzun olduklarından emin olun. Yırtık kablolar veya benzeri hasarlar olup olmamasına bakın. Ayrıca, ATA/66-100 sürücülerin 80 telli IDE kablosuna ihtiyacı olduğunu unutmayın. Normalle aynı kalınlıktalar, fakat her tel daha ince, böylece kabloya daha fazla tel sığabiliyor. Eğer soğutma olayına önem veriyorsanız, yuvarlaklaştırılmış kabloları tercih edebilirsiniz. Bunlar kasanızın içinde derli toplu olduklarından daha güzel gözükürler ve geniş gri şeritli kablolu kasalardan çok daha temiz hava akışına izin verirler.
Ses Kablosu: Genellikle CD-ROM ile gelir, CD-ROM’u ses kartınıza direk bağlamanızı sağlar.
Vidalar: Yeterli vidanız olduğundan emin olun. Genellikle kasanızla birlikte yeterli sayıda gelir. Vidaların doğru boyutlarda olduğundan emin olun. Kartları takmak için kullanılan vidaların boyutları sürücüleri takmak için olanlardan farklıdır ve sürücüde büyük bir vida denerseniz, sürücüye zarar verebilirsiniz.
Sistem Disketi: Bir sistem disketine sahip olduğunuzdan ve kullanılmaya hazır olduğundan emin olun. İstediğiniz işletim sistemine uygun bir tane yaratabilirsiniz. Çalışan başka bir sisteminiz varsa, onu sistem disketi yaratmak için kullanın. Büyük ihtimalle Windows 98 veya daha iyisini kullandığınızda, daha kolay olan CD-ROM kurulumu yaparsınız.
Bu, sizin için donanım senaryosunun kısa bir özetiydi ve umarım PC’niz için gerekli parçaları toplamanızda size yardımcı olur. Bütün markaları anlatma ve üreticiler için kesin öneriler yapma şansım yok. Bu tür bir araştırma ayrıca yapılmalı.
Şimdi, sistemi kurma aşamalarına geçebiliriz…
Adım 2: Kasa özellikleri ve kapağının açılması
Herhangi bir bilgisayarın öncelikle bilgisayarı oluşturan diğer tüm parçaların içinde toplanacağı bir kasası olmalıdır. Kasalar aynı zamanda bilgisayarın güç kaynağını da barındırdığı ve genellikle
güç kaynağı/kasa ikilisi bir arada satıldığı için doğru kasanın önemi bir kat daha artar.

Bu bölümümüzde genellikle rasgele ya da sadece fiziksel görünüşüne bakılarak seçilen kasa ve güç kaynağı ikilisinin nasıl olması gerektiği üzerinde duracağız. Aynı zamanda kasa ve güç kaynağını yakından ilgilendirdiğinden ATX Form-factor, ATX güç kaynağı, termal dizayn gibi konulara kısaca yer verdikten sonra standart bir kasaya diğer bileşenlerin nasıl yerleştirilmesi gerektiğine detaylı olarak değineceğiz ve kasa ana başlığı altında aşağıdaki beş maddeye göz atmış olacağız.

1 - ATX Form Factor
2 - ATX Güç kaynağı
3 - Termal dizayn
4 - Sistem montajı


ATX Form-Factor
Günümüzde PC’ler ismini sıkça duyduğunuz ATX standardına uymak zorundalar. ATX 1990’lı yıllarda PC’lerde bir standart oluşturmak amacı ile başlayan ve 1997-1998 yıllarında günümüzdeki şeklini alan yapının genel ismidir. ATX standardı, AT/Baby-AT standartlarından sonra geliştirilen, temel olarak geliştirilmiş ve iyileştirilmiş kullanım kolaylığı yanında sistem maliyetini aşağıya çekmek(*) ve güncel teknolojilere uyum süreci sonunda geliştirilmek zorunda kalınan bir standarttır.

ATX standardı ana kartınızın fiziksel boyutunun ne olacağına, kullanacağınız güç kaynağının tipinden, CDROM-Harddisk-Floppy sürücülerinin yerlerine, ana kartın kasaya bağlantı noktalarına ve hatta sistemde kullanılan fanlara kadar tüm parçaların bir standarda oturmasını sağlar. Bu sayede satın aldığınız tüm parçaların herhangi bir uyum problemi yaşamadan bir araya getirilebilmeleri ve sağlıklı olarak çalışabilmeleri garanti altına alınmış olur.

 

ATX temelde tüm standardın genel adı olsa da yukarıdaki şematik ATX yapısında gördüğünüz gibi ATX temel olarak şaside 90 derece döndürülmüş bir Baby-AT ana karttır denilebilir ve bu 90 derecelik döndürülmüş yapı sayesinde güç kaynağının kasa içerisindeki konumu değiştirilebilmiştir. Yeni ana kart dizaynları sayesinde ise işlemci ve ram yuvaları genişleme yuvalarından uzağa taşınarak hem erişim kolaylığı sağlanmış hem de yeni konumları sayesinde tam büyüklükte genişleme kartları kullanımına imkan tanınmıştır. Yeni ATX güç kaynağı dizaynı sayesinde ise sadece tek bir güç konnektörü ile dizayn sadeleştirilmiş ve ATX güç kaynağı üzerindeki tek fan ile hem güç kaynağı soğutulmuş hem de kasa içindeki sıcak havanın emilerek dışarıya atılmasına yardımcı olunmuştur.

ATX ile birlikte tüm giriş/çıkışlar ana kart üstünde toplanmış ve giriş/çıkışlar için 158.75mm x 44.45mm yer ayrılmıştır. Bu sayede günümüz bilgisayarlarının USB, IEEE-1394(Firewire) gibi ekstra I/O ihtiyaçları yanında ses, Ethernet yada VGA çıkışlarını ana kart üstünde I/O için ayrılmış tek bir noktaya toplama imkanı sağlamıştır. Bu sayede kasa içindeki kablo sayısı minimuma indirilmiş, eski dizayndaki seri ve paralel kablolar kaldırılarak interferans ihtimali de minimuma indirilmiştir.

Kısaca toparlarsak ATX kullanım kolaylığı, fonksiyonellik, maliyette iyileştirme, güncel teknolojilere adaptasyon kolaylığı ve en önemlisi tüm parçaların bir standarda oturtulması bakımından önemlidir. Üreticiler ATX’e bağlı kalarak sistemlerinde ufak tefek bazı değişikler yapabilseler de günümüzde ATX uyumlu olmayan bir kasa, güç kaynağı yada ana karttan bahsetmek mümkün değildir. Şu an da ATX v2.03 kullanılan en yaygın standarttır ve bu standardın geldiği son noktayı temsil eder..

*Örneğin ATX bir ana kart boyutunun 305mm x 244mm yada bir Baby-ATX anakartın fiziksel boyutunun 284mm x 208mm olması gerektiğine karar verilirken, ana kartların yapıldığı standart baskılı devrelerinin boyutunun 660mm x 457mm olduğu göz önünde bulunduruluyor. Bu sayede bir baskılı devreden ATX standardında iki ana kart, Baby-ATX standardında dört anakart minimum fire ile üretilebiliyor. Bu da sonuçta baskılı devre maliyetinde bir önceki standarda göre %30 bir düşüşe sebep olabiliyor.  Ayrıca sadece güç kaynağı üzerindeki fan ile sistem içindeki sıcak havanın emilmesi ile ekstra bir fana gerek kalmadığı gibi, güç kaynağının yeni konumu sayesinde daha az ve kısa kablolar(bu sayede PIO Mode 4/5 IDE aygıtlara uyum) kullanılarak yine maliyetten kar edilebilmektedir. Ergonomik dizayn ve kısa montaj zamanına olanak sağlaması da iş güçü maliyeti açısından önemlidir.

ATX Güç Kaynağı(Power Supply)

ATX standartları içerisinde bilgisayarın güç kaynağının da uyması gereken standartlar belirlenmiştir. Güç kaynağının sağlaması gereken elektriksel güç, tip ve voltajları, güç soketleri ve tipleri, kablo uzunlukları, fiziksel boyut, soğutma için gerekli olan fan ve tipi de bir standarda oturtulmuştur.

ATX güç kaynaklarının en büyük getirisi standart bir ATX ana kartın tek bir 20pin konnektörle elektriksel güç ihtiyacını sağlayabilmesi yanında yazılım yolu ile bilgisayarın kapatılmasına izin vermesidir. Yazılım yolu ile bilgisayarı kapatabilmek ve yeniden klavye ya da mouse vasıtası ile yeniden açabilmek kullanım kolaylığı açısından oldukça önemlidir.
 
Günümüzde bir güç kaynağı en az ATX 2.02 standardına cevap verebilecek yapıda olmalıdır. Bu da PS_ON#, 5VSB, PWR_OK desteği manasına gelir ki ancak bu şekilde güncel ana kartların isteklerine cevap verebilecek bir güç kaynağı olabilir. Ve bu sayede yazılım ile bilgisayarı kapamak, LAN, Klavye yada Mouse ile sistemi açmak günümüz bilgisayarlarında mümkün olmaktadır.

ATX güç kaynakları ile birlikte 20pin’de birleştirilen ana güç konnektörü +/- 5 ve 12V yanında sağladığı  3.3v ile de bu voltaja ihtiyaç duyan PCI genişleme kartlarına da destek verilmiştir. ( ATX Form-Factor!ünde 20pin’lik bu ana güç konnektörünün ana kartın köşelerine ve işlemciye yakın bir yerde konumlandırılması tavsiye edilerek işlemciye olan güç girdisinin maksimum temiz olması amaçlanır.)

ATX standartları içerisinde güç kaynağının işlemci ve ram yuvalarına yakın bir konuma alınıp, ayrıca güç kaynağı üzerindeki fan ile sistem içerisindeki sıcak havanın da emilip dışarıya atılması amaçlandığından güç kaynağındaki fanın önemi büyüktür. Kendi başına zaten oldukça büyük bir ısı kaynağı olan güç kaynağı ancak yeterli bir fan ile kendisini soğutmak yanında sistem içerisindeki havanın emilmesine yardımcı olabilir. Bilgisayarınız çalıştığı sürece güç kaynağınızın fanı da çalışacağından güç kaynağının fanının “Ballbearing Fan”  yani rulmanlı(bilyeli) fan olması tavsiye edilir. Bu sayeden fan hem çok daha uzun ömürlü olacaktır hem de çok daha sessiz çalışabilecektir.


Günümüz bilgisayarları Gigahertz’lere varan hızlarda ve 100 milyona yaklaşan sayıda transistör içeren işlemciler, aktif soğutmaya sahip modern çipsetler, her makinada en azından bir CD yazıcı ve DVD-ROM ve çoğu bilgisayar en azından bir USB aygıta sahip. Bu yüzden de eskiden ortalama 100-135W olan güç ihtiyacı günümüz bilgisayarlarında 250-300W civarına gelmiş durumda.


İyi bir ATX güç kaynağı(resim 19) bu ihtiyaç duyulan 300W’ı aşağıdaki tabloda gördüğüz(tablo 1) anakart voltaj toleransları ve voltajları dahilinde hatasız üretmelidir. 300W’a kadar olan(300W’da dahil) tüm güç kaynakları bir tane 300W üzerindekiler iki adet fan’a sahip olmak zorundadırlar.

Bir kasa, dolayısı ile bir güç kaynağı satın almak istediğinizde satıcı size kasasının 300W güç kaynağına sahip(*) olduğunu ve Pentium 4 uyumlu bir kasa olduğunu söyleyecektir. Ancak normalde bir kasanın Pentium 4 uyumluluğundan söz edilemez. Her standart ATX Pentium 4 anakartı her ATX kasaya uymak zorundadır. Ancak ilk Socket423 Pentium 4 anakartı dizaynlarındaki gibi üçlü güç girişi barındıran (Örneğin ABIT TH7-RAID gibi) ana kartların ihtiyacını karşılayacak soketlere sahip olup olmadığına göre bir güç kaynağına bu ana kart için uygun ya da değil denilebilir.


















Fakat zamanla üreticiler bu üçlü güç girişi tipinden de vazgeçip standart 20Pin ATX güç konnektörü(resim 20) yanında bir sonraki sayfadaki resim 21 de gördüğünüz 4pin’li harici ATX +12V konnektörünü Pentium 4 ve yeni nesil AMD işlemci kullanan anakartlarda kullanmaya başladılar. Yani alacağınız kasanın güç kaynağı en azından resimdeki ATX +12V konnektörüne sahip olmalıdır diyebiliriz.  ATX AUX konnektörü ise sağladığı +3.3V ve +5V’la şu an birden çok işlemci kullanan bazı anakartlar ve birçok server anakartında ihtiyaç duyulan bir konnektör. Ancak standart seri anakartlarda artık böyle bir konnektöe ihtiyaç yoktur. ATX +12V konnektörü ise bazı güç kaynaklarında olmamakla birlikte sadece bölüm sonundaki grafikte göreceğiniz gibi sadece +12V’a ihtiyaç duymaktadır. Bu yüzden bazı anakart üreticileri standart aygıtlar için kullanılan güç konnektörlerinden +12V ihtiyacını karşılayan bir çevirici kabloyu da paketlerine dahil etmektedirler, ancak yine de standardında bu konnektöre sahip bir güç kaynağı her zaman tercih edilmelidir.




Aşağıdaki şemadan standart bir ATX güç kaynağında bulunan tüm konnektörlerin karşılıklarını bulabilirsiniz. Bu şemadan belki de güç kaynağınızın herhangi bir anakarta bağlı değilken nasıl çalıştırılabileceği gibi bazı özel durumlara çözüm getirmek ya da güç kaynağınızı test etmek için faydalanabilirsiniz. (Örneğin; Ana güç konnektöründe herhangi bir siyah kablo ile yeşil kabloyu(14numara) kısa devre yaparsanız güç kaynağınız açılacaktır.)

*Yaklaşık 25-30$ fiyatlar ile satılan kasaların hemen hepsi 300W güç kaynağına sahip oldukları iddiası ile satılmaktadır. Ancak belli başlı güç kaynağı üreticilerinin açıklamalarına göre 300-350W arası bir güç kaynağının toleranslar dahilindeki ihtiyaçlara cevap verecek kalitede olanlarının maliyeti 25$ civarındadır. Hele ki güç kaynağı 350-400W aralığında bir güç sağlayabiliyorsa fiyat bunun da çok üzerine çıkabilmektedir. Eğer kasanın kendisi, Türkiye’ye gelmesi için gerekli yol ve ithalat masraflarını da düşünürseniz, Türkiye’de 25$’a satılan bir kasanın gerçekten 300W çıkış verebildiğini düşünmek çok iyimser olur.


Termal Dizayn

ATX standartları içerisinde soğutma ile ilgili önlemler alınmaya çalışılsa da günümüz sistemlerinde en ciddi problem sıcak havanın bilgisayardan uzaklaştırılması yönündedir. Standart soğutma mantığı aşağıdaki şemada gördüğünüz gibi ısı kaynağı üzerinde maksimum yüzeye sahip, ısı iletkenliği yüksek bir metal plaka ve bu plakanın emdiği ısıyı plakadan uzaklaştırmaya yarayan bir fan ile çalışır.



Günümüzde bilgisayarlarda işlemci, ekran kartı ve çipsetler kendi heatsink’leri (ısıyı dağıtmak için kullanılan metal plakalar) ve kendi aktif soğutma sistemlerine sahiplerdir. Ancak üretilen ısı bu parçalar üzerinden uzaklaştırılsa da tam bir kapalı kutu olan bilgisayar kasası içerisinde hap solur. Geleneksel dizaynlarda bu ısının tek çıkışı ATX gün kaynağının üzerindeki sistem içindeki sıcak havayı emen ve aynı zamanda güç kaynağının soğumasına yardımcı olan fandır.
 

Ancak standart bir bilgisayarda sadece işlemci, ekran kartı ve çipset üçlüsü ısı kaynağı değildirler. Resim 23’te  gördüğünüz gibi sistem içindeki tüm aygıtlar belirli oranlarda güç tüketirler ve doğal olarak bu çekilen elektriksel gücün bir miktarı da kullanıldığı yere göre belirli oranlarda ısıya dönüşür.


Resim 23’deki değerler standart donanımlar ile ortalama güç tüketimlerini göstermektedir. Zaman zaman bu değer marka ve modele göre değişmekle birlikte şemada işaret edilenin oldukça üstünde değerlere ulaşabilmektedir. (ATX güç kaynağı sayfalarında bahsettiğimiz 300W’lık bir güç kaynağına neden ihtiyacımız olduğu konusuna da sanırım bu şema vasıtası ile yorum getirebilirsiniz.)

Geleneksel kasa dizaynlarında resim 24’de gördüğünüz gibi kasa üzerindeki hava kanalları ve 5.25” yuvaların kenarı gibi boşluklarda içeri giren hava içerideki sıcak hava ile karışarak güç kaynağının fanı ile dışarı atılmak sureti ile bir sirkülasyon sağlanmaktadır. Ancak bu geleneksel dizayn günümüz sistemlerinde yeterli olmadığından kasa içindeki ikinci bir fan ile hem dışarıdan daha fazla soğuk hava içeri çekilmekte hem de kasa içindeki hava sirkilasyonu hızlandırılmış olmaktadır. Yani başka bir değişle kasanızın içinde güç kaynağı haricinde harici bir fan daha olmasına özen gösterin.

















































Montaj
Şimdi isterseniz belli bir standardın üzerinde olan ve Türkiye’de oldukça popüler olan Elan Vital T10 üzerinde bir sistem montajına başlayalım. Günümüzde kasalar genellikle mümkün olduğunca az vida kullanılarak, maksimum ergonomi ve kullanım kolaylığı göz önüne alınarak üretilse de yinede yanınızda en azından uygun uca sahip bir yıldız tornavida olsa iyi olur. Genel olarak Elan Vital T10 standart ATX kasalara çok benzese de bir çok yönden de farklılıklar gösterebilir. Ancak temelde birçok yönden benzeştiklerinden ve Türkiye’de satılan ender normlara uygun kasalardan biri olduğu için örnek olarak Elan Vital T10 kullanacağız(resim 25).


Önce kasanızı yan yatırarak kasanın altındaki tırnaklardan ön paneli kurtarın ve “ok” yönünde çekerek kasadan ayırın. Bu işlem CDROM/DVDROM, Floppy gibi aygıtları takabilmek için gereklidir. Her kasada bu işlem için ön paneli sökmeniz gerekmeyebilir. Sadece bu aygıtlar için ayrılmış bölümlerin plastik kapaklarını sökmeniz yeterli olabilir.



Daha sonra ise kasanın arkasını çevirerek yan kapağı tutan vidayı sökmelisiniz. T10 mümkün olduğunca az vida kullanan bir tasarıma sahip ve tüm kapaklar ayrı ayrı sökülebiliyor. Başka markalarda kasanın üç yanını saran tek bir kapak halinde ve dört vida ile sabitlenmiş bir kapak olabilir.







Vidayı gevşettikten sonra(resim 27) kapağı önce yukarıya kaldırmadan “1” numaralı ok yönünde 3-4cm kaydırmalısınız daha sonra ise “2” numaralı ok yönünde yukarıya kaldırarak kasadan ayırabilirsiniz kapağı(resim 28). Bu kapağı sökerek aslında kasa içinde lazım olacak tüm bölümlere ulaşmış oluyorsunuz pratikte ön kapak ve aşağıdaki resimde söktüğümüz yan kapak haricinde herhangi bir bölümü sökmeye ihtiyaç yok.

















Kapağı açtıktan sonra kasanın arka ve ön duvaralarını birbirine tuturan bir taşıma parçası göreceksiniz. Bunu çıkarın(resim 29).










Kasanın içini açtıktan sonra bir HDD ve Floppy’nin takılacağı kısım ile CDROM/DVDROM gibi 5.25” aygıtların takılacağı iki bölümü birbirine kilitleyen anahtarı açmalısınız(resim 30). Bu sayede bu iki bölüm bağımsız olarak sökülebileceğinden Floppy, sabit disk yada CDROM gibi aygıtları takmanız kolaylaşır. Kilit üzerinde  zaten “Lock (kilitli)” ve “Unlock (kilitsiz)” şeklinde ibareler yazı ile mevcut olduğundan aşağıdaki resimde gördüğünüz kilidi açmanız oldukça kolay olacaktır.




Kilidi açtıktan sonra bir HDD ve Floppy’i takacağınız bölümü “ok” yönünde çekerek kasadan ayırabilirsiniz(resim 31). Bu şekildeki modüler dizayn sayesinde kullanıcı en az çaba ile en kolay şekilde sık kullanılan araçlara erişebiliyor.





Floppy ve HDD takılan kısmı söktükten sonra ise resim 32’de gördüğünüz gibi CDROM/DVDROM gibi 5.25” aygıtları takacağınız bölümü “ok” yönünde yukarıya doğru çekerek kasadan ayırabilirsiniz. Tabii ki bu söktüğünüz iki bölümü şimdi uyguladıklarınızın tersini uygulayarak tekrar yerlerine takabileceğinizi söylememe gerek yok.





Adım 3: Kasayı Hazırlama
Bu noktada, önünüzde kapağı açılmış yeni bir kasa olmalı. Bu kasayı yeni bir sistem için kullanmadan önce, onu kullanılmaya hazırlamanız lazım. Aşağıdaki listeyi takip edin ve hazır olduğundan emin olun. Bu listedekilerin hepsi sizin kasanız için gerekli olmayabilir ve daha önceden kullandığınız bir kasayı kullanacaksanız, bunların birçoğu veya hepsi zaten yapılmış olabilir. Yine de, bu kullanışlı bir listedir.
Şimdi kasanın kapağı açık olduğunda göre, kasa ile gelen vidalara bir göz atmanın zamanıdır. Bunlar genellikle kasanın içinde duran küçük bir plastik paket içerisinde tutulurlar. Bu paket içerisinde şunları bulacaksınız:
•   Kasa vidaları – Kartları takmak için kullanılan tip(resim 33).
•   Daha küçük vidalar – Kasa vidaları gibidirler, sadece boyutları daha küçüktür. Anakartı monte etmek için kullanılır(resim 34).

•   Standofflar – Bunlar anakartı, monte plakasından 1/8 inç civarında uzak tutmak için kullanılan vidalardır(resim 35). Uçları küçük kasa vidalarının takılabileceği şekildedir. Eğer bir AT kasanız varsa, küçük beyaz standofflar bulabilirsiniz. Bunlar, metal standoff ile aynı görevi görürler, fakat anakarta monte edilmişlerdir ve kasadaki yuvalara otururlar. Metal standofflarla karşılaştırıldığında daha kullanışsızlardır, fakat aynı işi görürler. Son olarak, bazı kasalar küçük metal toka biçiminde standofflar kullanırlar. Bunlar anakart monte plakasındaki küçük dikdörtgensel deliklere otururlar(resim 36). Bunlar da biraz kullanışsızdır.



•   Contalar – Bunlar alet çantanızdan alıştığınızın aksine genellikle küçük, gevşek contalardır (resim 37). Anakartınızı vidalardan korumak için kullanırlar. Bazı anakartlar vidaları devreden uzak tutmak için metal plakalara sahiptir ve bu durumda contalara ihtiyaç yoktur.
Şimdi, yapılması gereken şeyleri inceleyelim.

1.   Temiz Kasa – Kasa yeniyse, bu pek sorun değildir. Ama daha önceden kullanılmışsa, büyük ihtimalle bir temizliğe ihtiyacı vardır. İçini bir bez veya sıkıştırılmış hava ile temizleyin. Güç kaynağındaki fanın tozlu olmadığından emin olun. Bir bez ile onu da temizleyin.


2. Güç Kaynağını İnceleyin – Kasaya sıkıca monte edildiğinden, temiz olduğundan ve bölgenize uygun voltaj kullandığından (ABD için 110V ve Türkiye de dahil diğer birçok ülke için 220V) emin olun.


3. Güç Anahtarını İnceleyin – Güç anahtarının sıkıca monte edildiğinden(resim 38) ve güç kaynağına doğru bağlandığından emin olun. Birçok AT kasada güç düğmesi 4 kabloyla güç kaynağına bağlanmış durumdadır. ATX kasalarda, güç düğmesinin serbest bir tane kablosu vardır. Bu kablo daha sonra anakarttaki güç düğmesi bağlantısına takılacaktır. Güç kaynağı güç düğmesine bağlı olmalıdır ve bağlantılar elektrik bantı ile çevrelenmelidir.
4.  Ayakları Kurun – Bunlar kasanın altındaki deliklere takılan küçük aletlerdir(resim 39). Kasa masanızda bu ayaklar üstünde durur. Kasa daha önceden kullanıldıysa veya pahalı bir kasanız varsa, bu işlem zaten yapılmıştır.
5.   Kasa Fanını Kurun – Bazı durumlarda, kasanızın ön tarafında bulunan kısma vidalarla takılan ayrı bir fan kurmak isteyebilirsiniz. Fanın havayı kasanın dışına değil içine doğru üflediğinden emin olun. Bu, sistem içindeki havanın dolaşımına yardımcı olur. Birçok kasada bu zaten kuruludur, yani pek önemsemeniz gerekmez. Bazılarında da içeri toz girmesini engellemek için küçük bir filtre bulunur.
 Sürücü Yuvalarını Çıkartın – Yeni bazı ucuz kasalarda sürücü yuvalarında metal plakalar olabilir. Bu gerçekten oldukça can sıkıcıdır. Bir sürücü takmak istediğinizde ve büyük ihtimalle isteyeceksiniz, bunları çıkartmanız gerekir. Kullanmak istediğiniz sürücü yuvasını seçin (genellikle tower kasalarda en üstte) ve metal plakaları çıkartın. Bunlar metalle bağlanmıştır, yani bunları çıkartmak için bazı kesme, kırma ve bükme hareketlerinde bulunmanız gerekebilir. Kasaya ve kendinize zarar vermemeye dikkat edin. Plaka çıkartıldığında keskin uçlara sahip olacaktır. Daha iyi kasalarda bu yuvalar plastik ve kolaylıkla çıkartılabilir plakalarla kapatılmıştır.










     Adım 4: Ana kartınızı Ayarlayın
•   TOPRAKLAMA HAKKINDA

Ana kartı kurmaya hazır hale getirmenin zamanı geldi. Bu adımla beraber bundan sonraki birkaç adım size bunu nasıl yapacağınızı anlatacak. Bu adımla beraber hafızanın ve CPU’nun kurulumunu, anakartı kasaya takmadan önce yapmak çok daha kolay. Tabi ki bu işlemler anakart kasadayken de yapılabilir, hatta önceden kurulu bir PC üzerinde çalışıyorsanız zaten böyle yapıyor olacaksınız. Fakat PC’yi baştan kuruyorsanız, ana kartın kurulumu ve ayarlarını kasa dışında yapmak daha kolay.
Ana kart, ilk kez PC kuran birisinin en çok korktuğu parçadır. Fakat aslında o kadar korkulması gerekmiyor. Aslında birkaç basit kuralı uyguladığınız sürece oldukça kolay kurulur. Bunlardan birincisi, kullanım kılavuzunu okumak ve ne anlattığını anlamaktır. Kılavuzda anlamadığınız kelimeler veya konular varsa, öğrenin. Bu çok önelidir, çünkü bazı şeyleri anlamamak, basit hatalara yol açabilir.
İkinci olarak, bir jumperı nasıl kullanacağınızı bilmelisiniz. Öncelikle anakartın oldukça fazla ayarı olan bir şey olduğunu unutmayın. Bunun amacı, çok farklı donanım konfigürasyonlarıyla çalışma imkanı sağlamaktır. Anakarttaki ayarlar elektrik taşıyan devrelerle yapılırlar. Jumper(resim 40), elektrik akımı taşıyabilen bir çift pin’dir. Bu pin’ler birbirlerine bağlı olmazlarsa devre bozulur. Yani, jumperın kontrol ettiği ayar ‘kapalı’ duruma geçer. Eğer bu iki pin üzerine ilgili kapağı takarsanız, devre tamamlanır ve anakartın konfigürasyonu değişir. Bu, bir jumperın temel mantığıdır.

Gerçek hayatta ise, jumperlar ikiden fazla pin’e sahip olabilirler. Bazen JP1 veya benzer bir şekilde isimlendirilmiş özel bir jumper üç veya daha fazla pin’den oluşabilir. Bu durumda, kılavuzda hangi pin’leri birbirine bağlayacağınız ve bu şekilde hangi ayarı elde edeceğiniz yazar. Kılavuzu anladığınız sürece, hiçbir sorun yoktur.

Ana kartınızı kurarken genellikle kullanacağınız CPU’ya göre ilgili jumperları da ayarlamanız gerekir. “Genellikle” diyorum, çünkü bu iş için bazı kartlar jumper kullanmıyor. Bu aralar pek görülmüyor olsa da, bazıları DIP switch’leri kullanıyor(resim 41). Daha yeni ana kartlarda ise, bu tür ayarlar özel bir BIOS yazýlýmı aracılığıyla yapılıyor. Eğer kurduğunuz anakart jumpersız ise, bu adımı rahatlıkla atlayabilirsiniz, çünkü bu ayarlar sonra yapılacaktır. Fakat yine de okumak isteyebilirsiniz, çünkü bazı jumpersız tasarımlarda bile az da olsa jumper bulunuyor ve jumpersız tasarımda bile ne yapmanız gerektiğini bilmeniz gerekebilir.
Ana kartınızın kılavuzunu yanınızda bulundurmanız gerekiyor. Eğer kılavuzunuz yoksa, üreticinin web sitesine girin ve bu bilgiyi orada bulmaya çalışın. Telefon aracılığıyla firmanın teknik servisine ulaşmayı da deneyebilirsiniz. Bazı durumlarda da jumper ayarları anakart üzerine basılmışlardır. Eğer bu bilgi elinizde yoksa, şanssızsınız. Ne yazık ki, ana kartların ayarları çok fazla olduğu için bir çeşit dokümana sahip olmanız gerekmektedir. Eğer eski bir ana kartla uğraşıyorsanız, üreticiyi bulmaya çalışmanız da zaman alabilir. Genellikle BIOS ID numaralarını kullanarak bu anakartı Internet’ten bulabilirsiniz.
Ana kart kılavuzları iki biçimde gelirler. Bazıları CPU çekirdek voltajı, I/O voltajı, çarpan ve sistemi veri yolu hızı için ayrı jumper veya DIP switch listeleri vererek donanım düşkünlerinin sevdiği biçimdir. Bunların her birisi için ayarları anlatırlar. Bu biçim, arttırılmış kontrol nedeniyle daha iyidir. Diğer kılavuzlar bilinen CPU’lar için bir liste sunarak, bunlar için ayrı ayrı ayarları verirler. Bu biçim son kullanıcı için daha kolay olsa da, daha fazla kontrole (mesela overclock) sahip olmak istediğinizde daha kullanışsızdır. İyi kılavuzlar her ikisini de yaparlar: hem ayrı ayrı jumper ayarlarını anlatıp hem de işlemcilere göre ayarları verirler.
Anakartla oynarken dikkatli olun. Jumperları ayarlarken onu bir statik paket üzerine koymak en iyisidir. Anakartı her zaman düz bir yüzeyin üzerine koyun, halı veya benzer bir yüzeyin üzerine değil. Karta ellemeden önce de mutlaka kendinizi topraklayın. Kartı tutarken, mümkün olduğunca kenarlarından tutun.
TOPRAKLAMA HAKKINDA: Bilgisayar parçalarını ellemeden önce vücudunuzu topraklamak oldukça önemlidir. Tüm işlemciler ve ana kartlar statik elektrikle zarar görebilen hassas cihazlardır. Bu yüzden takana kadar orijinal ambalajlarında saklanmaları gerekir. Montaj esnasında işlemcinin kenarlarından tutulmalı, asla metal kısımlarına dokunulmamalıdır. Sadece yürüyerek bile vücudunuz çok fazla statik elektrikle yüklenebilir. Bunu hissetmeyebilirsiniz ve büyük ihtimalle de hissetmezsiniz, fakat bu yük bir bilgisayar parçasını bozmak için yeterlidir. Bir işlemciye asla vücudunuzu topraklamadan dokunmayın(resim 42). Bu, ayağınız halıdayken bir prize dokunmakla aynı etkiye sahiptir. Vücudunuzu topraklamak için antistatik bileklikler kullanmalısınız. Eğer bunu yapamıyorsanız elektronik parçaları tutmadan önce en azından, iki elinizle PC’nizin kasanıza dokunarak kendinizi topraklayın. Tabi ki toprağa bağlı herhangi bir iletkeni de bu iş için kullanabilirsiniz. Böylece cihazlara zarar verebilecek elektrik akımlarının oluşması önlenir.


Adım 5: CPU’yu Kurun

İşlemci bilgisayarın en hassas parçalarından biri olduğu için ana karta takarken çok dikkatli olmalısınız. Herhangi bir şekilde aşağıdaki talimatlardan birini atlar veya tam olarak yapmazsanız işlemciniz, dolayısıyla da bilgisayarınız bozulup çalışmayabilir.

Genel olarak bir bilgisayar kurulumunda öncelikle işlemcinin takılması tavsiye edilir. Böylece montajı yapan kişi işlemci yuvasına diğer parçalar tarafından engellenmeden rahatça ulaşabilir. Bu yüzden hafıza ve genişleme kartlarını takmadan ve ana kartı kasaya yerleştirmeden önce işlemciyi ve heatsinki takınız.

İşlemciyi takmadan önce heatsinki işlemci yuvasındaki yerine yaklaştırıp, heatsinkin üzerinde bulunan fanın ana karta giden güç kablosunun uzunluğunu kontrol ediniz. Eğer kablo ana karttaki güç girişine rahatça ulaşamıyorsa heatsinki veya üzerinde bulunan fanı başka bir yöne çevirmeniz gerekebilir. Eğer heatsinkin farklı şekilde takılması yeterli olmuyorsa heatsink üzerindeki fanı çevirmek için aşağıdaki adımları takip edin.

1.    Öncelikle fanın hangi tarafının üstte olduğunu bir yere not edin. Fanın daha sonra baş aşağı takılması heatsinkte biriken ısının rahatça etrafa dağıtılmasını engelleyecektir. Bu da işlemcinizin aşırı ısıdan yanarak bozulmasına neden olabilir.








2.      Fanı heatsinke tutturan vidaları uygun bir tornavida ile sökün(resim 44).
3.      Fanı, kablosu ana karttaki güç girişine rahatça erişecek şekilde yerleştirin.
4.      Üst tarafın daha önce not ettiğiniz şekilde olmasına dikkat ederek fanı heatsinke vidalayın.





Yukarıdaki adımlar fan kablosu ana karttaki güç girişine rahatça ulaşamadığı zamanlarda uygulanmalıdır. Bu işlemlerin daha önce yapmanız işlemcinin takılması esnasında oluşacak zaman kayıplarını, dolayısıyla da termal pasta gibi maddelerin ortamla etkileşip bozulması olasılığını azaltacaktır.

5.   Resim 45’de bir işlemci yuvası gözükmektedir. Temel olarak işlemci yuvalarının çoğu kare biçimindedir ve bunlara “socket” tipi işlemci yuvaları denir. Farklı olarak “slot” tipi, işlemcinin ana karta dik olarak takıldığı işlemci yuvalarda vardır. Fakat bunlar günümüzde çok az kullanılmaktadır. Bu yüzden burada sizler socket tipi yuvalara işlemcilerin nasıl takıldığını anlatacağız. İşlemci yuvasının yanında bulunan kilitleme-açma kolu işlemcinin yerine sabitlenmesinde kullanılır. İşlemciyi takmadan önce bu kolu yana doğru çok az çekerek yukarı doğru dönmesini engelleyen çentikten kurtarın.

6.   Daha sonra bu kolu yaklaşık 90 derece kadar yukarı çevirerek yuvayı işlemci takılabilecek hale getirin(resim 46).











7.   Bazı işlemci yuvalarında bu kol 90 dereceden fazla dönebilmektedir. Bu durumda kolu dönebileceği maksimum açıya kadar döndürün. Kolu asla zorlamayın. Resim 47’de işlemci takılmaya hazır bir
8.    işlemci yuvası görülmektedir.


Aşağıdaki resimde işlemcinin alt kısmı, yani bağlantı iğnelerinin olduğu kısım gözükmektedir.

Eğer dikkat ederseniz bu iğnelerden bazı köşelerde yoktur. Aynı şekilde işlemci yuvasında da bazı köşelerde iğnelerin gireceği delikler bulunmaz. İşlemciyi takarken bu köşeleri karşı karşıya getirmeli ve işlemciyi bu şekilde yuvasına takmalısınız. Referans alabileceğiniz başka bir nokta daha vardır. Bazı işlemcilerde işlemcinin bir köşesi üçgen şeklinde kesik veya küçük bir okla işaretlidir. Bu kısım açma-kilitleme kolunu işlemci yuvasına bağlayan noktaya yakın olmalıdır. İşlemcinin yönünün doğru olduğundan emin olduktan sonra bir sonraki adıma geçin.


9.   İşlemciyi yavaşça yerine bırakın. İşlemciyi takarken asla güç kullanmayın. İşlemci yuvları ZIF (Zero Insertion Force) socket tipindedirler ve bu da güç kullanımına gerek olmadığı anlamına gelir. Eğer işlemciyi bıraktığınızda yerine oturmazsa  işlemcinin yönünü kontrol edin ve açma-kilitleme kolunun sonuna kadar döndürülmüş olduğundan emin olun. Kesinlikle işlemciyi zorlamayın.


10.    İşlemci yuvasına oturduktan sonra açma-kilitleme kolunu indirerek işlemciyi sabitleyin. Kolun tekrar çentiğin altına girmesine dikkat edin. İşlemciyi taktıktan sonra artık heatsinki ve fanı takabilirsiniz(resim 50). Asla fanı ve heatsinki tamamen takmadan işlemciye güç vermeyin.









11.    Bazı işlemcilerin üstünde dört köşede yuvarlak plastikler bulunur(resim 51). Bunlar işlemcinin ortasında bulunan kısmın aşırı basınç altında ezilmesini önlemek için yapılmışlardır. Bu plastikleri asla yerinden sökmeye çalışmayınız ve eğer hasarlıysalar satınaldığınız yere geri götürünüz. Bazı işlemcilerde ortadaki kısım başka şekilde (örneğin sert metal muhafaza) korunduğundan bu plastikler konulmamışlardır.


12.   Resim 52’de genel olarak kullanılan heatsink ve sabitleme mekanizması gösterilmiştir. Eğer işlemcinin beraberinde bir heatsink veya fan gelmemişse dışarıdan aldığınız fanın ve heatsinkin işlemcinize uygun olup olmadığını ilgili internet sayfalarından öğrenmelisiniz. Genel olarak üreticiler işlemcinin yanında uygun özelliklere sahip fanı ve heatsinki verirler ve bunları kullanmanız işlemcinizin sağlığı açısından tavsiye edilir. Şekil ve büyüklükleri değişse de genel olarak heatsink ve fanların takılma şekli aynıdır. Heatsinkin ortasında uçları delik olan metal bir mandal vardır. Bu mandalın uçları işlemci yuvasının üst ve altındaki çentiklere takılarak heatsink sabitlenir. Diğer bir sabitleme mekanizması ise heatsinkin ana kart üzerine oturtulması ve daha sonra aynı işlemcide bulunan açma-kapama kollarına benzer kolların çevrilmesiyle kolayca sabitlenmesini sağlar.
13.   Aşağıdaki resimde alt tarafı basamak şeklinde olan bir heatsink görülmektedir. Bu tür heatsinklerde basamak şeklindeki kısım işlemci yuvasının üst tarafına denk gelmelidir. İşlemci yuvalarında “socket ...” yazan ve yukarı doğru yükselen kısmı yuvanın üst tarafındadır. Eğer heatsink işlemci yuvasına paralel değilse veya işlemci yuvasına değiyorsa işlemcinir aşırı ısınıp bozulabilir.

Bazı heatsinklerin alt kısmı tamamen düzdür ve basamak bulunmaz. Bu şekildeki heatsinklerde doğru yönü bulmanız için sabitleme mandalını referans almalısınız. Heatsink, mandalın bükülmüş olan kısmı işlemcinin ortasına ve uzun kısmı işlemci yuvasının üstüne gelecek şekilde takılmalıdır. Heatsink eğer işlemcinin ortasına tam olarak değmiyor veya işlemci yuvasıyla temas ediyorsa işlemciniz aşırı ısınıp yanabilir.


14.   Heatsinki düzgün olarak takabileceğinizden emin olduktan sonra sıra alttaki termal pasta üzerinde bulunan ince filmi kaldırmaya gelir(resim 54). Bu termal pasta işlemcinizle heatsink arasında kalarak ısı transferinin kolayca yapılmasına yardımcı olur. Eğer termal pasta kullanılmazsa işlemcinin ortası ve heatsink birbirlerine tam olarak temas etmeyecek ve arada boşluklar kalacaktır. Bu da ısının heatsinke aktarılıp dağıtılmasına engel olacaktır.

•   Dikkat etmeniz gereken bir diğer konu da termal pastaya eliniz ile dokunmamanız gerektiğidir. Elinizdeki yağ veya ortamda bulunan tozlar bu maddenin ısı iletkenliğini düşürebilir ve ısının heatsinke aktarımını yavaşlatabilir. Bu yüzden filmi kaldırmadan önce heatsinki rahatça takabileceğinizden emin olmalısınız. Filmi kaldırırken bir ucundan tutarak yukarı doğru hızlıca çekin. Koruyucu film kaldırıldıktan hemen sonra heatsink takılmalı, termal pastanın ortam ile etkileşme süresi minimumda tutulmalıdır. Bu yüzden heatsinki ilk seferde takmalısınız. Eğer filmi çıkardıktan sonra heatsinki yanlış takarsanız termal pasta yanlış şekilde dağılabilir ve dolayısıyla kullanılmaz hale gelebilir.Bazı ana kartlar, önbellek boyu ve tipini belirlemek için de bir jumper kullanırlar. Eğer gerekiyorsa, bunu şimdi ayarlayın. Eğer birçok durumda olduğu gibi dahili önbelleğiniz varsa, bununla ilgilenmeniz gerekmez. Bazı ana kartlar da isteğe göre AT veya ATX güç kaynağı kullanmanıza izin verir. Kullandığınız tipe göre bir jumper ayarlamanız gerekebilir.

Bunu da yaptıysanız, konfigürasyon hemen hemen bitmiş demektir. Artık üretici tarafından yapılmış diğer ayarları doğru olmaları açısından iki kere kontrol etmelisiniz. CMOS silme jumperının doğru olduğundan emin olun ki BIOS ayarlarını sonra değiştirebilin. Pil jumperının da harici pil yerine kart üzerindeki pili kullanacak şekilde ayarlı olduğundan emin olun. Eğer FLASH BIOS’u aktif hale geçiren bir jumper varsa, bunun kapalı durumda olduğundan emin olun. Ayrıca, kart üzerindeki kontrol aygıtlarını aktif hale geçiren jumperların doğru olup olmadığını da kontrol edin. Bütün bu ayarlar normalde doğru ayarlanmıştır, fakat yine de emin olun. Birçok ana kartın bu özellikleri BIOS aracılığıyla kontrol ettiğini ve PC’yi çalıştırdığınızda ayarlamanız gerektiğini unutmayın.

Bütün yaptıklarınızı iki kere kontrol edin. Fazla güvenlik, hata yapmaktan daha iyidir.



Adım 6: Hafızayı Kurun
Şimdi hafıza modüllerinizi kurmalısınız. Ana kartınız için doğru tip hafızaya sahip olduğunuzdan emin olun, fakat buna zaten satın alırken dikkat etmiş olmalısınız.
Eski makinelerde, izleyecek birkaç kurulum prosedürü vardır. Ana kart üzerindeki hafıza bankalarının dolu olduğundan emin olun. Hafıza bankaları, kılavuzunuzda anlatılmıştır. Bir Pentium sistemde, 72 pin’lik SIMM’ler çiftler halinde takılabilir. DIMM’ler ise tek takılabilirler. 486 sınıfı makinelerde, 72 pin’lik SIMM’ler tek takılabilirler, fakat 30 pin’lik SIMM’ler dörderli gruplar halinde takılmalıdır.
Birçok sistem 168 pin’lik SDRAM veya DDR-DRAM gibi daha yeni hafıza biçimlerini kullanıyor(resim 55). Bu sistemlerde, hafıza her türlü kombinasyonda veya tek başına takılabilir.Yani, modern teknoloji kullanmanız dolayısıyla bu iyi bir haber. Bu kılavuzu kullanan birçok insanın hafıza bankalarıyla uğraşmayacak kadar yeni donanıma sahip olduğunu varsayıyorum.

Şimdi kuruluma geçelim:
1.   Hangi yuvaları kullanacağınıza karar verin ve hafızayı bu yuva üzerinde hizalayın. Modül, doğru şekilde oturacak biçimde tasarlanmıştır. Hafıza yuvasındaki küçük çentiği bulun ve modülü, çentiği modüldeki boşluğa gelecek şekilde hizalayın. Oldukça kolay bir işlem.
2.   Modülü yerleştirin. SIMM’leri (30 pin veya 72 pin) 45 derecelik bir açıyla itmeniz gerekmektedir. DIMM’ler ise (SIMM’den yeni her türlü tip) dik otururlar.
3.   Modülü yerine sabitleyin. Doğal olarak, SIMM’ler ana kartta 45 derecelik açıyla durmayacaklar. Dikey pozisyona doğru döndürün. Bu birazcık güç gerektirebilir, fakat fazla zorlamayın. Eğer çok sertse, büyük ihtimalle ters takılmıştır. Dikey olduğunda, küçük plastik veya metal klipslerin SIMM’i yerine sabitleyecek şekilde kapandığını göreceksiniz. DIMM’lerde yapmanız gereken tek şey DIMM’in iki ucundaki kaldıraçları kapatmak.

4.    Eğer kapanmıyorlarsa, DIMM yuvaya tamamen oturmamış demektir. Birçok durumda siz DIMM’i yuvaya ittiğinizde kaldıraçlar otomatik olarak kapanacaktır(resim 56).

İşlem tamam. Şimdi bu adımları bütün hafıza modülleriniz için uygulayın. Hepsini bitirdiğinizde,
yaptıklarınızı iki kere kontrol edin.


Adım 7: Ana kartı Kurun
Şimdi ana kartı kasaya monte etmeniz gerekiyor. Eğer bu kılavuzu izliyorsanız; CPU, fan ve hafıza ana karta kurulu olmalı. Yani bu tümden kurulumu bir seferde kasaya monte edeceksiniz.
1.   Kasa çalışma için düzgün konuma getirildiğinde, ana karttaki delikleri ve kasadaki veya ana kart monte plakasındaki delikleri bulun(resim 57). Ana kartı plakanın tam üstünde tutarak hangi deliğin hangi deliğe denk geleceğini bulmak isteyebilirsiniz. Bunu yapabilmek için güç kabloları gibi kasadaki bazı öğeleri dışarı çıkarmanız gerekebilir. Fakat, buradaki önemli nokta, ana karttaki birçok delikten hangilerinin sizin ana kartınızla kullanılacak olması. Bütün ana kartların farklı yerlerde monte delikleri bulunmaktadır.

2.   Şimdi resimde gösterilen distanslarınızı (Spacer) alın ve kasadaki veya monte plakasındaki uygun deliklere vidalayın(resim 58). Levhaları, 3/16” tornavida veya elle sıkıştırabilirsiniz. Bazı kasalarda yerlerine oturan küçük distans (spacer) ‘lar bulunur. Bunları monte plakasının arka tarafından itersiniz ve onlar yerlerine otururlar.
3.   Kasadaki oldukça uzun deliklerin üzerine gelen ana kart delikleri için, ana karta bir plastik standofflar takın. Standofflar ana karttan çıkacak ve onları yerinde tutmak için genişleyecek. Standoffun diğer ucundaki küçük disk daha sonra uzun deliklere girmesi için kullanılacak. Eğer kasanızda uzun delikler yoksa, bu adımı önemsemeyin. Birçok kasa ana kartı tutmak için sadece metal distans (spacer)  vidalarını kullanıyor. Yani hiç önemli değil.
4.   Şimdi ana kartı kasaya doğru kaydırın. Distans (spacer) ‘lar üzerine oturduğundan ve bütün distans (spacer) ‘ların da ana kartta mevcut bir delikle hizalandığından emin olun. Eğer taktığınız standofflar varsa, onların da uzun deliklerin geniş uçlarına oturduğuna emin olun. Sonrasında dar parçanın üzerine doğru kaydırın, böylece standoffları kilitleyin. Standofflar kilitlendiğinde, bütün distans (spacer) ‘lar hizalı olmalı. Eğer çıkartılabilir ana kart monte plakası olan bir kasanız varsa, ana kartı sadece plaka üzerinde daha önceden takılı olan distans (spacer)  vidaları üzerine oturtun ve hepsinin ana karttaki deliklerle hizalı olduğundan emin olun. Bunu yaptığınızda, I/O bağlantıların (paralel, klavye ve fare portları) arkaya doğru baktığından ve kasanın arka tarafındaki deliklere tam olarak hizalı olduğundan da emin olun. Bazı kasaların bu arka kısmında zayıf ve çıkartılabilir bir plaka bulunur. Ana kartın ilgili parçalarını dışarı çıkartacak şekilde bu delikleri o plakada açabilirsiniz. Diğer kasalar bu arka kısmı kasanın bir parçası olarak tutarlar ve deliklerin metal kapaklarını çıkartabilmek için düz uçlu bir tornavida kullanmanız gerekir. Bu adım da bittiğinde, ana kartınız kasada oturuyor, vida delikleri distans (spacer) ‘la hizalı ve I/O bağlantılar kasanın arkasından çıkıyor olmalıdır.

5.   Ana kartı sıkıştırmak için kullanacağınız vidaları alın(resim 59). Eğer vidaların başı çok genişse ve ana karttaki devreyle temas edebileceğini düşünüyorsanız, her deliğin üstüne plastik bir conta koyun. Büyük ihtimalle bir vida aracılığıyla topraklandığı için açılmayan ATX ana kartlara rastlamıştım.


6.   Ana kartı sıkıştırın. Vidaları ve gerekiyorsa contaları her bir distans (spacer) ‘a takın. Önce elle sıkıştırın, daha sonra tornavida kullanın. Çok fazla sıkıştırmadığınızdan emin olun. Ana kartı kırmak istemezsiniz. Ana kartın kasa içinde hareket etmeyeceği kadar sıkıştırmak yeterlidir.
7.   Ana kartı çıkartılabilir bir monte plakası üzerine takıyorsanız, plakayı da kasaya geri takın. Bazı durumlarda, plaka yandan takılıyor olabilir. Bu tiplerde, plakanın alt ucunu kasanın alt tarafındaki bir ray üzerine oturtup yukarı doğru çevirmeniz gerekir. Plakanın üst tarafı kasayla temas ettiğinde vidalamanız gerekebilir veya yaylı bir sistem onu sıkıştıracaktır. Diğer kasalarda, plaka arkadan takılıyor olabilir. Bu plakalar daha sonra ana kartı çıkarmak istediğinizde kolayca çıkartılabilir.
8.   Yaptıklarınızı iki kere kontrol edin. Ana kartın arka tarafının kasanın veya monte plakasının hiçbir yerine temas etmediğinden emin olun. Yuvaların ve bağlantıların kasanın arkasındaki deliklerle tam hizalı olduğundan emin olun. Ana kartın sıkıca durduğundan da emin olun. Ana kartın herhangi bir noktasından ittirdiğinizde hareket etmiyor olmalı.




























Adım 8: Ana kartın Kasayla Bağlantılarını Yapın
Bu adımda, ana kartı güç kaynağına ve diğer kasa bağlantılarına bağlayacaksınız.
NOT: Eğer çıkartılmış bir ana kart monte plakası üzerinde çalışıyorsanız, aşağıdaki bağlantıları yapabilmek için plakayı kasaya geri takmanız gerekmektedir.
1.   Ana karta güç kablosunu bağlayın. Bir ATX ana kartta, güç bağlantısı tek bir 20 tellik bağlantıdan ibarettir. Doğru kurulum için de işaretlenmiştir. Sadece takmanız yeterlidir(resim 60) .
2.   CPU fanına güç bağlayın. Birçok CPU fanı bir adet güç kaynağı kablosuna bağlanırlar. Ayrıca genellikle bir sürücüye bu kabloyu boş bırakabilmek için bir ara kablo görevi de görürler. Diğerleri ise ana karta bağlanan 3 pin’li küçük bir kabloya sahiptir. Bu tipleri sadece ana karta bağlamanız yeterlidir. Bağlantı genellikle CPU_FAN 1 veya benzeri bir şekilde isimlendirilir(resim 61).
3.   Kasa bağlantılarını inceleyin. Ana karttaki kasa bağlantılarını ve bunların kasadaki karşılığı olan kabloları inceleyin. Bağlantılar genellikle ana kartın aşağı kısımlarına doğru yer alan büyükçe bir pin bloğu şeklindedir. Bazı ana kartlar pin’leri isimlendirir, fakat en iyisi bun
Logged
Sayfa: 1   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

domain

oyun sitesi program sitesi blog sitesi dizi sitesi

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!


Kasım 15, 2008, 02:39:41 ÖS